Gün içinde tüketilen bir fincan kahve, hızlıca içilen bir meyve suyu, kahvaltılık gevrek ya da “fit” etiketiyle tercih edilen bir atıştırmalık, farkında olunmadan alınan şeker miktarını artırabiliyor. Uzmanlar, şeker tüketimini azaltmanın yolunun katı yasaklardan değil, günlük tüketim alışkanlıklarını doğru değerlendirmekten geçtiğini belirtiyor.
19-25 Eylül Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası kapsamında yapılan değerlendirmelerde, şeker tüketiminin yalnızca tatlı, çikolata ve şekerlemeler üzerinden düşünülmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Şeker sadece tatlılarda bulunmuyor
Günlük beslenmede ilave şeker; şekerli içecekler, kahvaltılık gevrekler, paketli atıştırmalıklar, hazır soslar ve bazı pratik ürünler aracılığıyla da alınabiliyor.
Özellikle yoğun yaşam temposunda hazır ve paketli ürünlerin daha fazla tercih edilmesi, tüketilen şeker miktarının fark edilmeden artmasına neden olabiliyor.
Ürün ambalajlarında yer alan “fit”, “diyet”, “doğal” ya da “sağlıklı” gibi ifadeler ise ürünün mutlaka düşük şeker içerdiğini göstermiyor. Bu nedenle ürün satın alırken yalnızca ambalajın ön yüzündeki ifadelere değil, besin değerleri tablosuna ve içindekiler listesine de bakılması gerekiyor.
Etiket okumak önemli
Şeker tüketiminde farkındalık oluşturmak, şeker içeren bütün besinleri tamamen hayatın dışına çıkarmak anlamına gelmiyor.
Uzmanlara göre asıl önemli olan, gün içinde hangi ürünlerden ne kadar şeker alındığını fark etmek ve tüketim sıklığını kontrol altında tutmak.
Özellikle paketli ürünlerde şeker yalnızca “şeker” adıyla yer almayabiliyor. Glikoz şurubu, fruktoz, sakkaroz ve benzeri ifadeler de ürünün şeker içeriğine ilişkin önemli ipuçları verebiliyor.
Günlük hayatta şekeri azaltmak için 5 öneri
Şeker tüketimini azaltmak isteyenler için günlük yaşamda uygulanabilecek bazı küçük değişiklikler öne çıkıyor:
- Şekerli ve gazlı içecekler yerine su tüketimini artırmak.
- Çay ve kahveyi mümkün olduğunca şekersiz tüketmek.
- Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tercih etmek.
- “Fit”, “diyet” ve “doğal” ibarelerine tek başına güvenmeden ürün etiketini okumak.
- Tüketilen şekerli ürünlerin miktarını ve sıklığını gözlemlemek.
Meyvenin kendisinin tercih edilmesi, meyve suyuna göre lif alımına da katkı sağlıyor.
Fazla şeker tüketimi sağlık açısından risk oluşturabiliyor
Bilimsel araştırmalar, yüksek miktarda şeker tüketiminin uzun vadede çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.
Dünya Sağlık Örgütü de serbest şekerlerden alınan enerjinin toplam günlük enerji alımının yüzde 10’unun altında tutulmasını, mümkünse yüzde 5’in altına indirilmesini öneriyor.
Bu nedenle şeker tüketimini kontrol altına almak yalnızca “daha az tatlı yemek” anlamına gelmiyor. Gün içinde tüketilen kahveden içeceklere, kahvaltılık ürünlerden hazır soslara kadar bütün şeker kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Uzmanlar, sürdürülebilir bir beslenme düzeni için şekeri tamamen yasaklamak yerine tüketim alışkanlıklarının farkına varılmasının ve küçük ama kalıcı değişiklikler yapılmasının daha etkili olabileceğini vurguluyor.





