Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Erdal Kukul, prostat kanserinin erken dönemde belirti vermeyebilmesi nedeniyle düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Prostat, erkek üreme sisteminin bir parçası olan ve idrar kesesinin hemen altında bulunan ceviz büyüklüğünde bir bez olarak tanımlanıyor. Prostat kanseri ise bu bezdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkıyor.
Hastalık çoğu zaman yavaş seyretse de bazı türleri daha agresif ilerleyebiliyor.
“Kendimi iyi hissediyorum” düşüncesi yanıltıcı olabilir
Prostat kanserinin en önemli özelliklerinden biri, erken evrelerde herhangi bir belirti vermeyebilmesi.
Bu nedenle herhangi bir şikayet bulunmamasının hastalık riskini ortadan kaldırmadığına dikkat çekiliyor.
Özellikle 50 yaşından sonra prostat kanseri riskinin arttığı, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerde ise riskin daha yüksek olabileceği belirtiliyor.
Erken teşhis tedavi şansını artırıyor
Prostat kanseri erken evrede saptandığında tedavi başarısının yüksek olabildiğini belirten uzmanlar, PSA kan testi ve ürolojik değerlendirmenin erken tanıda önemli araçlar olduğunu ifade ediyor.
Erkeklerin 50 yaşından itibaren doktor değerlendirmesi doğrultusunda düzenli üroloji kontrollerini yaptırması öneriliyor.
Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan veya yüksek risk grubunda yer alan erkeklerin ise 40-45 yaşlarından itibaren değerlendirilmesi gerekebiliyor.
Bu belirtiler ihmal edilmemeli
Prostat kanseri erken dönemde belirti vermeyebilse de bazı şikayetlerin ortaya çıkması durumunda üroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.
Dikkat edilmesi gereken başlıca belirtiler şöyle:
- Sık idrara çıkma
- Gece sık idrara kalkma
- İdrar yaparken zorlanma
- İdrar akımında zayıflama
- İdrarda kan görülmesi
Bu belirtilerin yalnızca prostat kanserine özgü olmadığı, ancak devam etmeleri halinde mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Sağlıklı yaşam da önemli
Sağlıklı kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli beslenme, sigara kullanılmaması ve aşırı alkol tüketiminden kaçınılması genel sağlık açısından önem taşıyor.
Uzmanlar, özellikle risk grubundaki erkeklerin herhangi bir şikayet ortaya çıkmasını beklemeden kontrollerini yaptırmalarının önemli olduğunu vurguluyor.
Tedavi hastaya göre belirleniyor
Prostat kanserinde tedavi; hastalığın evresi, tümörün özellikleri, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve kişisel tercihleri dikkate alınarak planlanıyor.
Başlıca tedavi seçenekleri arasında aktif izlem, cerrahi tedavi, radyoterapi, hormon tedavisi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler bulunuyor.
Düşük riskli ve yavaş ilerleyen prostat kanserlerinde aktif izlem tercih edilebilirken, uygun hastalarda cerrahi tedaviyle prostatın tamamen çıkarılması gündeme gelebiliyor.
İleri evre hastalıklarda ise hormon tedavileri, kemoterapi ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler uygulanabiliyor.
Uzmanlar, prostat kanserinin erken evrede saptandığında başarılı şekilde tedavi edilebildiğini vurgulayarak, özellikle 50 yaşından sonra düzenli kontrolün ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.





