Kök hücre nakli, yalnızca hematolojik kanserlerde değil, bazı genetik hastalıklarda, bağışıklık sistemi bozukluklarında ve belirli otoimmün hastalıklarda da uygulanabilen önemli tedavi seçenekleri arasında yer alıyor.
Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vefki Gürhan Kadıköylü, 16 Eylül Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü kapsamında kök hücre bağışçılığında donör seçimi, HLA uyumu ve kök hücre toplama yöntemleriyle ilgili bilgi verdi.
Kök hücre nakli birçok hastalıkta kullanılabiliyor
Kök hücre nakli; lösemi, lenfoma, multipl miyelom, miyeloproliferatif hastalıklar ve miyelodisplastik sendrom gibi hastalıkların yanı sıra talasemi, orak hücreli anemi ve aplastik anemi gibi hematolojik ve genetik hastalıklarda da uygulanabiliyor.
Bazı immün yetersizlikler, depo hastalıkları ve belirli otoimmün hastalıklarda da kök hücre naklinin tedavi seçenekleri arasında yer aldığı belirtiliyor.
Kanser hastalarında amaç, kanser hücrelerini ortadan kaldırmak ve sağlıklı kan yapımını yeniden oluşturmak. Bu süreçte hastaya kök hücre verilmeden önce kemoterapi, immüno-kemoterapi veya tüm vücut ışınlaması gibi hazırlık tedavileri uygulanabiliyor.
HLA uyumu neden önemli?
Kök hücre naklinde hastaya kök hücre veren kişiye donör, yani bağışçı adı veriliyor.
Donör seçiminde en önemli kriterlerden biri HLA uyumu. HLA tiplendirmesi, hasta ile bağışçı arasındaki doku uyumunun değerlendirilmesini sağlıyor.
Uzmanlara göre HLA uyumu; naklin başarısı, greft yetersizliği, graft versus host hastalığı (GVHH) ve ölüm riski açısından önemli rol oynuyor.
Aile içi taramalarda genellikle kardeş, anne, baba ve diğer akrabalardan başlanıyor. Akraba taramalarında tam uyumlu donör bulunma oranının yaklaşık yüzde 25 olduğu belirtiliyor.
Akraba dışı donör de bulunabiliyor
Aile içinde uygun donör bulunamaması halinde akraba dışı donör taramasına geçiliyor.
Türkiye’de bu süreçte TÜRKÖK üzerinden donör taraması yapılabiliyor. Kök hücre nakli merkezleri, hastanın HLA verilerini veri tabanındaki kayıtlarla karşılaştırarak olası bağışçıları belirliyor.
Türkiye’de uygun donör bulunamazsa uluslararası veri tabanlarında da tarama yapılabiliyor.
Tam uyumlu donör bulunamadığı bazı durumlarda ise yarı uyumlu olarak tanımlanan haploidentik donörlerden nakil seçeneği değerlendirilebiliyor.
Donörün sağlık durumu ayrıntılı inceleniyor
Kök hücre bağışında yalnızca doku uyumu yeterli değil. Donörün sağlık durumunun da kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu süreçte genetik hastalıklar, kronik hastalıklar, kanser öyküsü, bulaşıcı hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve fiziksel sağlık durumu inceleniyor.
Donörden ayrıca kan grubu, tam kan sayımı, biyokimyasal testler ve çeşitli enfeksiyon testleri istenebiliyor.
Hepatit B ve C, HIV, CMV, toksoplazma, sifiliz ve HSV gibi enfeksiyonlara yönelik testler de değerlendirmeye dahil ediliyor.
Kadın donörlerde gebelik testi yapılabiliyor ve gerekli görülen durumlarda farklı branşlardan konsültasyon istenebiliyor.
Kök hücre farklı kaynaklardan elde edilebiliyor
Nakilde kullanılacak kök hücreler farklı kaynaklardan temin edilebiliyor.
En sık kullanılan yöntemlerden biri periferik kök hücre toplama yöntemi. Bunun yanında kemik iliği ve göbek kordonu da kök hücre kaynağı olarak kullanılabiliyor.
Kemik iliğinden kök hücre alınması anestezi ve hastaneye yatış gerektirebilirken, periferik kök hücre toplamada aferez yöntemi kullanılıyor.
Göbek kordonu ise özellikle çocuk hastalarda veya uygun donör bulunamayan bazı olgularda tercih edilebiliyor.
Bağışçılar işlem sonrasında da takip ediliyor
Kök hücre bağışçıları yalnızca bağış öncesinde değil, işlem sonrasında da belirli sürelerle takip ediliyor.
G-CSF uygulanan donörlerin uzun süreli takibi yapılırken, G-CSF uygulanmayan donörlerde de belirli bir izlem süreci uygulanıyor.
Uzmanlar, bağışçının gönüllü olması, sürecin ayrıntılı biçimde anlatılması, sağlık durumunun dikkatle değerlendirilmesi ve bağış sonrasında düzenli takibin önem taşıdığını belirtiyor.
Prof. Dr. Kadıköylü, kök hücre naklinde uygun donörün belirlenmesinin tedavi başarısının önemli unsurlarından biri olduğunu vurguluyor.




