Prostat kanseri, erkeklerde görülme sıklığı açısından önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser ajansı IARC’nin 2026 değerlendirmelerine göre prostat kanseri, erkeklerde dünya genelinde en sık görülen ikinci kanser türü.
2024 yılında dünya çapında 1,5 milyondan fazla yeni prostat kanseri vakası görüldüğü, yaklaşık 420 bin kişinin ise hastalık nedeniyle hayatını kaybettiği bildiriliyor.
İdrar şikâyetlerini yaşa bağlamayın
Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, özellikle sonradan başlayan veya zamanla artan idrar yakınmalarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Dikkat edilmesi gereken şikâyetler arasında;
- İdrar yapmada zorlanma
- İdrar akışında zayıflama
- Sık idrara çıkma
- Geceleri sık tuvalete kalkma
gibi belirtiler yer alıyor.
Pekdemir, bu şikâyetlerin tek başına prostat kanseri anlamına gelmediğini, iyi huylu prostat büyümesi gibi başka nedenlerden de kaynaklanabileceğini ifade etti. Ancak belirtilerin yalnızca yaşa bağlanarak değerlendirilmemesi ve ürolojik muayenenin geciktirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Erken dönemde belirti vermeyebilir
Prostat kanserinin erken evrede hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Pekdemir, şikâyetin bulunmamasının da hastalığı kesin olarak dışlamadığını belirtti.
Bu nedenle yalnızca yakınmalar ortaya çıktığında değil, yaş, aile öyküsü ve kişisel risk faktörleri doğrultusunda doktorla değerlendirme yapılması öneriliyor.
Özellikle birinci derece yakınlarında prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerin risklerini daha erken yaşta doktorlarıyla görüşmesi gerektiği belirtiliyor.
PSA tek başına tanı koydurmuyor
Prostat kanserinin değerlendirilmesinde kullanılan PSA kan testi önemli araçlardan biri olsa da tek başına kanser tanısı koydurmuyor.
PSA değerinin;
- İyi huylu prostat büyümesi
- Prostat iltihabı
- Farklı prostat hastalıkları
nedeniyle de yükselebileceğine dikkat çekiliyor.
Bu nedenle PSA sonucunun kişinin yaşı, aile öyküsü, şikâyetleri ve gerektiğinde fizik muayene ile görüntüleme sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Tarama herkeste aynı şekilde planlanmamalı
Güncel yaklaşımda prostat kanseri taramasının her erkek için aynı yaşta ve aynı sıklıkta uygulanması yerine kişisel risklere göre planlanması öne çıkıyor.
Pekdemir, bazı prostat tümörlerinin yaşam boyunca hiçbir belirtiye neden olmayabileceğini, bu tür tümörlerin taramayla saptanmasının gereksiz tanı ve tedavilere yol açabileceğini belirtti.
Bu nedenle tarama kararında;
- Yaş
- Aile öyküsü
- Kişisel risk faktörleri
- Önceki PSA sonuçları
- Klinik değerlendirme
birlikte ele alınmalı.
Erken tanı önemli, yaklaşım kişiye özel olmalı
Uzmanlar, prostat kanserinde erken tanının önemli olduğunu ancak tarama ve takip sürecinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguluyor.
Yeni başlayan idrar şikâyetlerinin ihmal edilmemesi, ailesinde prostat kanseri bulunan erkeklerin risklerini doktorlarıyla değerlendirmesi ve PSA sonucunun tek başına yorumlanmaması öneriliyor.





