Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Az yeseniz de kilo alıyor olabilirsiniz: Gizli nedenler ortaya çıktı

Uzmanlar, az yemeye rağmen kilo artışının yalnızca beslenme hatalarından kaynaklanmadığını belirtiyor. Uykusuzluk, kronik stres, hareketsizlik ve bazı hormonal sorunlar, özellikle karın çevresinde belirgin kilo artışına yol açabiliyor.

Uzmanlar, az yemeye rağmen kilo artışının yalnızca beslenme hatalarından kaynaklanmadığını

Kilo vermeye çalışırken daha az yemek ve daha fazla hareket etmek çoğu zaman ilk başvurulan yöntemler arasında yer alıyor. Ancak bazı kişiler, beklenenin aksine daha az yemelerine rağmen kilo vermekte zorlanıyor, hatta kilo alabiliyor. Uzmanlara göre bu durumun arkasında yalnızca beslenme hataları değil, uyku düzeninden hormonlara kadar uzanan farklı nedenler bulunabiliyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, az yemeye rağmen kilo artışının çoğu zaman hatalı beslenme ve yaşam alışkanlıklarından kaynaklandığını belirterek, diyet sürecinde kalori hesabı yapılmamasının en yaygın nedenlerden biri olduğunu söyledi.

Batman, buna rağmen kilo artışının sadece beslenme hatalarıyla açıklanamayacağını vurgulayarak, vücudun bazen kronik stres, hareketsizlik ve uyku bozukluğu gibi etkenlere karşı kendini korumaya aldığını ve yağ depolamaya yöneldiğini ifade etti. Özellikle kısa sürede ve karın çevresinde belirgin kilo artışı varsa, metabolik ya da hormonal nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini belirtti.

Hatalı diyetler kilo aldırabiliyor

Az yemeye rağmen kilo alımının önemli nedenlerinden birinin, diyet sürecinde kalori hesabının yapılmaması olduğunu belirten Doç. Dr. Adnan Batman, farkında olmadan ihtiyaçtan fazla enerji alınabildiğini söyledi. Şok diyetlerin kısa sürede kilo kaybı sağlasa da metabolizmayı yavaşlatabildiğini ve kas kaybına yol açarak ilerleyen süreçte kilo alımını kolaylaştırdığını kaydetti.

Uykusuzluk obezite riskini artırıyor

Yetersiz ve kalitesiz uykunun da kilo artışında etkili olduğunu belirten Batman, beş saatin altında uyuyan kişilerde obezite riskinin yüzde 50’ye kadar artabildiğini ifade etti. Gece geç saatlerde uyumanın melatonin ve kortizol dengesini bozduğunu, bunun da insülin duyarlılığını azaltarak vücudu yağ depolamaya daha yatkın hale getirdiğini söyledi.

Kortizol yüksekliğinin özellikle karın çevresinde yağlanmayı artırdığına dikkat çeken Batman, melatonin hormonunun yükseldiği 22.00-23.00 saatleri arasında uyku moduna geçmenin önemli olduğunu vurguladı.

Kronik stres ve hareketsizlik yağ depolamayı artırıyor

Kronik stres altında vücudun daha fazla kortizol hormonu salgıladığını belirten Batman, bu hormonun uzun süre yüksek düzeyde kalmasının metabolizmayı yavaşlattığını ve kan şekerini yükselterek insülin seviyesini artırdığını söyledi. Bu tablonun da yağ depolanmasını kolaylaştırdığını ifade etti.

Masa başında çalışma, uzun süre oturma ve genel hareketsizlik nedeniyle günlük enerji harcamasının ciddi şekilde azaldığını kaydeden Batman, kişinin az beslenmesine rağmen daha az enerji harcadığı için kilo artışı yaşayabileceğini belirtti.

Kas kaybı da kilo artışına zemin hazırlıyor

Kas kaybının 35 yaş sonrasında yavaş ama sürekli şekilde ilerlediğini belirten Doç. Dr. Batman, kas dokusunun metabolik olarak aktif olduğunu, kas kütlesi azaldıkça bazal metabolizma hızının da düştüğünü söyledi. Bu durumun aynı miktarda beslenmeye rağmen vücudun daha az enerji harcamasına ve zamanla yağ oranının artmasına yol açtığını ifade etti.

Menopoz ve hormonlar etkili olabiliyor

Perimenopoz ve menopoz dönemlerinde östrojen seviyesinin azalmasının metabolizmayı yavaşlatabildiğini belirten Batman, bu süreçte vücudun özellikle karın bölgesinde yağ depolama eğiliminin arttığını söyledi.

Tiroit yetmezliği yani hipotiroidide de bazal enerji harcamasının düştüğünü ve sıvı tutulumu gelişebildiğini belirten Batman, bu durumda genellikle 2 ila 4 kilo civarında artış yaşanabildiğini, halsizlik, üşüme ve kabızlık gibi sorunların da eşlik edebildiğini kaydetti.

Cushing sendromu ve insülin direnci uyarısı

Cushing sendromunun, vücudun uzun süre yüksek miktarda kortizol hormonuna maruz kalması sonucu geliştiğini belirten Batman, bu durumda özellikle karın, ense ve yüzde yağ birikimi görüldüğünü söyledi. Yüzün yuvarlaklaştığını, cildin inceldiğini ve morarmaların gelişebildiğini ifade eden Batman, hızlı ve bölgesel kilo artışında Cushing sendromunun mutlaka akla gelmesi gerektiğini belirtti.

İnsülin direncinde ise hücrelerin kan şekerini dengelemek için daha fazla insülin salgıladığını anlatan Batman, insülinin fazla enerjiyi yağ olarak depolama sinyali verdiğini, bu nedenle kan şekeri normal olsa bile yüksek insülin düzeyinin yağ depolanmasını artırdığını ve yağ yakımını zorlaştırdığını söyledi. Kilo artışının özellikle karın çevresinde belirginleştiğini kaydetti.

Polikistik over sendromu da neden olabilir

Polikistik over sendromu olan kadınlarda androjen artışı ile insülin direncinin birlikte görülebildiğini belirten Batman, bunun sonucunda az yenilmesine rağmen kilo artışı yaşanabildiğini söyledi. Adet düzensizliği, tüylenme ve akne gibi sorunların da tabloya eşlik edebileceğini ifade etti.

Kilo artışına karşı 5 etkili öneri

Doç. Dr. Adnan Batman, kilo artışına karşı şu önerilerde bulundu:

  • Gerçek kalori alımını objektif biçimde belirleyin.
  • Uyku süresini 7-8 saate çıkarın.
  • Haftada en az 3 gün direnç egzersizi yaparak kas kütlenizi koruyun.
  • Tiroit, insülin ve kortizol gibi temel hormon değerlendirmelerini yaptırın.
  • Kilonuzu ve bel çevrenizi düzenli olarak ölçün.

Uzmanlara göre özellikle kısa sürede gelişen ve karın çevresinde belirginleşen kilo artışı, yalnızca yaşam tarzı hatası olarak görülmemeli; metabolik ve hormonal nedenler açısından da değerlendirilmeli.