Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde İstanbul’un Beykoz ilçesindeki çiftlik evinde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun’un ölümüne ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan yeni raporun sonuçlarını açıkladı.
Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 2 Kasım 2026 tarihli raporda, Denizolgun’un zehirlenerek veya dışarıdan fiziksel müdahaleyle öldürüldüğünü gösteren tıbbi delil bulunmadığı belirtildi.
Kurul, yapılan incelemeler sonucunda eski Bakan Denizolgun’un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından kaynaklandığı yönünde oy birliğiyle görüş bildirdi.
Denizolgun’un mezarı açılarak yeniden inceleme yapıldı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Denizolgun’un ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması amacıyla geniş kapsamlı inceleme yürütüldüğü belirtildi.
Soruşturma kapsamında tanık ifadeleri, olay yeri inceleme tutanakları, daha önce hazırlanan otopsi raporları ve elde edilen diğer deliller yeniden değerlendirildi.
Ölüm nedenine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulması amacıyla 19 Ağustos 2026 tarihinde fethi kabir işlemi gerçekleştirildi.
Mezarın açılmasıyla Denizolgun’un naaşından elde edilen örnekler üzerinde yeniden adli tıbbi incelemeler yapıldı.
Özellikle zehirlenme ve fiziksel müdahale ihtimallerinin araştırıldığı incelemelerde, ağır metal düzeyleri, vücuttaki travmatik bulgular ve ölüm nedenine ilişkin tıbbi veriler değerlendirildi.
Zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunamadı
Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 2 Kasım tarihli raporunda, Denizolgun’un vücudunda tespit edilen ağır metallerin normal seviyelerde olduğu bildirildi.
Bu bulgular doğrultusunda zehirlenerek öldürüldüğü iddiasını destekleyen tıbbi delile ulaşılamadığı belirtildi.
Raporda ayrıca ölümün ağız ve burnun kapatılması, boyna bası uygulanması veya göğüs bölgesine baskı yapılması gibi fiziksel müdahaleler sonucunda gerçekleştiğini gösteren tıbbi bulguya rastlanmadığı kaydedildi.
Vücutta tespit edilen morluklar da incelemeye alındı.
Adli Tıp Kurumu, ekimoz olarak adlandırılan bu morlukların ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreç içerisinde oluştuğunu, ancak ölüme neden olabilecek nitelikte olmadığını değerlendirdi.
Adli Tıp Kurumu: Ölüm yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından kaynaklandı
Denizolgun’un sağlık geçmişi ve otopsi bulgularının birlikte değerlendirildiği raporda, eski bakanın yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalığı bulunduğuna dikkat çekildi.
Otopsi ve histopatolojik incelemelerde yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasını destekleyen bulguların tespit edildiği belirtildi.
Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu, tüm tıbbi veriler doğrultusunda Denizolgun’un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucunda gerçekleştiği yönünde oy birliğiyle görüş bildirdi.
Başsavcılık Adli Tıp raporunun ayrıntılarını açıkladı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında ulaşılan tıbbi değerlendirmelere ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu kapsamda Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 2 Kasım tarihli mütalaada, maktulün vücudunda tespit edilen ağır metallerin normal düzeylerde olduğu, zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı, ağız ve burnun kapatılması, boyna bası uygulanması, göğse baskı yapılması veya başka bir travmatik etki sonucunda öldürüldüğüne ilişkin tıbbi bulgu tespit edilmediği, cesette tespit edilen ekimozların ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreçte oluştuğu ve ölüme neden olabilecek nitelikte olmadığı, maktulün yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalığının bulunduğu, yapılan otopsi ve histopatolojik incelemelerde yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması bulgularının tespit edildiği belirtilerek, Denizolgun’un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucunda meydana geldiği oy birliğiyle mütalaa edilmiştir.”
Soruşturma devam ediyor
Adli Tıp Kurumunun ölüm nedenine ilişkin görüşünün açıklanmasına rağmen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın tamamlanmadığını bildirdi.
Başsavcılık, açıklamasında soruşturmanın elde edilen bütün deliller ve bilimsel değerlendirmeler çerçevesinde sürdürüldüğünü belirterek şu ifadeyi kullandı:
“Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma, elde edilen tüm deliller ve Adli Tıp Kurumunun bilimsel değerlendirmeleri doğrultusunda titizlikle sürdürülmektedir.”
Böylece Denizolgun’un ölümüne ilişkin tıbbi değerlendirmelerde beyin kanaması sonucuna ulaşılırken, adli soruşturmanın devam ettiği açıklandı.
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada öne çıkan bilgiler
| Başlık | Açıklama |
|---|---|
| Hayatını kaybeden | Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun |
| Ölüm tarihi | 7 Eylül 2016 |
| Ölüm yeri | İstanbul, Beykoz’daki çiftlik evi |
| Soruşturmayı yürüten makam | Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı |
| Fethi kabir tarihi | 19 Ağustos 2026 |
| Adli Tıp mütalaasının tarihi | 2 Kasım 2026 |
| Zehirlenme iddiası | Destekleyen tıbbi delil bulunmadı |
| Fiziksel müdahale iddiası | Ölüm nedeni olduğunu gösteren tıbbi bulgu saptanmadı |
| Vücuttaki morluklar | Ölümden önceki 3-14 günlük süreçte oluşmuş, ölüme neden olacak nitelikte değil |
| Tıbbi ölüm nedeni | Yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması |
| Kurul kararı | Oy birliği |
| Soruşturmanın durumu | Devam ediyor |
10 yıl önce hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yeni Adli Tıp raporu, zehirlenme ve fiziksel müdahale iddialarını destekleyen tıbbi bulgu ortaya koymadı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ise olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasına yönelik soruşturmayı sürdürüyor.




