Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yürüttüğü yerli motor geliştirme çalışmalarında önemli bir aşamaya ulaşıldı. Milli füze sistemlerinin güç ihtiyacını karşılayan Kale Jet Motorları tarafından üretilen KTJ Serisi’nde 1000’inci motorun teslimatı gerçekleştirildi.
Bu kapsamda “Kale Jet Motorları KTJ Serisi 1000. Motor Üretim Töreni”, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) Nuri Demirağ Toplantı Salonu’nda düzenlendi.
Törende konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ilk yerli motorun geliştirilmesinin büyük bir mühendislik başarısı olduğunu, aynı motorun belirlenen kalite standartlarında 1000 kez üretilerek teslim edilmesinin ise güçlü bir sanayi altyapısı gerektirdiğini belirtti.
Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümüne, yerli üretim kabiliyetlerine, uluslararası pazarlardaki hedeflerine ve motor teknolojilerinin stratejik önemine değinen Görgün, bu başarıda emeği bulunan mühendisleri, teknisyenleri, işçileri, yöneticileri ve bütün proje ortaklarını kutladı.
Görgün: Bir mühendisin fikri yıllar sonra ülkenin geleceğini değiştirebilir
Kale Jet Motorları’nın 1000’inci motorunun teslim edilmesinin uzun yıllara yayılan çalışmaların sonucu olduğunu vurgulayan Görgün, üretim sürecinin her aşamasında görev alan çalışanların emeğine dikkat çekti.
Savunma sanayisinde gerçekleştirilen çalışmaların etkilerinin zaman içerisinde ortaya çıktığını ifade eden Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir katkının ilk anda sınırlı görünmesi, zaman içindeki etkisinin de sınırlı kalacağı anlamına gelmiyor. Bir mühendisin fikri, bir teknisyenin tezgah başındaki emeği, yıllar sonra bir ülkenin geleceğini değiştiren gelişmelerin başlangıcı olabiliyor. İnsan, cüzi iradesiyle karar verir, çalışır, sorumluluk alır. Külli iradenin sebeplerle kuşattığı bu hayatta, samimi bir gayretin, tüm öngörüleri aşan hayırlı sonuçlara vesile olabileceğine inanıyorum.”
Görgün, teslim edilen 1000’inci motorun yalnızca bir üretim rakamından ibaret olmadığını, mühendislik bilgisinin seri üretime dönüştürülmesinin ve savunma sanayisinde sürdürülebilir üretim kapasitesine ulaşılmasının önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.
2004 yılında alınan karar yerli savunma sanayisinin gelişiminde belirleyici oldu
Türkiye’nin savunma sanayisinde kendi sistemlerini geliştirme hedefinin geçmişine de değinen Görgün, Mayıs 2004’te gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısını hatırlattı.
Dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda büyük ölçekli dış alım ihalelerinin iptal edildiğini, bunun yerine yerli geliştirme ve üretim projelerine ağırlık verilmesi yönünde karar alındığını anlattı.
Savunma sistemlerinde dışa bağımlılığın yüksek olduğu bir dönemde yerli mühendislik kapasitesine güvenilmesinin önemli bir karar olduğunu belirten Görgün, bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeleri takip ettiğini, kaynak sağlanmasına öncülük ettiğini ve siyasi desteğini sürdürdüğünü ifade etti.
Yerli üretime yönelik kararlılığın binlerce çalışanın emeğiyle birleştiğini vurgulayan Görgün, yıllar süren geliştirme projelerinin zamanla seri üretim aşamasına ulaştığını söyledi.
KTJ Serisi’nin 1000’inci motorunun teslim edilmesini de bu süreçte ortaya çıkan somut sonuçlardan biri olarak değerlendirdi.
“Savunma sanayisinde yerlilik oranımız yüzde 80’in üzerine çıktı”
Uluslararası güvenlik ortamındaki gelişmeleri de değerlendiren Görgün, ülkelerin savunma kabiliyetlerini geliştirmelerinin stratejik önemine dikkat çekti.
Geçmişte Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ambargoları ve savunma sistemlerinin tedarikinde yaşanan sorunları hatırlatan Görgün, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin ulusal güvenlik açısından önem taşıdığını belirtti.
Görgün, savunma sanayisinde gelinen noktayı şu sözlerle anlattı:
“Böyle bir dünyada adaleti ve barışı savunmak, gerektiğinde onu koruyacak güce sahip olmayı da gerektiriyor. Pascal’ın dediği gibi ‘Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zalimdir.’ Biz de savunma sanayiinde, ülkemizi güven içinde yaşatmak, adalet ve barış vaadimizin arkasında durabilmek için çalışıyoruz. Bunu yaparken başkalarının kararlarına bağımlı kalmanın bedelini geçmişte çok ağır ödedik. Kıbrıs Barış Harekatı sonrasındaki ambargoları, terörle mücadelemizde önümüze çıkarılan engelleri unutmadık. Savunma sanayiinde dışa bağımlılık, ulusal güvenlikte başkalarının insafına mahkum olmak demek. Yerlilik oranımızı bu yüzden vurguluyoruz. Çeyrek asra yaklaşan sürede yerlilik oranında yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine geldik. Kritik sistem ve alt sistemlerde tam bağımsızlığa ulaşmak için çalışıyoruz. Hedefimiz, bir başkasının kararıyla üretimi durmayan, güvenliğinden taviz vermeyen, yaptırım geçirmez bir Türkiye.”
SOM, ATMACA, ÇAKIR ve KARA ATMACA artık yerli motorlarla güçlendiriliyor
KTJ Serisi jet motorlarının milli füze sistemleri açısından taşıdığı önemi anlatan Görgün, geçmişte Türkiye’de geliştirilen füzelerin motorlarının yurt dışından tedarik edilmek zorunda kalındığını hatırlattı.
Bu durumun yalnızca satın alma maliyetiyle sınırlı bir sorun oluşturmadığını belirten Görgün, motor teslimatlarındaki gecikmelerin, ihracat izinlerinin ve uluslararası kısıtlamaların üretim programlarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Yerli füze geliştirilmesine rağmen motor tedarikinde başka ülkelere bağımlı olunmasının hem seri üretim hem de ihracat açısından sorunlar oluşturduğunu vurguladı.
Görgün, milli füzelere yerli motor kazandırılmasının önemini şu sözlerle açıkladı:
“Sipariş ettiğimiz motorların sayısı ve teslimat takvimi, üretim ve envanter planlarımız hakkında dışarıya fikir verebiliyordu. Kendi geliştirdiğimiz füzeyi dost bir ülkeye ihraç etmek istediğimizde de motoru aldığımız ülkenin kısıtlamalarıyla karşılaşabiliyorduk. Kendi silahımızı üretirken de satarken de başka bir ülkenin vereceği kararı beklemek zorunda kalıyorduk. Bugün SOM, ATMACA, ÇAKIR ve KARA ATMACA’ya kendi motorlarımızla güç verebiliyoruz. Kale’nin kazandırdığı bu kabiliyet sayesinde, hem üretimimizin devamlılığı hem de füzelerimizin ihracatı üzerindeki önemli bir bağımlılığı ortadan kaldırdık.”
Yerli motor üretimiyle birlikte Türkiye’nin milli füze programlarında daha bağımsız üretim ve tedarik planlaması yapabilmesinin önü açıldı.
Aynı zamanda yerli motorların kullanılması, savunma sanayisi ürünlerinin uluslararası pazarlara sunulmasında yabancı tedarikçilerden kaynaklanabilecek kısıtlamaların azaltılması açısından önem taşıyor.
Yerli jet motorları sayesinde 200 milyon dolar Türkiye’de kaldı
Savunma sanayisinde yerli motor üretiminin ekonomik sonuçlarına da değinen Görgün, KTJ motor projesinin önemli bir kaynağın yurt içinde kalmasını sağladığını açıkladı.
Seri üretimin genişlemesiyle Türkiye’nin savunma sanayisi ihracatında ve teknolojik yetkinliğinde daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirtti.
Görgün, projenin ekonomik katkısını şu sözlerle duyurdu:
“Bu projede 200 milyon dolarlık bir kaynağın ülkemizde kalmasını sağladık. Seri üretimlerin arttığı, çevik yaklaşımların çok hızlı bir şekilde sahada kendine yer bulması gerektiği ve bunların karşılığını sahada kendini ispatladıkça, sistemlerimizin dost ve müttefik ülkelerin kullanım etkileri ile birlikte, ekonomik etkilerin ve katkıların ülkemize çok daha fazla olacağını açık bir şekilde görüyoruz.”
Yerli motor üretiminde ulaşılan kapasitenin, savunma sanayisinde hem ithalat bağımlılığının azaltılması hem de yüksek teknoloji üretiminin geliştirilmesi açısından önemli olduğu vurgulandı.
Kale, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE’nin ortak çalışması
Yerli jet motorlarının geliştirilmesinde farklı kurum ve kuruluşların iş birliğine dikkat çeken Görgün, elde edilen başarının geniş bir savunma sanayisi ekosisteminin ortak çalışmasıyla ortaya çıktığını söyledi.
Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonunda Kale Jet Motorları, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve tedarikçilerin birlikte çalıştığını belirten Görgün, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sahadaki tecrübesinin de bu sürece yön verdiğini ifade etti.
Füzeyi geliştiren mühendislerden motoru tasarlayan ekiplere, parça üreticilerinden test faaliyetlerini yürüten çalışanlara kadar bütün paydaşların aynı hedef doğrultusunda hareket ettiğini anlattı.
Tek bir parçanın eksikliğinin dahi büyük bir savunma sisteminin teslimatını geciktirebileceğine dikkat çeken Görgün, motorların ihtiyaç duyulan miktarda ve zamanda üretilebilmesi için bu bütünlüğün korunması gerektiğini vurguladı.
Küresel rekabette artık yalnızca şirketlerin değil, birlikte sonuç üretebilen üretim ekosistemlerinin öne çıktığını ifade etti.
Görgün: “Yapamayız” devrini geride bırakıyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmaların Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesini geliştirdiğini belirten Görgün, geçmişte yapılamayacağı düşünülen birçok sistemin artık yerli imkânlarla üretildiğini söyledi.
Kale Jet Motorları’nın 1000 motorluk üretim başarısını da bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak değerlendirdi.
Kale’nin “yapamayız” diyenlere 1000 motorla cevap verdiğini belirten Görgün, bu birikimden yararlanarak yeni motorların geliştirileceğini, üretim kapasitesinin artırılacağını ve genç mühendislerin bu çalışmalara daha fazla katkı sağlamasının hedeflendiğini dile getirdi.
Rekabetçi piyasa koşullarında geliştirilen teknolojilerin uluslararası pazarlarda da karşılık bulmasının önemine dikkat çekti.
Görgün, konuşmasının sonunda Kale Grubu’na, Savunma Sanayii Başkanlığındaki çalışma arkadaşlarına, proje ortaklarına, tedarikçilere ve Türk Silahlı Kuvvetlerine teşekkür ederek 1000’inci motorun Türkiye’ye, Silahlı Kuvvetlere ve Kale ailesine hayırlı olmasını diledi.
Kale Grubu 4 yeni jet motoru projesi üzerinde çalışıyor
Törende konuşan Kale Grubu Başkan Vekili Osman Okyay da şirketin jet motoru üretimindeki yeni hedeflerini açıkladı.
Mevcut ürünlerin geliştirilmesinin yanı sıra daha üstün teknik özelliklere sahip yeni motorların üretilmesi ve seri imalata alınan ürünlerin ihracatının artırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Okyay, ürün geliştirme faaliyetleri kapsamında eş zamanlı yürütülen 4 yeni motor projesinin bulunduğunu ve bu projelerin tamamlanması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi.
Jet motorlarının makine ve mekanik sektörleri içerisinde oldukça özel ve stratejik bir teknoloji alanı olduğuna dikkat çeken Okyay, bu alandaki bilgi birikiminin sınırlı olduğunu vurguladı.
Şirketin karşılaştığı mühendislik sorunlarına kendi imkânlarıyla çözüm geliştirdiğini anlatan Okyay, yerli tasarım ve üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini bildirdi.
Yeni motor projeleriyle birlikte hem Türkiye’nin savunma sanayisindeki teknolojik kabiliyetlerinin geliştirilmesi hem de uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.
KTJ Serisi’nde 1000’inci motor teslimatının önemi
Kale Jet Motorları’nın 1000’inci motor teslimatı, yerli jet motorlarının geliştirme aşamasından seri üretime taşınması açısından önemli bir kilometre taşı oldu.
Açıklanan bilgiler doğrultusunda projenin öne çıkan sonuçları şöyle:
| Başlık | Açıklanan bilgi |
|---|---|
| Üretici | Kale Jet Motorları |
| Motor ailesi | KTJ Serisi |
| Teslimat | 1000’inci motor |
| Ekonomik katkı | 200 milyon doların Türkiye’de kalması |
| Yerli motorlarla güçlendirilen füze sistemleri | SOM, ATMACA, ÇAKIR, KARA ATMACA |
| Savunma sanayisinde açıklanan yerlilik oranı | Yüzde 80’in üzerinde |
| Yeni motor geliştirme çalışmaları | Eş zamanlı 4 proje |
| Proje ekosistemi | SSB, Kale, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve tedarikçiler |
Türkiye’nin milli füze sistemleri için kritik önem taşıyan jet motorlarında seri üretim kapasitesinin geliştirilmesi, savunma sanayisinde yerli alt sistemlerin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların önemli sonuçlarından biri oldu.
Kale Jet Motorları’nın yeni projeleri ve ihracat hedefleriyle birlikte yerli motor teknolojilerindeki geliştirme faaliyetleri devam edecek.
Savunma Sanayii Başkanlığında düzenlenen tören, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.




