Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Güneş koruyucu sınırsız güneşlenme sağlamaz

Yaz aylarında artan güneş maruziyeti cilt yanıkları, lekelenme, erken yaşlanma ve cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucu kullanımında yapılan hatalara dikkat çekerek 10 kritik kuralı anlattı.

Yaz aylarında artan güneş maruziyeti cilt yanıkları, lekelenme, erken yaşlanma

Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle ultraviyole ışınları, cilt hücrelerinin DNA yapısında hasara yol açarak uzun vadede cilt kanseri riskini artırabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın 2022 yılı verilerine göre dünya genelinde 1,5 milyondan fazla yeni cilt kanseri teşhis edildi. Eskiden daha ileri yaşlarda görülen cilt kanserleri, günümüzde 20’li ve 30’lu yaşlardaki bireylerde de daha sık karşımıza çıkıyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneşin zararlı etkilerinden korunmada güneş koruyucu ürünlerin önemli rol oynadığını belirterek, doğru ürün seçimi ve doğru kullanımın büyük önem taşıdığını söyledi.

Çaytemel, güneş koruyucu kullanımında en sık yapılan hataların ürünü yetersiz miktarda sürmek, gün içinde yenilememek ve koruyucuya güvenerek uzun süre güneş altında kalmak olduğunu vurguladı.

“İstediğim kadar güneşlenebilirim” hatasına düşmeyin

Güneş koruyucu kullanmak, güneş altında sınırsız süre kalınabileceği anlamına gelmiyor. Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş maruziyetinden kaçınılması gerektiğini belirtti.

Çaytemel, geniş kenarlı şapka, UV koruyucu güneş gözlüğü ve sık dokunmuş açık renkli giysilerin tercih edilmesi gerektiğini ifade ederek, mümkün olduğunca gölge alanlarda kalınmasının önemine dikkat çekti.

SPF 50 altı ürünler yetersiz kalabilir

SPF, güneş koruyucunun cildi güneş yanığından sorumlu olan UVB ışınlarına karşı ne ölçüde koruduğunu gösteriyor. SPF değeri yükseldikçe cilde ulaşan UVB ışınlarının yoğunluğu azalıyor.

SPF 30 ürünler UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 97’sini, SPF 50 ürünler ise yaklaşık yüzde 98’ini filtreliyor. Çaytemel, günlük kullanımda en az SPF 30, yaz aylarında ve yoğun güneş maruziyetinde ise SPF 50 ve üzeri ürünlerin tercih edilmesini önerdi.

Sadece SPF değeri yeterli değil

Güneş koruyucu seçerken sadece yüksek SPF değerine bakmak yeterli olmuyor. Ürünün hem UVB hem de cildin daha derin katmanlarına ulaşabilen UVA ışınlarına karşı geniş spektrumlu koruma sağlaması gerekiyor.

Cilt yaşlanması ve bazı cilt kanserleriyle özellikle UVA ışınlarının ilişkili olduğuna dikkat çeken Çaytemel, ambalaj üzerinde “Broad Spectrum”, “UVA/UVB Koruması” veya UVA logosu bulunan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Filtre seçimi cilt yapısına göre yapılmalı

Güneş koruyucularda kullanılan filtreler kimyasal ve fiziksel/mineral olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Kimyasal filtreler UV ışınlarını emerek zararsız ısı enerjisine dönüştürürken, fiziksel filtreler UV ışınlarını yansıtarak ve dağıtarak koruma sağlıyor.

Kimyasal filtreli ürünlerin genellikle daha hafif yapılı olduğunu ve ciltte beyaz kalıntı bırakmadığını belirten Çaytemel, bu ürünlerin yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde sıklıkla tercih edildiğini söyledi. Ancak hassas ciltlerde tahriş riski olabileceği uyarısında bulundu.

Fiziksel filtreli ürünlerde ise en sık çinko oksit ve titanyum dioksit kullanılıyor. Bu ürünlerin hassas ciltlerde genellikle daha iyi tolere edildiğini belirten Çaytemel, bebekler, çocuklar, hamileler, rosacea veya atopik dermatit gibi cilt hassasiyeti bulunan kişilerde mineral filtreli ürünlerin öncelikli seçenek olduğunu ifade etti.

Cilt tipine uygun ürün seçilmeli

Her güneş koruyucu her cilt tipi için uygun olmayabiliyor. Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde hafif yapılı, su bazlı ve komedojenik olmayan ürünlerin tercih edilmesi gerekiyor.

Kuru ciltlerde nemlendirici içeriği zengin formüller daha iyi sonuç verirken, hassas ciltlerde parfüm ve alkol içeriği düşük ürünler tahriş riskini azaltıyor.

Yüz ve vücut için aynı ürün kullanılmamalı

Yüz ve vücut cildi farklı özelliklere sahip olduğu için güneş koruyucu seçiminde bu farkın dikkate alınması gerekiyor. Yüz bölgesi daha ince, hassas ve yağ bezlerinden zengin olduğu için bu bölgeye özel formüle edilmiş ürünler tercih edilmeli.

Vücut için üretilen güneş koruyucuların daha yoğun kıvamlı olabildiğini belirten Çaytemel, bu ürünlerin yüz bölgesinde parlama, gözenek tıkanıklığı veya sivilce oluşumuna yol açabileceğini söyledi.

20-30 dakika kuralına dikkat

Güneş koruyucuların özellikle kimyasal filtreli olanlarının dışarı çıkmadan yaklaşık 20-30 dakika önce uygulanması gerekiyor. Böylece koruyucu filtreler cilt üzerinde homojen şekilde yerleşebiliyor.

Yeterli miktarda ürün kullanılmalı

Güneş koruyucularda en sık yapılan hatalardan biri ürünü az miktarda sürmek. Yüz ve boyun bölgesi için yaklaşık iki parmak kuralı uygulanabilir.

Tüm vücut için ise ortalama 30-35 ml, yani yaklaşık iki yemek kaşığı ürün kullanılması öneriliyor. Daha az miktarda sürülen ürünlerin ambalaj üzerinde belirtilen SPF korumasını sağlayamayacağı belirtiliyor.

Gün içinde her 2 saatte bir yenilenmeli

Güneş koruyucular gün boyunca terleme, yüzme, havlu kullanımı ve doğal aşınma nedeniyle etkisini kaybedebiliyor. Bu nedenle ortalama her iki saatte bir yenilenmeleri gerekiyor.

Deniz veya havuz sonrasında ise suya dayanıklı ürün kullanılsa bile güneş koruyucunun mutlaka tazelenmesi öneriliyor.

Güneş koruyucular doğrudan güneşte bırakılmamalı

Bulutlu günlerde de ultraviyole ışınlarının önemli bir bölümü yeryüzüne ulaşmaya devam ediyor. Bu nedenle güneş koruyucu yalnızca güneşli havalarda değil, yılın her döneminde kullanılmalı.

Güneş koruyucu ürünlerin plajda doğrudan güneş altında bırakılması ise koruyucu filtrelerin bozulmasına yol açabiliyor. Bu nedenle ürünlerin serin, kuru ve gölgeli ortamlarda saklanması gerekiyor.

Güneş koruyucu kullanımında 10 kritik kural

Kural Dikkat edilmesi gereken nokta
1 Güneş koruyucu sınırsız güneşlenme hakkı vermez
2 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneşten kaçınılmalı
3 Günlük kullanımda en az SPF 30 tercih edilmeli
4 Yaz aylarında ve yoğun güneşte SPF 50 ve üzeri ürünler kullanılmalı
5 Ürün UVA ve UVB’ye karşı geniş spektrumlu koruma sağlamalı
6 Cilt tipine uygun filtre ve formül seçilmeli
7 Yüz ve vücut için uygun ürünler ayrı değerlendirilmeli
8 Güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce uygulanmalı
9 Yeterli miktarda sürülmeli ve her 2 saatte bir yenilenmeli
10 Ürünler doğrudan güneş altında bırakılmamalı