Ramazan ayında değişen beslenme düzeni ve gün boyunca sıvı alınamaması, vücudun su ve mineral dengesini daha hassas hale getiriyor. Uzmanlar, özellikle iftar ile sahur arasındaki sınırlı zaman diliminde en az 1,5 litre su tüketilmesini önerirken, suyun yalnızca miktarının değil nasıl tüketildiğinin de önemli olduğuna işaret ediyor.
Su Tüketimi Zamana Yayılmalı
Uzman görüşlerine göre, iftarda kısa sürede çok miktarda su içmek yerine su tüketiminin akşam saatlerine dengeli biçimde dağıtılması, vücudun sıvıyı daha verimli kullanmasına yardımcı oluyor. Yetersiz sıvı alımının ise baş ağrısı, halsizlik ve konsantrasyon düşüklüğü gibi şikâyetlere yol açabileceği belirtiliyor.
“Doğal Kaynak” Ve “Mineral Dengesi” Vurgusu
Ramazan döneminde tüketicilerin yalnızca daha fazla su içmeye değil, doğru suyu seçmeye de odaklandığı ifade ediliyor. Bu kapsamda; doğal kaynağından dolum yapılan, mineral yapısı dengeli ve üretim süreçleri düzenli denetlenen suların tercih edilmesi gerektiği kaydediliyor. Doğal kaynak sularında bulunan minerallerin, günlük beslenmenin doğal bir parçası olarak değerlendirildiği; bu nedenle suyun kaynağının belli olması ve mineral yapısının korunmasının önem taşıdığı vurgulanıyor.
Badem Pınarı: “Ramazan’da Su Tüketimi İki Katına Çıkıyor”
Ramazan ayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Badem Pınarı Su Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem, gün boyu sıvı alınamamasının iftar–sahur aralığını kritik hale getirdiğini belirterek, tüketimin kısa sürede değil zamana yayılarak yapılması gerektiğini söyledi.
Badem, Ramazan döneminde su tüketiminin iki katına çıktığını ifade ederek, artan ev içi tüketimle birlikte arz sürekliliğinin önem kazandığını; üretim planlamasını Ramazan öncesinde yaptıklarını, doğal kaynaktan elde edilen suyun mineral yapısını koruyacak şekilde dolum süreçlerini sürdürdüklerini ve dağıtım organizasyonunu artan tempoya göre yapılandırdıklarını dile getirdi.




