Otizm Spektrum Bozukluğu’nda erken tanı ve müdahalenin çocukların gelişimi açısından taşıdığı önem, yapay zeka teknolojilerinin bu alandaki kullanımını da gündeme getiriyor.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, yapay zekanın otizmde erken tarama, tanılama ve müdahale süreçlerinde giderek daha fazla araştırıldığını belirtti.
Gülaldı, yapay zekanın artık yalnızca veri işleyen sistemlerden ibaret olmadığını, insan davranışlarındaki karmaşık örüntüleri de analiz edebildiğini söyledi.
Göz hareketinden ses tonuna kadar birçok veri incelenebiliyor
Yapay zeka tabanlı sistemlerin çocukların davranışlarında insan gözünün fark etmekte zorlanabileceği örüntüleri belirleyebildiğini ifade eden Gülaldı, özellikle makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknolojilerindeki ilerlemelere dikkat çekti.
Bu sistemlerin;
- Göz hareketlerini,
- Göz temasını,
- Ses tonundaki değişimleri,
- Mimikleri,
- Dikkat süreçlerini,
- Oyun oynama biçimlerini,
- Sosyal etkileşim örüntülerini
inceleyebildiği belirtiliyor.
Gülaldı, bu teknolojilerin erken dönemdeki belirtilerin değerlendirilmesine katkı sunabileceğini ifade ederek, yapay zekanın çocukların davranışlarını analiz etmesinin tanılama sürecini hızlandırabilecek önemli olanaklar sunduğunu kaydetti.
Otizmde erken müdahale neden önemli?
Otizmin sosyal etkileşim, iletişim ve davranış örüntülerinde farklılıklarla karakterize edilen nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Gülaldı, erken tanı ve müdahalenin sosyal dikkat, dil ve bilişsel gelişim açısından önem taşıdığını söyledi.
Otizm belirtilerinin çoğunlukla erken çocukluk döneminde ortaya çıkabildiğini ancak bazı bireylerin daha ileri yaşlarda tanı alabildiğini aktaran Gülaldı, bunun erken müdahale fırsatlarının kaçırılmasına neden olabileceğine dikkat çekti.
Yapay zeka tanı sürecini hızlandırabilir
Geleneksel değerlendirmelerde ebeveynlerden alınan bilgiler ve uzmanların klinik gözlemleri önemli yer tutuyor.
Yapay zeka tabanlı sistemlerde ise çok sayıda örnekten elde edilen veriler kullanılarak oluşturulan modeller, yeni verilerdeki benzer davranış örüntülerini sınıflandırabiliyor.
Gülaldı:
“Yapay zekâ destekli sistemler çocukların davranışlarını analiz edebiliyor, göz teması, mimik ve dikkat süreçlerini değerlendirebiliyor ve dolayısıyla tanı süresini önemli ölçüde kısaltabiliyor.”
ifadelerini kullandı.
Küçük çocuklar üzerinde çalışmalar sürüyor
Yapay zeka tabanlı modellerin özellikle küçük çocuklarda kullanılmasına yönelik araştırmalar bulunduğunu belirten Gülaldı, 13-48 aylık çocukların değerlendirildiği bir çalışmada alternatif karar ağacı modeliyle oldukça yüksek doğruluk oranlarının raporlandığını aktardı.
Bu tür araştırmaların erken tarama teknolojileri açısından önemli bir potansiyele işaret ettiğini ifade eden Gülaldı, yapay zekanın yalnızca tanı sürecinde değil, çocukların sosyal etkileşim, iletişim ve duyguları tanıma becerilerinin desteklenmesinde de kullanılabileceğini söyledi.
Her çocuğa özel destek imkanı
Yapay zekanın bir diğer önemli kullanım alanı ise kişiselleştirilmiş eğitim ve müdahale programları.
Çocuğun davranışlarını ve gelişim özelliklerini değerlendiren sistemlerin, bireysel ihtiyaçlara göre farklı eğitim içerikleri oluşturabilmesinin mümkün hale geldiğini belirten Gülaldı, teknolojinin erken müdahale açısından yeni fırsatlar sunduğunu vurguladı.
Gülaldı:
“Yapay zekâ artık sadece bir teknoloji değil; otizm alanında erken tanı, erken müdahale ve doğru destek almanın önemli bir aracı haline geliyor.”
değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zeka ile otizm alanındaki çalışmaların ilerlemesiyle birlikte, özellikle erken tarama, davranış analizi ve kişiselleştirilmiş destek sistemlerinin önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.




