Kilo verme sürecinde hızlı sonuç almak isteyenlerin başvurduğu tek tip diyetler ve kısa süreli detoks programları, tartıda kısa zamanda belirgin düşüşlere yol açabiliyor. Ancak uzmanlara göre bu değişimin önemli bir kısmı yağ kaybından değil, vücuttaki su ve glikojen depolarının azalmasından kaynaklanabiliyor.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, tek bir besine veya sınırlı sayıdaki besin grubuna dayalı programların uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Tartıdaki her düşüş yağ kaybı değil
Tek tip diyetlerin ilk günlerinde hızlı kilo kaybı görülebileceğini ifade eden İspiroğlu, bunun sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
İspiroğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Uygulanan tek tip diyetler kısa vadede tartıda düşüş sağlayabilir ancak sağlıklı ve kalıcı bir kilo kaybı için doğru bir yöntem değil.”
Başlangıçta yaşanan hızlı düşüşün bir bölümünün su ve glikojen depolarındaki azalmadan kaynaklanabileceğini vurgulayan İspiroğlu, gerçek yağ kaybının daha uzun vadeli ve sürdürülebilir bir beslenme programı gerektirdiğini ifade etti.
Tek tip beslenme vücudun ihtiyaçlarını karşılamayabilir
Uzmanlara göre tek bir gıda veya birkaç besin grubuyla sınırlandırılmış diyetler, vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterli miktarda alınmasını güçleştirebiliyor.
Bu nedenle kilo verme sürecinde herhangi bir besinin “mucizevi” olarak öne çıkarılması yerine kişinin yaşına, sağlık durumuna, yaşam biçimine ve ihtiyaçlarına uygun bir beslenme düzeninin oluşturulması gerekiyor.
“Detoks” programları kalıcı kilo kaybı sağlamıyor
Son yıllarda sıkça tercih edilen kısa süreli detoks programlarına da değinen İspiroğlu, vücudun doğal temizlenme mekanizmalarının zaten sürekli çalıştığını hatırlattı.
İspiroğlu şöyle konuştu:
“Detoks programları çoğu zaman vücudu ‘temizlediği’ iddiasıyla sunuluyor. Oysa sağlıklı bir bireyde bu görevi zaten karaciğer, böbrekler ve bağırsaklar kesintisiz olarak yerine getirir.”
Kısa süreli meyve kürlerinin kalori ve protein alımını azaltarak geçici kilo kaybına yol açabileceğini belirten İspiroğlu, bunun gerçek yağ kaybıyla karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
Sağlıklı kilo yönetiminin anahtarı sürdürülebilirlik
Kalıcı kilo kaybında birkaç günlük katı programlardan çok, uzun süre sürdürülebilecek beslenme alışkanlıklarının önem taşıdığına dikkat çekildi.
Sağlıklı kilo yönetiminde;
- yeterli ve dengeli beslenme,
- porsiyon kontrolü,
- düzenli öğün düzeni,
- kişinin sağlık durumuna uygun besin seçimi,
- sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları
öne çıkıyor.
Meyve tüketiminde porsiyon kontrolü önemli
Meyvelerin sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olduğunu ancak tek başına bir diyet programının temeli haline getirilmemesi gerektiğini belirten İspiroğlu, özellikle kan şekeri açısından risk taşıyan kişilere dikkat çekti.
Prediyabeti bulunan veya diyabet riski taşıyan bireylerin meyveyi uygun porsiyonlarda tüketmesinin önemine işaret eden İspiroğlu, mümkün olduğunda meyvenin protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmesinin kan şekeri kontrolü açısından daha uygun olabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, kilo verme sürecinde kısa vadeli ve sert yöntemler yerine kişiye özel, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planının tercih edilmesini öneriyor.





