Kaşkaloğlu, Demodex’in “hijyen eksikliğiyle açıklanamayacağını” vurgulayarak, bu canlının birçok insanda doğal olarak ciltte bulunabildiğini, ancak bazı durumlarda sayısının artmasıyla şikâyetlere yol açabildiğini ifade etti. (Demodex’in yaygın görülebilen bir akar olduğu bilgisi sağlık kaynaklarında da yer alıyor.)
“Gözyaşının özelliğini bozabiliyor”
Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, Demodex’in özellikle kirpik diplerinde yerleşebildiğini; kaşıntı, kızarıklık, batma/yanma, yabancı cisim hissi ve kirpik dökülmesi gibi yakınmalara neden olabileceğini belirtti. Demodex’in kirpik dibi bölgesindeki yağlarla ilişkisi nedeniyle gözyaşı film tabakasını etkileyebildiğini söyleyen Kaşkaloğlu, bunun da hastalarda kuru göz şikâyetlerini artırabildiğini kaydetti. (Benzer belirtiler literatürde Demodex blefariti ile ilişkilendiriliyor.)
Tedavi yaklaşımı: “Yapay gözyaşı, kapak hijyeni… gerekirse ek uygulamalar”
Kaşkaloğlu, ilk aşamada kuru göz tedavisine başlandığını, yapay gözyaşı verildiğini; bazı hastalarda çay ağacı ekstresi içeren ürünlerden fayda görülebildiğini belirterek, “İçinde çay ağacı ekstresi olan mendil ve şampuanlar öneriyoruz” dedi. Öte yandan, çay ağacı yağı/ekstresinin Demodex blefaritindeki etkinliğine dair kanıtların tüm çalışmalar açısından net ve güçlü olmadığı, bu nedenle uygulamaların uzman hekim yönlendirmesiyle yapılmasının önemli olduğu vurgulanıyor.
Kaşkaloğlu, kontrol sürecinde parazitin devam etmesi halinde IPL (intense pulsed light) ve düşük düzey ışık tedavisi gibi yöntemlerin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Gözünüzde yanma, batma, bulanık görme, sulanma gibi şikâyetler varsa mutlaka uzman hekime başvurun” çağrısı yaptı. IPL’nin özellikle buharlaşmaya bağlı kuru göz ve meibomian bez fonksiyon bozukluğu bağlamında kullanıldığı; ancak etkinlik ve güvenliğe ilişkin randomize kanıtların bazı derlemelerde sınırlı/heterojen bulunduğu belirtiliyor.




