Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Prostat kanserinde erken tanı tedavi seçeneklerini artırıyor

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken evrede çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Veli Küçük, özellikle yaş ve aile öyküsü gibi kişisel risk faktörlerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, erken tanının hem tedavi seçeneklerini hem de yaşam kalitesini olumlu etkileyebildiğini söyledi.

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına

15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü öncesinde prostat kanserine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Veli Küçük, hastalığın erken dönemde herhangi bir belirti vermeyebileceğine dikkat çekti.

İdrar yaparken zorlanma, gece sık idrara çıkma, idrar akımında zayıflama veya kesik kesik işeme gibi yakınmaların toplumda sıklıkla prostat kanseriyle ilişkilendirildiğini belirten Küçük, bu şikayetlerin çoğu zaman iyi huylu prostat büyümesi gibi başka nedenlerden de kaynaklanabileceğini ifade etti.

“Şikayet yoksa prostat sağlıklıdır” düşüncesi yanıltıcı

Prostat kanserinin özellikle erken evrede sessiz ilerleyebildiğini vurgulayan Küçük, herhangi bir yakınması bulunmayan erkeklerin de yaşları ve kişisel risk faktörleri doğrultusunda değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Bu nedenle şikayetlerin ortaya çıkmasının beklenmemesi, kişinin risk durumuna göre uygun zamanda üroloji değerlendirmesine başvurması gerekiyor.

PSA yüksekliği tek başına kanser anlamına gelmiyor

Prostat kanserinin değerlendirilmesinde kullanılan önemli araçlardan biri PSA kan testi olarak öne çıkıyor.

Ancak PSA değerinin tek başına kanser tanısı koydurmadığını belirten Küçük, yaş, aile öyküsü, önceki PSA sonuçları, klinik muayene ve gerektiğinde görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

PSA seviyesinin iyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı ve farklı nedenlerle de yükselebileceğine dikkat çekilirken, tek bir normal PSA sonucunun da prostat kanserini kesin olarak dışlamadığı belirtildi.

Aile öyküsü riski artırabiliyor

Prostat kanseri riski yaşla birlikte artarken, özellikle baba veya erkek kardeş gibi birinci derece yakınlarında prostat kanseri bulunan erkeklerde risk daha yüksek olabiliyor.

Bu nedenle her erkeğe aynı yaşta aynı testlerin uygulanması yerine, tarama ve değerlendirme sürecinin kişinin risk profiline göre planlanması önem taşıyor.

MR ve biyopsi tanıda önemli rol oynuyor

Prostat kanseri şüphesinin değerlendirilmesinde günümüzde daha gelişmiş yöntemlerden yararlanılıyor.

Gerekli hastalarda;

  • PSA testinin yeniden değerlendirilmesi,
  • Klinik risk analizi,
  • Çok parametreli prostat MR’ı,
  • Uygun vakalarda biyopsi

birlikte kullanılabiliyor.

Bu yaklaşım sayesinde gerçekten tedavi edilmesi gereken hastaların daha doğru belirlenmesi amaçlanıyor.

Her prostat kanseri ameliyat gerektirmiyor

Prostat kanseri tanısı konulması her hastanın ameliyat olması gerektiği anlamına gelmiyor.

Tedavi kararı; hastalığın evresi, risk grubu, tümör özellikleri, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve yaşam beklentisine göre kişiye özel olarak veriliyor.

Düşük riskli bazı hastalarda aktif izlem tercih edilebilirken, bazı hastalarda radyoterapi veya cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelebiliyor.

Robotik cerrahide amaç yalnızca tümörü çıkarmak değil

Cerrahi tedavinin gerekli olduğu hastalarda robotik cerrahi önemli seçeneklerden biri olarak kullanılıyor.

Robotik sistemlerin yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve hassas hareket imkanı sağladığını belirten uzmanlar, uygun hastalarda idrar tutma ve cinsel fonksiyon açısından önemli anatomik yapıların korunmasının hedeflendiğini ifade ediyor.

Ancak robotik cerrahinin tek başına başarı garantisi olmadığı; doğru hasta seçimi, cerrahi planlama ve cerrahın deneyiminin de büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

Erken tanı yaşam kalitesini de etkiliyor

Prof. Dr. Küçük, özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerin kişisel risklerini doktorlarıyla değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Prostat kanserinde erken tanının yalnızca hastalığın seyrini değil, uygulanabilecek tedavi seçeneklerini ve tedavi sonrasındaki yaşam kalitesini de olumlu yönde etkileyebileceği ifade ediliyor.