Türkiye’de sağlık sisteminin ilk basamağını oluşturan Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), yalnızca günlük muayene hizmeti vermiyor. Gebelik ve bebek izlemleri, çocukluk çağı aşıları, kronik hastalıkların takibi, kanser taramalarına yönlendirme ve çok sayıda koruyucu sağlık hizmeti de ASM’lerde yürütülüyor.
Ancak son dönemde il sağlık müdürlükleri tarafından yayımlanan duyurular, bazı aile hekimliği birimlerinde sağlık çalışanı ihtiyacının sürdüğünü ortaya koydu.
İstanbul, Sakarya ve İzmir’de personel arayışı
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, 14 Ağustos’ta aile sağlığı çalışanı bulunmayan birimlere ilişkin başvuru süreci başlattı. Duyuruda ebe, hemşire, sağlık memuru ve acil tıp teknisyenlerinin söz konusu birimlerde görev almak üzere başvurabileceği belirtildi.
Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü de 4 Eylül’de aile sağlığı çalışanı bulunmayan birimler için yeni bir duyuru yayımladı.
İzmir’de ise aile sağlığı çalışanı bulunmayan aile hekimliği birimlerinin listesi 7 Eylül itibarıyla güncellendi.
İzmir’de 17 aile hekimliği birimi boş
Birinci basamak sağlık hizmetlerindeki personel ihtiyacı yalnızca aile sağlığı çalışanlarıyla sınırlı değil.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün 3 Eylül tarihli duyurusuna göre kent genelindeki 1.539 aile hekimliği biriminden 17’si, yeni açılma, istifa, emeklilik ve sözleşme feshi gibi nedenlerle boş durumda bulunuyor.
Söz konusu birimler için 29 Eylül’de ek yerleştirme yapılması planlanıyor.
“Aile hekimliği bir ekip işidir”
SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, aile sağlığı merkezlerindeki personel ihtiyacının geçici ilanlarla değil, uzun vadeli bir insan kaynağı planlamasıyla ele alınması gerektiğini belirtti.
Aile hekimliği sisteminde görevlerin giderek arttığına dikkat çeken Akarken, sistemin yalnızca hekimlerden oluşmadığını, hemşire, ebe ve diğer sağlık çalışanlarının da hizmetin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Akarken, “Aile hekimliği bir ekip işidir. Ekibin bir parçası eksildiğinde yapılması gereken işler ortadan kalkmıyor, kalan çalışanların üzerine dağılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
ASM’lerde yalnızca muayene yapılmıyor
Aile Sağlığı Merkezlerindeki iş yükünün yalnızca poliklinik başvurularıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Akarken, gebelik ve lohusalık izlemleri, bebek ve çocuk takipleri, aşılama, kronik hastalık izlemleri, taramalar ve kayıt süreçlerinin de aynı ekipler tarafından yürütüldüğünü ifade etti.
Personel eksikliğinin bu hizmetlerde görev yapan mevcut çalışanların iş yükünü artırdığına dikkat çekildi.
Koruyucu sağlık hizmetlerinde insan kaynağı vurgusu
Koruyucu sağlık hizmetlerinin etkili biçimde yürütülebilmesi için yeterli sayıda sağlık çalışanının bulunmasının önemli olduğunu belirten Akarken, kadro planlamasının bölge nüfusu ve hizmet yoğunluğu dikkate alınarak yapılması gerektiğini söyledi.
Akarken, ASM’lerdeki eksik kadroların tamamlanmasının yanı sıra sağlık çalışanlarının idari ve mesleki yüklerinin de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Personel eksikliği vatandaşı da etkiliyor
Aile sağlığı merkezlerindeki personel açığının yalnızca sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını ilgilendirmediğine dikkat çekiliyor.
Güçlü bir birinci basamak sağlık sisteminin hastalıkların erken tespit edilmesine, vatandaşların sağlık hizmetine daha kolay ulaşmasına ve hastanelerdeki yoğunluğun azaltılmasına katkı sağladığı belirtiliyor.
Bu nedenle ASM’lerdeki insan kaynağı ihtiyacının çalışma koşullarının yanı sıra doğrudan halk sağlığını ve vatandaşın sağlık hizmetine erişimini ilgilendiren bir konu olduğu vurgulanıyor.




