Avrupa Kalp Dergisi’nde yayımlanan araştırmada, gece uykusu sırasında ışığa maruz kalmanın kalp sağlığı üzerindeki etkileri incelendi. Araştırmaya, neredeyse tam karanlıktan kapı aralığından sızan ışığa ya da düşük parlaklıktaki telefon ekranına benzer seviyelere kadar farklı gece ışığı düzeylerine maruz kalan 11 bin 71 kişi dahil edildi.
Araştırmacılar, gece ışığına daha fazla maruz kalan kişilerde kalbin sol karıncık yapısında bazı değişiklikler görüldüğünü bildirdi. En yüksek ışık maruziyetine sahip grupta sol karıncık duvarlarının kalınlaştığı, karıncık iç boşluğunun azaldığı ve kalbin gevşeme yeteneğinde bozulmaya işaret eden bulgular saptandı.
Düşük düzeyde ışık da önemli olabilir
Araştırmanın başyazarı Lu Qi, gece saatlerinde daha yüksek ışık maruziyetinin kalpte yeniden yapılanma ile ilişkili olduğunu belirtti. Bu durumun kalbin yapısında ve işlevinde değişim anlamına gelebileceği, uzun vadede kronik stres veya hasarla bağlantılı olabileceği ifade edildi.
Uzmanlara göre burada dikkat çeken nokta, söz konusu ışığın mutlaka parlak bir oda lambası olması gerekmemesi. Kapı aralığından gelen ışık, ay ışığı ya da düşük parlaklıktaki bir telefon ekranı gibi kaynaklar da çalışma kapsamında değerlendirildi.
Yatak odasını karanlık tutmak öneriliyor
Araştırmaya eşlik eden editoryal değerlendirmede, karanlık bir uyku ortamının kalp-damar sağlığı açısından öneminin daha fazla dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Uzmanlar özellikle;
- yatak odasında karartma perdeleri kullanılmasını,
- sıcak tonlu başucu aydınlatmalarının tercih edilmesini,
- televizyon, modem ve diğer cihazlardaki bekleme LED’lerinin kapatılmasını,
- gece ekran kullanımının azaltılmasını
öneriyor.
Işık kirliliği yalnızca bireysel değil, kentsel bir sorun
Araştırmacılar, ışık kirliliğinin yalnızca ev içi bir mesele olmadığını, şehir planlaması açısından da ele alınması gerektiğini belirtti.
Koruyucu armatürler, sıcak spektrumlu ampuller, hareket sensörlü ve kısılabilir sokak lambaları gibi uygulamaların hem gece ışığına maruziyeti azaltabileceği hem de enerji tasarrufu sağlayabileceği ifade edildi.
Araştırma, gece ışığı ile kalp yapısındaki değişiklikler arasında bir bağlantı ortaya koyuyor; ancak bu tür gözlemsel bulgular doğrudan neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamıyor. Buna rağmen uzmanlar, daha karanlık bir uyku ortamının düşük maliyetli ve uygulanabilir bir koruyucu önlem olabileceğini değerlendiriyor.





