Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yemek sonrası karın şişkinliği ve gaz SIBO belirtisi olabilir

Yemeklerden sonra karında belirgin şişkinlik, gün içinde artan gaz, karın ağrısı ve bağırsak düzenindeki değişiklikler her zaman yalnızca beslenme veya stresten kaynaklanmayabilir. Prof. Dr. Elif Öztürk, bu belirtilerin ince bağırsakta bakterilerin normalden fazla çoğalması olarak tanımlanan SIBO ile ilişkili olabileceğini belirterek, uzun süren sindirim sistemi şikayetlerinde hekim değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.

Yemeklerden sonra karında belirgin şişkinlik, gün içinde artan gaz, karın

Yemek sonrası ortaya çıkan şişkinlik, gaz, karın ağrısı, kabızlık veya ishal toplumda oldukça sık görülüyor. Bu şikayetler çoğu zaman “yediğim bir şey dokundu” ya da “stresten oldu” şeklinde değerlendirilerek önemsenmeyebiliyor.

Ancak bazı kişilerde sorunun altında, tıp literatüründe Small Intestinal Bacterial Overgrowth (SIBO) olarak adlandırılan ve ince bağırsakta bakterilerin aşırı çoğalmasıyla ortaya çıkan bir tablo bulunabiliyor.

Fonksiyonel tıp üzerine çalışmalar yürüten Prof. Dr. Elif Öztürk, sindirim sistemi yakınmaları uzun süre devam eden kişilerin sorunun nedeninin belirlenmesi için uzman değerlendirmesine başvurması gerektiğini belirtti.

Yemek sonrası karın neden balon gibi şişiyor?

SIBO, ince bağırsaktaki bakteri miktarının normal sınırların üzerine çıkması olarak tanımlanıyor.

İnce bağırsakta aşırı çoğalan bakteriler, tüketilen besinleri fermente ederek hidrojen, metan ve bazı durumlarda hidrojen sülfür gibi gazların oluşmasına neden olabiliyor.

Bu süreç sonucunda en sık görülen belirtiler arasında:

  • Yemek sonrası belirgin karın şişkinliği
  • Gaz
  • Karın ağrısı
  • Kabızlık
  • İshal
  • Bulantı
  • Gıda intoleransları

yer alıyor.

Bazı kişilerde emilim bozukluğuna bağlı vitamin ve mineral eksiklikleri de ortaya çıkabiliyor.

Her şişkinlik SIBO anlamına gelmiyor

Prof. Dr. Elif Öztürk, karın şişkinliği ve gaz şikayetlerinin tek başına SIBO tanısı koydurmayacağını özellikle vurguluyor.

Benzer belirtiler;

  • irritabl bağırsak sendromu,
  • çölyak hastalığı,
  • laktoz intoleransı,
  • inflamatuvar bağırsak hastalıkları,
  • pankreas yetmezliği,
  • paraziter enfeksiyonlar,
  • safra asidi emilim bozuklukları,
  • gastroözofageal reflü

gibi birçok farklı sağlık sorununda da görülebiliyor.

Bu nedenle belirtilerin nedeninin ayrıntılı değerlendirmeyle belirlenmesi gerekiyor.

IBS hastalarında daha sık görülebiliyor

SIBO’nun toplumdaki kesin görülme sıklığı net olarak bilinmiyor.

Paylaşılan verilere göre sindirim sistemi şikayeti bulunan kişilerin yaklaşık yüzde 34’ünde, irritabl bağırsak sendromu bulunanlarda ise yüzde 52’ye varan oranlarda SIBO saptanabildiği belirtiliyor.

Ancak oranların hasta grubuna ve kullanılan tanı yöntemine göre değişebileceği unutulmamalı.

Obezite ve bazı kronik hastalıklarda da değerlendirme gerekebilir

SIBO yalnızca doğrudan bağırsak hastalığı bulunan kişilerde görülmeyebiliyor.

Prof. Dr. Öztürk, obezite, romatolojik hastalıklar veya Parkinson gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerde gaz ve kabızlık gibi yakınmaların uzun sürmesi halinde uzman değerlendirmesinin önemli olduğunu ifade ediyor.

Tanıda nefes testi kullanılabiliyor

SIBO şüphesinde hastanın yakınmaları ve klinik bulguları değerlendirildikten sonra farklı tanı yöntemlerinden yararlanılabiliyor.

En sık başvurulan yöntemlerden biri hidrojen ve metan nefes testi.

Bu yöntemde hastaya belirli bir şeker çözeltisi veriliyor ve belirli aralıklarla alınan nefes örneklerinde ortaya çıkan gaz seviyeleri ölçülüyor.

Hidrojen ve metan düzeylerindeki değişiklikler, ince bağırsakta mikrobiyal aşırı çoğalma olup olmadığı konusunda hekime yol gösterebiliyor.

Endoskopik inceleme de gündeme gelebiliyor

Bazı durumlarda endoskopi sırasında ince bağırsaktan alınan örnekler mikrobiyolojik olarak değerlendirilebiliyor.

Prof. Dr. Öztürk, nefes testinin daha kolay uygulanabilir olmasına karşın endoskopik değerlendirmenin, belirtilere neden olabilecek başka yapısal sorunların araştırılmasına da katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

SIBO neden gelişiyor?

Normal koşullarda ince bağırsakta bulunan bakteriler belirli bir denge içerisinde yaşamını sürdürüyor. Ancak bazı hastalıklar ve yaşam tarzı faktörleri bu dengeyi bozabiliyor.

SIBO ile ilişkilendirilen durumlar arasında;

  • çölyak hastalığı,
  • Crohn hastalığı,
  • bağırsak hareketlerini yavaşlatabilen diyabet,
  • gastrointestinal anatomideki değişiklikler,
  • safra metabolizmasındaki bozukluklar,
  • mide asidi üretiminin azalması,
  • pankreas enzimlerinin yetersizliği,
  • bazı bağışıklık sistemi sorunları

yer alabiliyor.

Beslenme alışkanlıkları da etkili olabilir

Öztürk, aşırı işlenmiş gıda tüketimi, düşük lifli ve tek tip beslenme gibi dengesiz beslenme alışkanlıklarının bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

Gereksiz veya uzun süre kullanılan bazı ilaçların da sindirim sistemi üzerindeki etkilerinin hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Uzmanlar özellikle mide asidini azaltan veya bağırsak hareketlerini etkileyen ilaçların gereksiz ve kontrolsüz kullanımından kaçınılmasını öneriyor.

Antibiyotik tek başına yeterli olmayabilir

SIBO tanısının desteklenmesi halinde tedavi kişiye göre planlanıyor.

Bakterilerin aşırı çoğalmasını azaltmaya yönelik antibiyotik tedavisi gündeme gelebilirken, aynı zamanda SIBO’ya yol açan temel nedenlerin ortaya çıkarılması da önem taşıyor.

Prof. Dr. Öztürk, tedavide beslenme düzenlemesinin de önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Diyet yapılmadan antibiyotik tedavisinin hiçbir anlamı olmamaktadır. Beslenme alışkanlıkları aşama aşama değiştirilmektedir. Bu konuda eğitimli diyetisyen takibi çok önemlidir.”

Beslenme programlarında kişiye göre fermente olabilen bazı gıdaların geçici olarak sınırlandırılması, daha sonra kontrollü biçimde yeniden beslenmeye eklenmesi gündeme gelebiliyor.

Tedavinin ardından nedenin ortadan kaldırılması önemli

SIBO’nun tedavi sonrasında tekrar edebilmesi nedeniyle yalnızca mevcut bakteri artışının azaltılması yeterli olmayabiliyor.

Bağırsak hareketlerini etkileyen hastalıkların kontrol altına alınması, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, gereksiz gıda kısıtlamalarından kaçınılması ve düzenli fiziksel aktivite önem taşıyor.

Prof. Dr. Öztürk, uzun süre devam eden şişkinlik, gaz, kabızlık veya ishal gibi yakınmaların kendi kendine tanı koyularak tedavi edilmeye çalışılmaması gerektiğini belirterek, erken ve doğru tanı için uzman hekime başvurulmasını öneriyor.