Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek birçok kişi için günlük yaşamın sıradan bir parçası gibi görülüyor. Ancak bu davranışın sürekli hale gelmesi, idrar kesesinin normal çalışma biçimini değiştirebiliyor.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Altay, özellikle çocuklar ve gençlerde görülen idrar tutma alışkanlığına karşı uyarıda bulunarak, ihtiyaç hissedildiğinde uygun olan ilk fırsatta tuvalete gidilmesi gerektiğini belirtti.
Mesane ilk sinyali 100-150 mililitrede veriyor
Prof. Dr. Altay, mesanenin yaklaşık 100-150 mililitre idrarla dolduğunda ilk idrar yapma hissinin ortaya çıktığını söyledi.
Mesanedeki idrar miktarı 400-500 mililitreye ulaştığında ise sıkışma hissinin çok daha belirgin hale geldiğini aktaran Altay, ideal olanın mesanenin aşırı dolmasını beklememek olduğunu vurguladı.
Altay şöyle konuştu:
“400-500 mililitrelerde artık çok yüksek bir idrar hissi oluşuyor. İdeal olan, 150-200, en fazla 300 mililitre civarında o sıkışıklığı hissettiğimizde ilk fırsatta mesanemizi boşaltmaktır.”
Sürekli idrar tutmak mesaneyi değiştirebiliyor
İdrar yapma ihtiyacının sürekli ertelenmesi halinde mesane zamanla yüksek miktarda idrar tutmaya alışabiliyor.
Prof. Dr. Altay, kronik hale gelen bu davranışın mesanenin normal boşalma düzenini olumsuz etkileyebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kronik olarak idrar tutma alışkanlığı devam ettiğinde mesane yüksek volümlerde idrar tutmaya alışabiliyor. Bir süre sonra mesaneyi tam boşaltamama ve yüksek miktarda artık idrarla yaşamaya alışmış bir mesane haline gelebiliyor.”
Bu durumda kişi tuvalete gitse bile mesanenin içerisinde normalden fazla miktarda idrar kalabiliyor.
Yıllar sonra böbrekleri de etkileyebilir
Mesanenin tam olarak boşalamaması yalnızca idrar kesesiyle sınırlı bir sorun oluşturmayabiliyor.
Uzun süre yüksek miktarda artık idrarla yaşanmasının zaman içerisinde üst üriner sistemi ve böbrek fonksiyonlarını da etkileyebileceğine dikkat çeken Altay, oluşan mesane değişikliklerinin eski haline döndürülmesinin her zaman kolay olmadığını söyledi.
Prof. Dr. Altay:
“Bu durumun çok uzun yıllar içerisinde böbrek fonksiyonlarını bile olumsuz etkileme riski oldukça var. Mesanede oluşan bu tür hasarları ve yüksek bakiye idrarla yaşama alışkanlığını eski haline çevirmek de her zaman kolay olmuyor.”
ifadelerini kullandı.
Çocuk ve gençlerde alışkanlığa dönüşmesine dikkat
Uzmanların özellikle dikkat çektiği gruplar arasında çocuklar ve gençler bulunuyor.
Okulda, dışarıda veya sosyal ortamlarda tuvalet kullanmaktan kaçınmak, hijyen endişeleri ya da oyun ve ders nedeniyle ihtiyacı ertelemek zaman içerisinde alışkanlığa dönüşebiliyor.
Bu nedenle çocukların idrar yapma ihtiyacını uzun süre bastırmamaları ve tuvalet ihtiyaçlarını düzenli biçimde karşılamaları önem taşıyor.
Günde 6-8 kez idrara çıkmak normal kabul ediliyor
İdrara çıkma sıklığı kişinin tükettiği sıvı miktarı, yaşadığı ortam, kullanılan ilaçlar ve sağlık durumuna göre değişebiliyor.
Prof. Dr. Altay, sağlıklı koşullarda bir kişinin günde yaklaşık 6-8 kez idrara çıkmasının normal kabul edildiğini belirtti.
Bununla birlikte alışılmış idrar düzeninde belirgin değişiklik, idrar yaparken güçlük, mesanenin tam boşalmadığı hissi veya sürekli sıkışma gibi şikâyetlerin bulunması halinde tıbbi değerlendirme gerekebiliyor.
İdrar geldiğinde sürekli ertelemeyin
Uzmanların temel önerisi, idrar ihtiyacını sürekli bastırmamak.
Özellikle uzun saatler boyunca idrar tutmayı günlük bir alışkanlığa dönüştürmek yerine, ihtiyaç hissedildiğinde uygun olan ilk zamanda tuvalete gidilmesi mesane sağlığının korunması açısından önem taşıyor.





