Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Komşu dairedeki ilaçlama bile zehirleyebilir

Ev ve apartmanlarda yapılan böcek ilaçlamalarında kullanılan kimyasalların yalnızca uygulama yapılan dairede değil, hava akımları ve bina boşlukları aracılığıyla komşu dairelerde de risk oluşturabileceği belirtildi. İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, özellikle sisleme, aerosol ve gaz oluşturan uygulamalarda ciddi önlemler alınması gerektiğini söyledi

Ev ve apartmanlarda yapılan böcek ilaçlamalarında kullanılan kimyasalların yalnızca uygulama

Geçtiğimiz günlerde böcek ilaçlamasının ardından zehirlendiği iddia edilen 9 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi, ev ve apartmanlarda yapılan ilaçlamaların güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, böcek ilaçlarında riskin kullanılan aktif madde, doz, uygulama yöntemi, ortamın büyüklüğü ve havalandırma koşullarına göre değiştiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığı da biyosidal ürünlerde ürün etiketi ve kullanım talimatlarının dikkate alınması, uygulama dozu ve yöntemine uyulması gerektiği konusunda uyarıyor.

Her böcek ilacı aynı riski taşımıyor

“Böcek ilacı” ifadesinin tek başına ürünün ne kadar tehlikeli olduğunu ortaya koymaya yetmediğini belirten Özay, jel ve yem uygulamalarında riskin genellikle daha düşük olduğunu, püskürtme, sisleme ve aerosol uygulamalarında ise solunum yoluyla maruziyet riskinin yükseldiğini ifade etti.

Organofosfat ve karbamatlar gibi bazı maddelerin akut nörotoksisite açısından daha yüksek risk oluşturabildiğini kaydeden Özay, piretroitlerin insanlarda akut toksisitesinin genellikle daha düşük olmasına rağmen yoğun maruziyet durumunda zehirlenmeye yol açabileceğini söyledi.

Gaz oluşturan ürünlerde tehlike daha büyük

Gazla mücadelede kullanılan fumigantların özellikle dikkat gerektirdiğini belirten Özay, alüminyum fosfitin nemle temas ettiğinde çok toksik fosfin gazı oluşturabileceğini ve kapalı alanlarda kısa sürede yaşamı tehdit eden maruziyete neden olabileceğini söyledi.

Özay, bu nedenle kullanılan ürünün aktif maddesi, formülasyonu, kullanım amacı ve ruhsatlı etiketteki uygulama koşullarının mutlaka bilinmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de biyosidal ürünlerin değerlendirilmesi, izinlendirilmesi, piyasa gözetimi ve denetimi Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Komşu dairedekiler de etkilenebilir

İlaçlama sırasında kimyasalların yalnızca uygulamanın yapıldığı daireyle sınırlı kalmayabileceğini belirten Özay, özellikle aerosol, sisleme veya gaz oluşturan ürünlerde komşu dairelerde yaşayan kişilerin de etkilenebileceğini söyledi.

Apartmanlarda kimyasal yayılımının;

  • ortak havalandırma ve klima kanalları,
  • tesisat ve elektrik şaftları,
  • asansör ve merdiven boşlukları,
  • kapı altları,
  • duvarlardaki açıklıklar

üzerinden gerçekleşebileceğini ifade etti.

Kapıyı kapatmak tek başına yeterli değil

Özellikle gaz oluşturan ürünlerde yalnızca ilaçlanan dairenin kapısının kapatılmasının yeterli bir önlem olmadığını vurgulayan Özay, kapsamlı uygulamalarda komşu dairelerin, ortak alanların ve havalandırma sistemlerinin de risk değerlendirmesine dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

İlaçlanan alanın uygun biçimde izole edilmesi ve uygulamanın ardından güvenli yeniden giriş koşullarının sağlanması gerektiğini belirten Özay, gazla mücadelede yalnızca belirli bir süre beklemenin de her zaman yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.

Apartman sakinleri önceden bilgilendirilmeli

Kapsamlı apartman ilaçlamalarında bina sakinlerinin uygulamadan önce bilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden Özay, kullanılacak ürünün adı ve aktif maddesi, uygulama yöntemi, etkilenecek alanlar, binanın ne kadar süre boşaltılacağı ve yeniden giriş koşullarının önceden belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Uygulama sırasında alanın erişime kapatılması, gerektiğinde ortak havalandırma sistemlerinin izole edilmesi ve çalışanların uygun kişisel koruyucu donanım kullanması gerektiğini kaydetti.

Her ilaçlama için aynı havalandırma süresi geçerli değil

İlaçlama sonrasında standart bir bekleme veya havalandırma süresinin her ürün için geçerli olmadığını belirten Özay, “Her ilaçlamadan sonra iki saat havalandırın” şeklindeki genel yaklaşımın doğru olmadığını söyledi.

Kullanılan ürünün ruhsatlı etiketi ve güvenlik bilgi formundaki koşulların esas alınması gerektiğini ifade etti.

Sağlık Bakanlığı da biyosidal ürünlerin etikette belirtilen kullanım şekli ve dozuna uygun kullanılmasını özellikle öneriyor.

İlaçlama firmasından ürün bilgilerini isteyin

Vatandaşların ilaçlama yaptırmadan önce firmanın yetkisini sorgulaması gerektiğini belirten Özay, uygulama öncesinde şu bilgilerin yazılı olarak istenmesini önerdi:

  • Ürünün ticari adı
  • Aktif maddesi ve konsantrasyonu
  • Ruhsat veya tescil bilgileri
  • Onaylı etiketi
  • Güvenlik Bilgi Formu
  • Uygulama yöntemi
  • Kullanılacak miktar
  • Yeniden giriş süresi

Biyosidal ürün uygulamalarına ilişkin eğitim ve yetkilendirme süreçleri Sağlık Bakanlığı tarafından düzenleniyor.

“Gizli formül” deniliyorsa dikkat

İlaçlama firmasının kullanılan ürünün içeriğini açıklamamasının ciddi bir uyarı işareti olduğunu belirten Özay, “Firmanın ‘gizli formül’, ‘çok güçlü ilaç’ veya ‘ruhsata gerek yok’ gibi gerekçelerle ürün bilgisini vermemesi önemli bir güvenlik uyarısıdır.” dedi.

Profesyonel bir uygulamada hangi ürünün, nerede, hangi miktarda ve kim tarafından kullanıldığının izlenebilir olması gerektiğini söyledi.

Aynı anda birkaç kişide belirti varsa ciddiye alınmalı

İlaçlama sonrasında aynı ortamda bulunan birden fazla kişide baş ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi, halsizlik, gözlerde yanma veya solunum yolu şikâyetlerinin ortaya çıkmasının kimyasal maruziyet ihtimalini düşündürebileceğini ifade eden Özay, nefes darlığı, bilinç değişikliği, bayılma ve nöbet gibi belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerektiğini söyledi.

İlacın kokusuna bakmak için içeri girmeyin

Zehirlenme şüphesinde en tehlikeli hatalardan birinin maruziyet yaşanan alana yeniden girmek olduğunu vurgulayan Özay, kişinin ilacın kokusunu kontrol etmek veya kaynağı araştırmak için içeri girmemesi gerektiğini belirtti.

Şüpheli durumda temiz havaya çıkılması, ürün bilgileri güvenli bir şekilde temin edilebiliyorsa sağlık ekipleriyle paylaşılması ve ciddi belirtilerde acil sağlık hizmeti alınması gerektiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı, biyosidal ürünlerden kaynaklanan zehirlenme durumlarında Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nin 114 numaralı hattının aranabileceğini belirtiyor.