Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ağustos sıcaklarında pıhtı riskine karşı 8 önemli öneri

Yüksek sıcaklıklarla birlikte artan sıvı kaybı ve uzun süre hareketsiz kalmak, özellikle risk grubundaki kişilerde damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hidayet Demir, yaz aylarında pıhtı riskine karşı alınabilecek önlemleri sıraladı.

Yüksek sıcaklıklarla birlikte artan sıvı kaybı ve uzun süre hareketsiz

Ağustos ayının yüksek sıcaklıkları, vücuttaki sıvı kaybını artırırken uzun süre hareketsiz kalmak da toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabiliyor. Dehidrasyonun kanın akış özelliklerini değiştirebildiğine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunurken, uzun süre hareketsiz kalmanın venöz pıhtı oluşumu açısından bilinen bir risk faktörü olduğu belirtiliyor.

Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Hidayet Demir, özellikle pıhtı açısından risk taşıyan kişilerin sıcak havalarda sıvı tüketimi ve hareket konusunda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.

1. Pıhtıyı basit bir dolaşım sorunu olarak görmeyin

Damar içerisinde oluşan pıhtı, kan akışını kısmen veya tamamen engelleyebiliyor. Bacağın derin toplardamarlarında meydana gelen durum derin ven trombozu olarak adlandırılıyor. Buradaki pıhtının koparak akciğere ulaşması ise hayati tehlike oluşturabilen akciğer embolisine yol açabiliyor.

Vücudun farklı damarlarında meydana gelen pıhtılar da bulundukları bölgeye bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

2. Sıcak havalarda sıvı kaybına dikkat

Yoğun terlemeyle kaybedilen sıvının yeterince yerine konulmaması dehidrasyona neden olabiliyor. Araştırmalar dehidrasyonun kan yoğunluğu ve viskozitesinde değişikliklere yol açabileceğini gösteriyor.

Özellikle pıhtı açısından başka risk faktörleri bulunan kişilerin yaz aylarında yeterli sıvı tüketmesi ve uzun süre hareketsiz kalmaması önem taşıyor.

3. Uzun yolculuklarda mutlaka hareket edin

Dört saatten uzun süren uçak, otobüs veya otomobil yolculuklarında uzun süre aynı pozisyonda oturmak pıhtı riskini artırabiliyor. Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri de 4 saatten uzun yolculuklarda riskin özellikle başka risk faktörleri bulunan kişilerde arttığına dikkat çekiyor.

Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkmak, kısa yürüyüşler yapmak ve bacakları hareket ettirmek öneriliyor.

4. Bazı kişiler daha fazla risk altında

Daha önce pıhtı geçirenler, ileri yaştakiler, kanser hastaları, yakın zamanda büyük ameliyat geçirenler, uzun süre yatağa bağımlı kalanlar, hamileler, doğum sonrası dönemdeki kadınlar ve obezitesi bulunan kişilerde venöz pıhtı riski daha yüksek olabiliyor.

Bu kişilerin özellikle uzun yolculuk ve uzun süreli hareketsizlik durumlarında doktorlarının önerilerine göre hareket etmesi gerekiyor.

5. Gün içerisinde hareket etmeyi unutmayın

Pıhtı riskini azaltmada hareket önemli bir yer tutuyor. Özellikle masa başında çalışanların uzun süre aynı pozisyonda oturmaktan kaçınması, belirli aralıklarla ayağa kalkması ve günlük fiziksel aktiviteyi ihmal etmemesi öneriliyor. Hareketsizlik, pıhtı oluşumu açısından bilinen risk faktörleri arasında bulunuyor.

Yeterli sıvı tüketimi, sağlıklı kilonun korunması ve kronik hastalıkların düzenli takibi de genel damar sağlığı açısından önem taşıyor.

6. Kan sulandırıcı ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmayın

Pıhtı açısından yüksek risk taşıyan bazı kişilerde doktor değerlendirmesi sonucunda basınçlı varis çorabı veya koruyucu ilaç tedavileri gündeme gelebiliyor. Ancak kan sulandırıcı ilaçların kişinin kendi kararıyla kullanılmaması gerekiyor.

Uzun yolculuk yapacak ve daha önce pıhtı geçirmiş kişilerin seyahat öncesinde hekimlerine danışmaları öneriliyor.

7. Bu belirtileri ciddiye alın

Tek bacakta ortaya çıkan şişlik, ağrı, hassasiyet, sıcaklık artışı veya kızarıklık derin ven trombozunun belirtileri arasında bulunabiliyor.

Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, hızlı kalp atımı veya kanlı öksürük ise akciğer embolisi açısından alarm belirtileri olabiliyor. Bu tür şikâyetlerde gecikmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.

8. Basit önlemleri küçümsemeyin

Op. Dr. Hidayet Demir, sıcak havalarda yeterli sıvı tüketmenin, düzenli hareket etmenin ve uzun süre aynı pozisyonda kalmamanın özellikle risk grubundaki kişiler açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Pıhtı belirtilerinin erken fark edilmesi de olası ciddi sonuçların önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Derin ven trombozunun zamanında değerlendirilmesi, yaşamı tehdit edebilen akciğer embolisine ilerleme riskinin yönetilmesinde önemli rol oynuyor