Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kalbin sessiz uyarılarını göz ardı etmeyin: Günlük hayattaki küçük değişimler hastalık habercisi olabilir

Merdiven çıkarken eskisine göre daha çabuk yorulmak, kısa süreli çarpıntı yaşamak, yürürken sık sık mola verme ihtiyacı duymak veya günlük işleri daha yavaş yapmak kalp ve damar hastalıklarının erken işaretleri arasında yer alabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Burak Onan, belirgin bir şikâyetin bulunmamasının kalpte herhangi bir sorun olmadığı anlamına gelmediğini belirterek, kalıcı veya giderek artan değişikliklerin uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Merdiven çıkarken eskisine göre daha çabuk yorulmak, kısa süreli çarpıntı

Kalp hastalıkları her zaman şiddetli göğüs ağrısı veya belirgin nefes darlığıyla ortaya çıkmıyor. Bazı kişilerde hastalık uzun süre belirti vermeden ilerlerken, bazı kişilerde ise günlük hayatın temposu içinde kolaylıkla gözden kaçabilecek küçük uyarılarla kendisini gösterebiliyor.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Burak Onan, kişinin günlük yaşamındaki performans değişikliklerinin kalp sağlığı açısından önemli olabileceğine dikkat çekti.

Günlük yaşam temposu farkında olmadan düşebiliyor

Kalp ve damar hastalığı gelişen bazı kişilerin günlük alışkanlıklarını farkında olmadan değiştirdiğini belirten Onan, daha az yürüme, asansörü daha sık kullanma ve yorucu işlerden kaçınma gibi davranışların zamanla normal kabul edilebildiğini söyledi.

Daha önce kolaylıkla çıkılan merdivenlerde zorlanmak, aynı mesafeyi daha uzun sürede yürümek veya gün sonunda alışılmışın dışında yorgunluk hissetmek vücudun verdiği uyarılar arasında bulunabiliyor.

Önemli olanın tek seferlik bir yorgunluk değil, kişinin kendi normal düzenine göre ortaya çıkan kalıcı değişim olduğu vurgulandı.

“Gizli kalp hastalığı” tek bir hastalığı ifade etmiyor

Halk arasında kullanılan “gizli kalp hastalığı” tanımının tıbbi açıdan tek bir hastalığın adı olmadığını belirten Prof. Dr. Onan, bu ifadenin belirgin şikâyete yol açmadan ilerleyen veya küçük belirtileri fark edilmediği için geç tanı alan rahatsızlıkları kapsadığını ifade etti.

Bu grupta şu sağlık sorunları yer alabiliyor:

  • Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar
  • Bazı kalp kapağı hastalıkları
  • Kalp ritmi bozuklukları
  • Kalpten çıkan ana damardaki genişlemeler

Kalp hastalıkları bazen rutin muayenede duyulan anormal bir kalp sesi, tansiyon kontrolü, ameliyat öncesi değerlendirme veya başka bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında tesadüfen tespit edilebiliyor.

Kalp küçük değişikliklerle sinyal verebilir

Kalp hastalıklarının oluşturabileceği belirtiler her kişide aynı şekilde ortaya çıkmayabiliyor. Bazı kişilerde klasik göğüs ağrısı yerine efor sırasında çabuk yorulma veya nefes darlığı görülebiliyor.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında şunlar bulunuyor:

  • Merdiven çıkarken veya yürürken çabuk yorulma
  • Efor sırasında nefes darlığı
  • Göğüste baskı, sıkışma veya huzursuzluk hissi
  • Aralıklı kalp çarpıntıları
  • Baş dönmesi veya bayılma hissi
  • Günlük hareket kapasitesinde azalma
  • Günlük işleri daha sık mola vererek tamamlama
  • Ayaklarda veya bacaklarda şişlik

Bu belirtilerin her zaman kalp hastalığı anlamına gelmediği ancak tekrar etmesi, giderek artması veya günlük yaşamı etkilemesi halinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Her kalp hastalığı aynı belirtiyi vermiyor

Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar bazı kişilerde göğüs ağrısı yerine yalnızca efor kapasitesinde azalmaya neden olabiliyor.

Kalp kapağı hastalıkları nefes darlığı, çabuk yorulma ve günlük aktivitelerde yavaşlamayla kendisini gösterebilirken, ritim bozuklukları zaman zaman ortaya çıkan çarpıntılarla fark edilebiliyor.

Kalpten çıkan ana damardaki genişlemeler ise uzun süre hiçbir şikâyete yol açmadan ilerleyebiliyor ve başka bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında tespit edilebiliyor.

Bu nedenle kalp hastalığını gösteren tek ve değişmez bir belirtiden söz edilemeyeceği, kişinin şikâyetlerinin risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Risk faktörü bulunanlar daha dikkatli olmalı

Bazı kişilerin kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıdığını belirten Prof. Dr. Onan, özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunanların kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.

Başlıca risk faktörleri şöyle sıralandı:

Risk faktörü Kalp sağlığı açısından önemi
Ailede erken yaşta kalp hastalığı Genetik yatkınlığı artırabilir
Yüksek tansiyon Kalp ve damarlar üzerindeki yükü artırabilir
Diyabet Damar yapısına zarar verebilir
Yüksek kolesterol Damarlarda daralma riskini artırabilir
Sigara kullanımı Kalp ve damar hastalığı riskini yükseltir
Hareketsiz yaşam Kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebilir
Fazla kilo Tansiyon, diyabet ve kolesterol riskini artırabilir
İleri yaş Kalp hastalıklarının görülme ihtimalini yükseltebilir

Daha önce stent takılan, kalp ameliyatı geçiren veya kalp kapağıyla ilgili sorun tespit edilen kişilerin kendilerini iyi hissetseler bile önerilen kontrol tarihlerini ertelememesi gerektiği bildirildi.

Kalp kontrolleri kişiye göre planlanmalı

Kalp değerlendirmesinin herkese aynı testlerin uygulandığı standart bir paket olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Onan, tetkiklerin kişinin yaşı, yakınmaları, aile geçmişi ve risk faktörlerine göre belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

İlk değerlendirmede muayene, tansiyon ölçümü ve gerekli kan testleri yol gösterici olabiliyor. İhtiyaç halinde şu incelemeler yapılabiliyor:

  • EKG ile kalp ritminin değerlendirilmesi
  • Ekokardiyografi ile kalbin yapısı ve kapaklarının incelenmesi
  • Efor testi
  • Ritim holteri
  • İleri görüntüleme yöntemleri

Herhangi bir şikâyeti bulunmayan herkese bütün tetkiklerin uygulanmasının doğru olmadığı, asıl amacın kişisel riskleri belirleyerek gerekli incelemeleri doğru zamanda yapmak olduğu ifade edildi.

Bu belirtilerde değerlendirme ertelenmemeli

Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, efor sırasında göğüs rahatsızlığı, sıklaşan çarpıntı, bayılma ve ayaklarda şişlik gibi belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.

Ani ve şiddetli göğüs ağrısı, aniden gelişen nefes darlığı, bayılma veya soğuk terlemeyle birlikte ortaya çıkan belirgin rahatsızlık hissinin ise acil tıbbi değerlendirme gerektirebileceği vurgulandı.

Prof. Dr. Burak Onan, kalp sağlığını korumak için yalnızca ağrıya değil, günlük yaşamda ortaya çıkan küçük fakat kalıcı değişikliklere de dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.