Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yaz sıcaklarında yetersiz su tüketimi böbrekleri yıpratabilir

Artan hava sıcaklıkları ve terlemeyle birlikte gelişen sıvı kaybı, böbreklere ulaşan kan akımını azaltarak böbrek taşı ve akut böbrek hasarı riskini artırabiliyor. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Bakan, özellikle diyabet, hipertansiyon, böbrek taşı ve kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerin yaz aylarında sıvı tüketimine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Artan hava sıcaklıkları ve terlemeyle birlikte gelişen sıvı kaybı, böbreklere

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, güneş çarpması ve sıcak bitkinliğinin yanı sıra böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Aşırı terleme sonucunda kaybedilen su ve elektrolitlerin yeterince yerine konulmaması, böbreklerin çalışma düzenini olumsuz etkileyebiliyor.

Memorial Göztepe Hastanesi Nefroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ali Bakan, sıcak havalarda fark edilmeden gelişen sıvı kaybının böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu ve akut böbrek hasarı riskini artırabileceğini söyledi.

Sıcak hava böbrekleri nasıl etkiliyor?

Vücut, sıcak havalarda iç sıcaklığını dengede tutabilmek için terlemeyi artırıyor. Terle birlikte suyun yanı sıra çeşitli elektrolitler de kaybediliyor.

Kaybedilen sıvının yeterince yerine konulmaması durumunda vücuttaki dolaşan sıvı hacmi azalıyor. Bu durum böbreklere ulaşan kan akımının düşmesine ve idrar miktarının azalmasına yol açabiliyor.

Böbreklerin filtreleme sistemine binen yükün artması, özellikle aşırı sıcaklarda ve yoğun fiziksel aktivite sırasında akut böbrek hasarı riskini yükseltebiliyor.

En büyük tehlike fark edilmeyen sıvı kaybı

Yaz aylarında böbrekleri tehdit eden temel sorunlardan birinin, kişinin susuz kaldığını geç fark etmesi olduğu belirtiliyor.

Günlük sıvı ihtiyacı yaş, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı ve mevcut hastalıklara göre değişiklik gösteriyor. Bu nedenle herkes için geçerli tek bir su tüketim miktarı bulunmuyor.

Sağlıklı bireylerde günlük sıvı ihtiyacının kilogram başına yaklaşık 30-35 mililitre olarak hesaplanabileceğini belirten Bakan, 70 kilogram ağırlığındaki bir kişi için bunun ortalama 2-2,5 litreye karşılık geldiğini ifade etti.

Yoğun egzersiz yapan, açık havada çalışan veya fazla terleyen kişilerin sıvı ihtiyacının daha yüksek olabileceğine dikkat çekildi.

İdrarın rengi önemli bir işaret olabilir

Vücudun yeterli sıvı alıp almadığını anlamanın en pratik yollarından biri idrar rengini takip etmek.

Açık saman sarısı renkteki idrar çoğunlukla yeterli sıvı alımına işaret ederken, koyu sarı veya kehribar renk sıvı ihtiyacının arttığını gösterebiliyor.

Günlük idrar miktarında belirgin azalma da susuzluğun ve böbreklere ulaşan kan akımındaki düşüşün önemli belirtileri arasında yer alıyor. Ancak bazı vitamin ve ilaçların idrar rengini değiştirebileceği de unutulmamalı.

Böbrek taşı riski artabilir

Sıvı kaybıyla birlikte idrarın yoğunlaşması, böbrek taşı oluşumunda rol oynayan minerallerin kristalleşmesini kolaylaştırabiliyor.

Daha önce böbrek taşı bulunanlar, ailesinde taş hastalığı öyküsü olanlar, diyabet ve obezite hastaları ile gut, hiperürisemi, hiperparatiroidizm ve emilim bozukluğu bulunan kişiler daha yüksek risk altında yer alıyor.

Taş oluşumuna yatkın kişilerin yalnızca susadıklarında değil, gün içerisine yayılan düzenli aralıklarla su tüketmeleri öneriliyor.

İdrar yolu enfeksiyonları ihmal edilmemeli

Yaz döneminde artabilen idrar yolu enfeksiyonlarının erken dönemde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor.

Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar böbreklere ilerleyerek ateş, titreme, yan ağrısı, bulantı ve kusmayla seyreden akut böbrek enfeksiyonuna neden olabiliyor.

Uzun süre idrar tutmamak, kişisel hijyene dikkat etmek ve yeterli sıvı almak, enfeksiyon riskinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

Şekerli ve gazlı içecekler suyun yerini tutmuyor

Soğuk içeceklerin doğrudan böbreklere zarar verdiği düşüncesinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, asıl önemli noktanın içeceğin sıcaklığı değil içeriği olduğunu vurguluyor.

Böbrek sağlığı açısından öncelikli içecek su olurken, şekersiz maden suyu da kişinin sağlık durumuna uygun miktarlarda tüketilebiliyor.

Şekerli ve gazlı içeceklerde bulunan yüksek miktardaki şeker, fruktoz, sodyum, fosforik asit ve kafein ise böbrekler üzerinde ek yük oluşturabiliyor.

Yüksek fruktoz tüketimi ürik asit düzeyini artırabilirken, uzun vadede obezite, diyabet, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı riskine de katkı sağlayabiliyor.

Enerji içeceklerinin özellikle sıcak havada yoğun egzersiz sırasında tüketilmesi, sıvı ve elektrolit dengesini olumsuz etkileyebiliyor.

Karpuz ve kavun suyun yerine geçmez

Karpuz ve kavun gibi su oranı yüksek yaz meyveleri, sağlıklı kişilerde günlük sıvı alımına katkı sağlayabiliyor. Ancak bu besinler doğrudan suyun yerini tutmuyor.

Diyabeti veya kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerin meyveleri porsiyon kontrolüyle tüketmesi gerekiyor. Özellikle kavunun potasyum içeriği nedeniyle potasyum kısıtlaması bulunan hastaların doktor ve diyetisyen önerilerine göre hareket etmesi önem taşıyor.

Tatilde de sıvı tüketimi ihmal edilmemeli

Deniz, havuz, plaj ve uzun yolculuklarda su tüketiminin unutulmaması gerekiyor. Uzun süre güneş altında kalmak ve idrarı ertelemek böbrek sağlığı açısından olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

Yeterli sıvı tüketiminin yanı sıra tansiyon ve kan şekerinin kontrol altında tutulması, tuz tüketiminin sınırlandırılması ve düzenli kullanılan ilaçların aksatılmaması önem taşıyor.

Özellikle böbrek taşı, diyabet, hipertansiyon veya kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerin yaz aylarında daha dikkatli olması öneriliyor.

Beslenmede nelere dikkat edilmeli?

Böbrek sağlığının korunması için normal düzeyde kalsiyum alınması, aşırı tuzdan kaçınılması, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması, sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmesi tavsiye ediliyor.

Kalsiyum oksalat taşı bulunan kişilerin ıspanak, pazı, pancar yaprağı, kakao, çikolata, badem ve diğer bazı kuruyemişlerle aşırı siyah çay tüketimine dikkat etmesi gerekiyor.

Beslenme kısıtlamalarının kişinin taş türüne ve mevcut hastalıklarına göre belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bu belirtileri hafife almayın

Yaz aylarında aşağıdaki belirtilerin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor:

  • İdrar miktarında belirgin azalma
  • İdrarda kan görülmesi
  • Yüksek ateş ve yan ağrısı
  • Ani gelişen el, ayak veya yüz şişliği
  • Kontrol altına alınamayan tansiyon yüksekliği

Bu bulguların özellikle diyabet, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerde ciddi böbrek sorunlarının habercisi olabileceğine dikkat çekiliyor.