Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “III. Ulusal Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Kongresi”, “Bilimden Kliniğe Metabolik Sağlık” temasıyla gerçekleştirildi.
NP Sağlık Yerleşkesi İbn-i Sina Oditoryumu’nda düzenlenen kongrede alanında uzman akademisyenler, klinisyenler ve öğrenciler bir araya geldi.
“Yeme bozukluğunda kişi aç olmadan yiyor”
Kongrenin açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, obezitenin yalnızca yanlış beslenme alışkanlıklarıyla açıklanamayacağını, psikolojik etkenlerin de önemli rol oynadığını söyledi.
Yeme bozuklukları ile bağımlılık mekanizmalarının beyinde benzer süreçlerle ilişkili olduğunu belirten Tarhan, beyindeki ödül sisteminin bu süreçte etkili olduğunu ifade etti.
Tarhan, “Özellikle yeme bozukluğunda da o ‘duygusal yeme’ dedikleri, ‘duygusal açlık’ dedikleri yeme bozukluğunda, aç olmadan yiyor kişi. Bir şeye üzülünce yiyor, neşelenince yiyor” dedi.
“Yemeye yaşam sebebi yüklenebiliyor”
Duygusal yemenin yalnızca fiziksel açlıkla ilgili olmadığını vurgulayan Tarhan, depresyon sürecindeki bazı bireylerin yemek yemeye güçlü bir anlam yükleyebildiğini söyledi.
Tarhan, geçmişte karşılaştığı bir hastayı örnek göstererek, “Bir hasta vardı; depresyondaydı, bayağı bir kiloluydu. Bir ara dahiliyeciye gitmiş; ‘onu yeme, bunu yeme, şunu yeme’ demişler. Adam demiş ki; ‘Doktor Bey, benim bu kadar yemem senin için neden önemli? Ben yemeyeceksem niye yaşayayım ki?’” ifadelerini kullandı.
“Sadece yemeği keserek hastayı depresyona sokmayalım”
Uzun yıllar süren yeme alışkanlıklarının bir anda terk edilmesinin ciddi psikolojik etkiler oluşturabileceğini dile getiren Tarhan, beslenme uzmanları ve hekimlerin yalnızca yasaklayıcı bir yaklaşım benimsememesi gerektiğini söyledi.
Tarhan, “Dahiliyeciler için de diyetisyenler ve beslenme uzmanları için de aynı şey geçerli; sadece yemeği keserek hastanın depresyona girmesine sebep olmayalım. Biraz hastanın psikolojisini anlamak gerekiyor. Önce insan, sonra hasta. İnsanın ruh sağlığı yerinde olmayınca diyetine sadık kalmıyor” diye konuştu.
“Dünya nüfusunun yüzde 30-35’i obez”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin de beslenme konusunun günümüzde çok daha kritik bir noktaya geldiğini ifade etti.
Pandemi sonrasında yaşam biçimlerinin değiştiğini, hareketsiz yaşamın ve işlenmiş gıda tüketiminin obezite oranlarını artırdığını belirten Ertekin, dünya genelinde 1 milyardan fazla obez insan bulunduğunu söyledi.
Ertekin, dünya nüfusunun yüzde 30-35’inin fazla kilolu ve obez olduğunu belirterek, çocukluk çağı obezitesindeki artışın da endişe verici boyutlara ulaştığını kaydetti.
Anadolu mutfağı bilimsel verilerle ele alındı
Üsküdar Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan ise kongrenin “Bilimden Kliniğe Metabolik Sağlık” temasıyla düzenlendiğini söyledi.
Arslan, kongrede diyabet, obezite, kardiyometabolik risk faktörleri, fonksiyonel besinler ve nütrigenetik gibi başlıkların ele alındığını belirtti.
Kongre kapsamında “Gelecekten Geleneğe Anadolu Mutfağı’na Sağlıklı Dönüşümler” workshopu da düzenlendi. Programda Anadolu mutfağının geleneksel lezzetleri, güncel bilimsel veriler ışığında sağlıklı beslenme açısından değerlendirildi.




