Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Sağlığa Evet Derneği’nden tütün kontrolü uyarısı

Sağlık Bakanlığı’nın sigarayla mücadelede yeni bir yasal düzenlemeye hazırlandığına yönelik iddialar üzerine açıklama yapan Sağlığa Evet Derneği, 4207 sayılı Kanun’un kapsamının yeterli olduğunu savundu. Dernek, “uygulama eksikliği” ve “tütün kontrolünün sahipsiz kalması” eleştirisi getirirken, ruhsatsız yeni ürünlere “yeşil ışık” yakılmaması çağrısında bulundu.

Sağlık Bakanlığı’nın sigarayla mücadelede yeni bir yasal düzenlemeye hazırlandığına yönelik

Sağlık Bakanlığı’nın sigarayla mücadelede yeni bir kanun hazırlığı içinde olduğuna ilişkin medyada yer alan haberlerin ardından Sağlığa Evet Derneği, tütün kontrolü uygulamalarında yaşanan sorunlara dair değerlendirmesini kamuoyuyla paylaştı. Dernek, 2009’dan bu yana artan ihlallerin iki temel nedenle derinleştiğini savunarak, “afaki yürütme” ve “bağımlılıkla mücadele ekseninin tütün kontrolünün önüne geçmesi” eleştirilerini öne çıkardı.

“Yasa tam, uygulama eksik”

Açıklamada, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun; tütün ürünleri ve bu ürünleri taklit eder şekilde kullanılan ürünlerin tüketimini tüm kapalı kamusal alanlarda yasakladığı hatırlatıldı. Dernek, bu düzenlemenin Dünya Sağlık Örgütü’nün Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi kapsamında taahhüt edilen “kapalı kamusal alanların yüzde 100 dumansız hale getirilmesi” hedefini karşıladığını belirterek, kanunda boşluk bulunmadığını vurguladı.

“İhlaller zamanla norm haline geldi”

Dernek, araştırmalar ve medya yansımalarının 2009’dan bu yana Türkiye genelinde uyum sorunlarının arttığını ortaya koyduğunu, yaygın ihlallerin zamanla “normalleştiğini” ifade etti. Özellikle “açılır-kapanır” düzenlemelerle oluşturulan alanlarda ihlallerin yoğunlaştığı, yurttaş şikâyetlerinin de artış gösterdiği kaydedildi.

Sorunun kanun metninden çok yürütme ve denetim mekanizmalarında olduğuna dikkat çekilen açıklamada; uygulama usul ve esaslarının yönetmelikle açık biçimde tanımlanmaması, çelişkili genelgelerle süreçlerin yönlendirilmesi, kalıcı kurumsal kapasitenin oluşturulmaması ve denetim birimlerinin görev-yetki tanımlarındaki belirsizlik nedeniyle kanunun uygulanmasının aksadığı savunuldu.

“Tütün kontrolü geri plana itildi”

Dernek değerlendirmesinde ayrıca, Türkiye’de hukuk ve halk sağlığı temelli tütün kontrolü politikasının geri plana itildiği ileri sürüldü. Kamu idaresinin ilgi ve odağının “bağımlılıkla mücadele” başlığına kaymasıyla, tütün kontrolünün bu başlığın alt maddesi gibi ele alınmaya başlandığı; sağlık hakkı ve halk sağlığı temellerinin daraltılıp meselenin yalnızca “bağımlılık” boyutuna sıkıştırıldığı iddia edildi.

Prof. Dr. Elif Dağlı: “Ruhsatsız ürünlere yeşil ışık yakılmamalı”

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı ise çözüm önerilerini paylaşarak, dumansız ve tütünsüz kapalı kamusal alanların sağlanması için kanunun işaret ettiği uygulama kurallarının netleştirilip hayata geçirilmesinin “gerekli ve yeterli” olacağını belirtti.

Dağlı, TBMM gündemine getirileceği ifade edilen ve tütün kontrolü alanındaki uzman kuruluşlarla paylaşılmadığı öne sürülen düzenleme paketine de dikkat çekerek, Türkiye’de üretim ve satış ruhsatı bulunmayan ürünlere izin verebilecek hükümlere yer verilmemesini “önemle talep ettiklerini” ifade etti.