Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

TMO Genel Müdürü Güldal’dan hububat alımı açıklaması: Üretici ödemeleri üçüncü haftadan itibaren başlayacak

Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılı hububat alım ve satış politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Güldal, üreticilere ödemelerin üçüncü haftadan itibaren başlatılmasının hedeflendiğini söyledi.

Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet

Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılı hububat alım ve satış politikalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Anadolu Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Güldal, bu yıl bereketli bir hasat dönemi beklendiğini belirterek, geçmiş yıllarda 30 ila 45 gün arasında uygulanan ödeme takvimine kıyasla, TMO’nun bu yıl ödemeleri daha erken gerçekleştirmeyi planladığını açıkladı.

Güldal, üreticilerin ve piyasa aktörlerinin öngörülebilirliğini artırmak amacıyla bu yıl alım ve satış fiyatlarının birlikte açıklandığını ifade etti.

“Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz”

Güldal, ödeme takvimine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Artık üreticilerimiz haziran ayının ilk haftasında TMO’nun referans alım fiyatlarının kamuoyuyla paylaşılacağını biliyorlar. Bu sene hem alım hem de satış fiyatlarımızı açıkladık. Bunu niye yaptık? Hem ticaret erbabı, tüm sanayici, ihracatçı ve özellikle de üreticilerimiz hasat sonu hububat fiyatlarının göstergesini şimdiden öngörebilsinler ve ona göre de planlamalarını yapsınlar diye. Bizim bazı senelerde 30 gün, bazı senelerde 45 gün ödeme takvimimiz oluyor. Bu hiçbir zaman 45 gün sonra ödeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu yıl 3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz. TMO’ya çok yüksek miktarda ürün gelebileceğini ve önemli miktarda stok oluşturacağımızı tahmin ediyoruz. Üreticilerimize mahcup olmamak için en geç 45 gün içinde ödeme takvimi diyoruz.”

Tarihi bir rekolte öngörülüyor

2026 yılında bereketli bir hasat dönemi beklendiğini vurgulayan Güldal, son 38 yılın en yüksek yağış miktarının kaydedildiğini ifade etti.

Yaklaşık 22 milyon 750 bin ton buğday ve 9 milyon ton arpa üretimiyle tarihi bir rekolte öngörüldüğünü belirten Güldal, üretimin bu seviyelerin de üzerine çıkabileceğini dile getirdi.

Türkiye genelinde dönüm başına 400 kilogramın altında bir verim beklenmediğine dikkat çeken Güldal, ekim yapılmayan arazilerde dahi önemli seviyede verim elde edildiğini kaydetti.

Güldal, hububat alım fiyatlarının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2 Haziran’da açıklandığını hatırlatarak, fiyat belirleme sürecine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Hububat alım fiyatları belirlenirken sadece geçen seneki fiyatın üzerine yüzdelik oran yansıtmak anlamında çalışma olmuyor. Maliyetler elbette önemli faktör. Maliyetlerin içindeki tüm girdilerin parametreleri de değerlendiriliyor. Ayrıca, iç ve dış dünyanın fiyatları, TMO’nun regülasyon faaliyetleri kapsamında yapmış olduğu değerlendirmeler de var. Elbette, çiftçi beklentileri ve refah payı dikkate alınıyor. Verimlilik ve rekolte de bu anlamda çok değerli. Yani 300 kilogram verimle bir maliyet hesabı var, 500 kilo verimle bir maliyet hesabı var.”

Çiftçilerin beklediği fiyatlara oldukça yakın bir rakam açıklandığını belirten Güldal, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ton başına 3 bin 14 liralık desteği de dikkate alındığında yaklaşık 19 bin 514 liraya tekabül eden hububat alım değerinin ortaya çıktığını ifade etti.

“20 milyon ton civarında ürünün alımı ve depolaması için hazırlandık”

Bu yıl 2023’ten daha fazla rekolte beklendiğine işaret eden Güldal, alım ve depolama hazırlıkları hakkında bilgi verdi.

Güldal, şunları söyledi:

“2023’te olduğu gibi 600’ün üzerinde alım noktasını planladık. Depolama kapasitesi olarak halihazırda müsait 10 milyon ton lisanslı depolar, 4 milyon ton TMO’nun kendi depoları, 3 milyon ton kiralama ön sözleşmesi yapılan depolar var. Eğer ihtiyaç olursa açık yığın şeklinde depolama imkânı için açık saha kiralamalarının da hazırlıklarını yaptık. 20 milyon ton civarında ürünün alımı ve depolaması için hazırlandık.”

Alım öngörülerini de paylaşan Güldal, 10 milyon ton buğday ve 3 milyon ton arpanın TMO’ya arz edilmesinin beklendiğini ancak TMO’nun kendisini bu miktarlarla sınırlamadığını ve gerekli hazırlıkların yapıldığını bildirdi.

Bu yıl hasadın yağışlardan dolayı bir miktar geciktiğini, yaklaşık 20 gün ile 1 aylık bir kaymanın söz konusu olduğunu belirten Güldal, havaların ısınmasıyla birlikte tüm bölgelerde hasadın aynı anda yoğunlaşacağını söyledi.

Güldal, 2026 yılı hasat döneminde TMO’ya arz edilecek tüm ürünleri alabilecek hazırlıkların yapıldığını ifade ederek, randevu aldığı gün ürünlerini getiren üreticilerin gün içinde işlemlerinin tamamlanacağını kaydetti.

“Arz güvenliğinde herhangi bir problem olmayacak”

Stok durumuna da değinen Güldal, yıla önemli bir stok devriyle girildiğini ve bu yıl yüksek rekolteyle birlikte stokların daha da güçleneceğini söyledi.

Türkiye’de arz güvenliği açısından herhangi bir problem yaşanmayacağını vurgulayan Güldal, “Özellikle dış piyasalarda hububat fiyatlarının çok düşük seyretmesi dolayısıyla Türkiye 4 yıldan beri yüzde 130 gümrük vergisi uygulamasıyla hem üretimimizi hem üreticilerimizi koruma altına almıştır ve bu yıl da yüzde 130 gümrük vergisi uygulaması devam ediyor” dedi.

“Alım fiyatlarının altında piyasaya ürün arz etmeyin”

Güldal, üreticilere de önemli tavsiyelerde bulundu. TMO tarafından açıklanan alım fiyatlarının referans ve taban fiyat olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Güldal, şunları kaydetti:

“Üreticilerimizin TMO’nun açıklamış olduğu alım fiyatlarının altında fiyatla piyasaya ürün arz etmemelerini tavsiye ediyorum. Bu, referans fiyat, taban fiyat olarak kabul edilmelidir. Üreticilerimizin de hassas olmalarını, dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. Bu fiyatın altında alıcı olursa onlara satmalarını hiçbir şekilde tavsiye etmiyoruz, önermiyoruz. Bu fiyatın korunması lazım. Üreticilerimize, ziraat odası başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza üreticiyi yönlendirmek, uyarmak için bizimle beraber görev düşüyor. Piyasanın bizim fiyatlar ve üzerinde şekillenmesi ülkemiz ve üreticilerimiz için daha sağlıklı olacaktır.”