Kamu Denetçiliği Kurumu, wushu müsabakalarında koruyucu sporcu gözlüğü kullanımına ilişkin dikkat çeken bir tavsiye kararına imza attı. Kurum, koruyucu sporcu gözlüğü taktığı için ringe çıkmasına izin verilmeyen çocuk sporcunun başvurusunu haklı bularak, Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonuna temaslı spor branşlarında koruyucu sporcu gözlükleriyle ilgili açık kriterler belirlenmesi tavsiyesinde bulundu.
Kararda, tıbbi zorunluluk kapsamında kullanılan koruyucu sporcu gözlüklerine ilişkin kuralların açık, nesnel, bilimsel ve öngörülebilir şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.
Doktor raporuna rağmen ringe çıkmasına izin verilmedi
Olay, geçen yıl düzenlenen Türkiye Wushu Kung Fu Şampiyonası’nın minikler kategorisinde yaşandı. Yakını görememe sorunu bulunan çocuk sporcu, müsabakaya katılabilmek için koruyucu sporcu gözlüğü kullanabileceğine dair doktor raporu aldı.
Sporcu, müsabakadan bir gün önce doktor raporunu Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonu görevlilerine sundu. Yaş ve sıkletine uygun müsabaka fikstürüne de dahil edilen çocuk sporcu, koruyucu gözlük taktığı gerekçesiyle ringe çıkarılmadı.
Bunun üzerine sporcunun babası, federasyon görevlileriyle görüştü. Kendisine, sporcuların güvenliği gerekçesiyle reglaman ve talimat hükümleri kapsamında gözlük kullanımının yasak olduğu bildirildi.
Baba KDK’ye başvurdu
Sporcunun babası, yaşanan durum üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurdu. Başvurusunda, federasyonun reglaman hükümlerinde özel üretim koruyucu ekipmanlarla ilgili açık bir düzenleme veya istisna bulunmadığını belirtti.
Başvurucu, yetkililer tarafından ileri sürülen “gözlüğün sporcuya veya rakibe zarar verebileceği” iddiasının soyut nitelikte olduğunu ifade etti. Bu iddianın herhangi bir bilimsel rapor, teknik test, kaza kaydı ya da emsal olayla desteklenmediğini kaydetti.
Başvuruda, sporcunun sağlık durumu nedeniyle kullandığı koruyucu gözlüğün, günlük kullanım gözlüklerinden farklı olarak özel üretim bir spor ekipmanı olduğu değerlendirmesinin yapılması gerektiği savunuldu.
Federasyon güvenlik gerekçesini bildirdi
Başvuru üzerine inceleme başlatan KDK, Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonundan konuya ilişkin bilgi istedi.
Federasyondan gönderilen yazıda, wushu sanda branşının tam temaslı bir dövüş sporu olduğu belirtildi. Sporcu güvenliği kapsamında ilgili reglaman ve talimat hükümleri gereğince gözlük kullanımına izin verilmediği bildirildi.
Federasyon, söz konusu uygulamanın sporcu ve rakip güvenliği nedeniyle hayata geçirildiğini ifade etti.
KDK başvurucuyu haklı buldu
Kamu Denetçiliği Kurumu, yaptığı inceleme sonucunda başvurucuyu haklı buldu. Kurum, Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonuna, temaslı spor branşlarında koruyucu sporcu gözlüklerine ilişkin açık kriterler belirlenmesi ve değerlendirme süreçlerinin öngörülebilir hale getirilmesi yönünde tavsiyede bulundu.
KDK ayrıca, sporcunun durumunun sağlık raporu ile koruyucu ekipmanın özellikleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.
Kararda, federasyonun koruyucu özellik taşıyan özel sporcu gözlüklerinin teknik niteliği, güvenlik düzeyi veya somut risk durumuna ilişkin yeterli değerlendirme sunmadığı belirtildi.
Teknik ve bilimsel veri eksikliğine dikkat çekildi
KDK kararında, federasyon tarafından özel sporcu gözlüklerinin teknik niteliğine, güvenlik düzeyine veya somut risk durumuna ilişkin uzman değerlendirmesi, teknik kurul incelemesi, sağlık kurulu görüşü ya da bilimsel veri sunulmadığı ifade edildi.
Bu nedenle, yalnızca genel güvenlik gerekçesine dayanılarak sporcunun müsabakaya alınmamasının, uygulamada belirsizlik oluşturduğu değerlendirildi.
Kurum, temaslı spor branşlarında sağlık nedeniyle kullanılan koruyucu ekipmanların tamamen yasaklanması yerine, ekipmanın türü, standardı, yaşı, temas düzeyi ve güvenlik şartları dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğine işaret etti.
Diş teli örneği kararda yer aldı
KDK kararında, federasyon reglamanında diş teli kullanan sporculara ilişkin özel düzenleme bulunduğuna da dikkat çekildi.
Reglaman hükmünde, diş teli kullanan sporcuların diş doktorundan kaşeli ve imzalı onay belgesi almaları halinde yarışabileceğine yönelik istisna mekanizmasının bulunduğu belirtildi.
Kararda, bazı sağlık veya koruyucu ekipman durumları bakımından istisna mekanizmasının kabul edildiği, buna karşın tıbbi zorunluluk kapsamında kullanılan koruyucu sporcu gözlükleri için benzer bir değerlendirme usulü ya da uzman hekim raporuna dayalı inceleme mekanizmasının düzenlenmediği kaydedildi.
KDK, bu durumun uygulamada belirsizliğe yol açtığını ve somut uyuşmazlığın ortaya çıkmasında etkili olduğunu değerlendirdi.
Günlük gözlük ile koruyucu spor ekipmanı ayrılmalı
Kararda, günlük kullanım gözlüğü ile koruyucu spor ekipmanının birbirinden ayrıştırılması gerektiği vurgulandı.
KDK, temaslı spor branşlarında tıbbi zorunluluk kapsamında kullanılan koruyucu sporcu gözlüklerine ilişkin açık, nesnel, bilimsel ve öngörülebilir kriterler oluşturulması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda kullanılacak ekipmanların teknik özellikleri, koruma standartları, yaş grupları ve temas düzeyine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi istendi.
Değerlendirme mekanizması önerildi
KDK, gerekli hallerde spor hekimliği, göz hastalıkları uzmanı ve teknik kurul üyelerinden oluşan değerlendirme mekanizmalarının kurulması gerektiği sonucuna vardı.
Ayrıca müsabaka öncesi ekipman ve evrak incelemelerinin nihai sonuç doğuracak şekilde tamamlanmasını sağlayacak idari prosedürlerin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu düzenlemelerin, hem sporcuların sağlık ihtiyaçlarının hem de müsabaka güvenliğinin birlikte değerlendirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.
Sporcu güvenliği ile eşit katılım birlikte değerlendirilecek
KDK’nin tavsiye kararı, temaslı spor branşlarında güvenlik gerekçesiyle uygulanan yasakların, tıbbi zorunluluklar ve koruyucu ekipman teknolojileri dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koydu.
Karar, özellikle çocuk sporcuların sağlık durumları nedeniyle spordan dışlanmaması, aynı zamanda rakip ve müsabaka güvenliğinin de bilimsel kriterlerle korunması açısından önem taşıyor.
KDK, Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonuna yaptığı tavsiyeyle, benzer durumlarda belirsizlik yaşanmaması için koruyucu sporcu gözlüklerine ilişkin değerlendirme sürecinin açık kurallara bağlanmasını istedi.




