Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi, Pınarhisar Cumhuriyet Savcılığında görev yaparken Şanlıurfa’nın Bozova ilçesine Cumhuriyet Savcısı olarak atanmasına karar verilen Türkşad Kunthan Uçuk hakkında tedbir kararı aldı.
HSK müfettişlerinin talebi üzerine Uçuk hakkındaki dosya, 18 Eylül 2026 tarihinde olağanüstü gerçekleştirilen toplantıda ele alındı.
Kurul tarafından yapılan değerlendirmede, Uçuk’un görevine devam etmesinin hem hakkındaki soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesini hem de yargının güven ve itibarını olumsuz etkileyebileceği kanaatine varıldı.
HSK İkinci Dairesi bu gerekçelerle Türkşad Kunthan Uçuk’un 3 ay süreyle geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına oy birliğiyle karar verdi. Kararın, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 77 ve 81’inci maddeleri kapsamında alındığı bildirildi.
Uçuk kısa süre önce Bozova’ya atanmıştı
Türkşad Kunthan Uçuk, bir süre Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptı.
HSK’nın 7 Eylül 2026 tarihli kararnamesiyle Uçuk’un görev yeri değiştirilerek Şanlıurfa’nın Bozova ilçesine Cumhuriyet Savcısı olarak atanmasına karar verildi. Görev yeri değişikliğinin ardından hakkındaki adli ve idari süreç devam etti.
HSK’nın resmi kayıtlarında da Uçuk’un Nisan 2026 döneminde Pınarhisar Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı ve derece terfi listesinde yer aldığı görülüyor.
Ne olmuştu? Eski eşine yönelik “basit yaralama” davası açılmıştı
Uçuk hakkındaki adli sürecin önemli başlıklarından biri, eski eşine yönelik şiddet iddiasıyla başlayan dosya oldu.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Uçuk hakkında, eski eşine yönelik “basit yaralama” suçlamasıyla Tekirdağ 4. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.
Hazırlanan iddianamede Uçuk hakkında 2 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edildi. Aynı süreçte gündeme gelen “tehdit” ve “hakaret” iddiaları yönünden ise takipsizlik kararı verildiği bildirildi. Uçuk ise eski eşini darbetmediğini ve hakkındaki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Davada ilk duruşma 15 Haziran 2026’da Tekirdağ 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı. Uçuk duruşmaya mazeret bildirerek katılmazken, kendisini avukatı temsil etti. Müşteki eski eş ise duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı.
Uçuk’un avukatı yargılamanın kapalı yapılması ve yayın yasağı getirilmesi talebinde bulundu ancak mahkeme bu talebi kabul etmedi.
Konu TBMM gündemine de taşındı
Uçuk hakkındaki iddialar daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisinin de gündemine gelmişti.
CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, 9 Nisan 2026’da dönemin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, Uçuk hakkında eski eşine yönelik şiddet uyguladığı, kumar oynadığı ve mali konularda çeşitli işlemler yaptığı yönünde iddiaları gündeme taşıdı.
Söz konusu hususlar soru önergesinde iddia olarak yer aldı; bunların tümünün yargı kararıyla kesinleşmiş olgular olmadığına dikkat çekmek gerekiyor.
Yargı mensuplarına yönelik ifadelerin bulunduğu video gündeme geldi
Uçuk hakkında son dönemde tartışma yaratan gelişmelerden biri de dava dosyasına sunulduğu belirtilen bir video oldu.
Basına yansıyan haberlere göre Uçuk’un eski eşi, Tekirdağ 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyaya bir video sundu. Videoda Uçuk’un, eski eşinin başvurusuyla ilgilenen hâkim ve savcılar hakkında küfürlü ifadeler kullandığı ileri sürüldü.
Söz konusu video gazeteci Barış Terkoğlu tarafından da kamuoyunun gündemine taşındı. Ardından Uçuk hakkında yürütülen HSK süreci yeniden gündeme geldi.
HSK’nın görevden uzaklaştırma kararında ise kamuoyuna açıklanan gerekçe doğrudan tek bir olayla sınırlandırılmadı. Kurul, Uçuk hakkında devam eden “adli ve idari soruşturmalara” işaret ederek görevde kalmasının soruşturmanın selameti ile yargının güven ve itibarını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Gülşen soruşturmasında da görev almıştı
Türkşad Kunthan Uçuk’un adı kamuoyunda ilk kez geniş biçimde 2022 yılında şarkıcı Gülşen hakkında yürütülen soruşturma sırasında duyuldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunda görev yapan Uçuk, Gülşen’i 25 Ağustos 2022’de ifadesini aldıktan sonra Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla tutuklama talebiyle nöbetçi hâkimliğe sevk etti.
Gülşen, hâkimlik tarafından tutuklandı.
Uçuk tarafından hazırlanan iddianamede ise Gülşen hakkında 3 yıla kadar hapis cezası talep edilmiş ve dosyada yüzlerce müştekiye yer verilmişti.
Uçuk aynı dönemde Prof. Dr. Celal Şengör hakkında da bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” iddiasıyla yürütülen soruşturmada Şengör’ü ifadeye çağırmıştı.
Görevden uzaklaştırma bir tedbir kararı
HSK’nın 18 Eylül 2026 tarihli kararı, Uçuk hakkında verilmiş kesinleşmiş bir disiplin veya ceza hükmü niteliği taşımıyor.
Karar, devam eden adli ve idari soruşturmalar sırasında uygulanmak üzere verilen 3 aylık geçici görevden uzaklaştırma tedbiri niteliğinde.
Uçuk hakkındaki ceza davası ile HSK tarafından yürütülen idari soruşturmanın sonuçları ilerleyen süreçte ayrı ayrı netleşecek.





