Ramazan ayında diyabet hastalarının en sık sorduğu soru “Oruç tutabilir miyim?” olurken, uzmanlar bu kararın mutlaka hekim kontrolünde verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Diyabetin hipoglisemi, hiperglisemi ve diyabetik koma gibi ciddi tablolara yol açabilen kronik bir hastalık olması nedeniyle, oruç sürecinin ancak uygun hastalarda ve doğru planlamayla güvenli yürütülebileceği belirtiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serap Yavuzer, Ramazan’da oruç tutmak isteyen diyabet hastaları için 5 temel uyarıyı paylaştı.
1) Oruç Kararı Doktor Kontrolüyle Verilmeli
Her diyabet hastası için risk aynı değil. Yaş, diyabet tipi, ek hastalıklar, kullanılan ilaçlar, hastalığın kontrol düzeyi ve yaşam koşulları birlikte değerlendirilmeden oruç kararı verilmemeli. HbA1c’si 9’un üzerinde olan, sık hipoglisemi yaşayan veya yakın dönemde diyabetik koma geçiren hastalar yüksek risk grubunda kabul ediliyor ve çoğu zaman oruç önerilmiyor.
2) Kan Şekerinin Kritik Sınırları Aşmamasına Dikkat Edilmeli
Kan şekerinin 70 mg/dl’nin altına düşmesi ya da 300 mg/dl’nin üzerine çıkması ciddi risk oluşturuyor. Titreme, soğuk terleme, çarpıntı, bulanık görme, konuşma bozukluğu ve bilinç kaybı gibi belirtiler ortaya çıkarsa durum ciddiye alınmalı. Gün içinde ihtiyaç duyulan her an kan şekeri ölçümü yapılması, riskleri erken yakalamak açısından önemli.
3) İlaç Ve İnsülin Dozları Yeniden Planlanmalı
Oruç tutacak diyabet hastalarında ilaç saatleri iftar ve sahura göre yeniden düzenlenmeli. İnsülin kullananlarda özellikle sahur dozu, hipoglisemi riskine karşı hekim tarafından yeniden ayarlanabilir; iftar dozu ise alınan kaloriye göre planlanır. Doz ayarlaması yapmadan oruç tutmak ciddi risk doğurabilir.
4) Sahurda Protein, İftarda Dengeli Karbonhidrat
Sahur, uzun açlığa hazırlık öğünü olduğu için kritik. Böbrek fonksiyonları uygunsa yoğurt/kefir/peynir, yumurta gibi protein kaynakları; lifli sebzeler ve gerektiğinde tam tahıllar tercih edilmeli.
İftarda ise uzun açlığın ardından hızlı ve aşırı karbonhidrat (pide, hamur işi, pirinç pilavı, şerbetli tatlı) kan şekerini hızla yükseltebilir. Çorbayla başlamak, porsiyonu kontrol etmek; sebze, zeytinyağlı, baklagil ve bulgur gibi glisemik yükü daha dengeli seçeneklere yönelmek öneriliyor. Tatlı tüketilecekse küçük porsiyonlu sütlü tatlılar daha uygun görülüyor.
5) İftardan Sahura Kadar Sıvı İhtiyacı Karşılanmalı
Diyabette sıvı kaybı, kan şekeri dengesini bozarak hipoglisemi/hiperglisemi ve ketoasidoz dahil ciddi tabloların riskini artırabilir. Bu nedenle iftarla sahur arasında yeterli su ve şekersiz içecekler tüketilmeli. Çay-kahve gibi idrar söktürücü içecekler ile şekerli meyve suyu/komposto/şurup gibi kan şekerini hızlı yükselten içecekler mümkün olduğunca azaltılmalı.





