Komedyen Cem Yılmaz’ın geçirdiği kalp krizinin ardından yaptığı paylaşım, sosyal medyada bu kez “kulak memesindeki çizgi” üzerinden yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu.
29 Ağustos’ta Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde rahatsızlanan Yılmaz, ilk müdahalenin ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Yılmaz’a anjiyo yapılarak kalp krizinden sorumlu damara balon ve stent uygulandı. Yaklaşık iki günlük takip sürecinin ardından sağlık durumunun stabil olduğu belirtilen Yılmaz, 31 Ağustos’ta taburcu edildi.
Ancak Yılmaz’ın hastanedeki fotoğrafında kulak memesindeki çapraz çizgi bazı sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çekti.
Fotoğrafın ardından, “Kulak memesindeki bu çizgi kalp krizinin önceden habercisi olabilir mi?” sorusu gündeme geldi.
KULAK MEMESİNDEKİ ÇİZGİNİN ADI: FRANK BELİRTİSİ
Tıp literatüründe kulak memesini çapraz biçimde geçen çizgi “diagonal earlobe crease”, yaygın kullanılan adıyla da “Frank belirtisi” olarak biliniyor.
Bu fiziksel bulgunun koroner arter hastalığıyla bağlantılı olabileceğine yönelik araştırmalar uzun yıllardır yapılıyor.
Bilimsel çalışmaların bir bölümünde kulak memesindeki çapraz çizgiye sahip kişilerde koroner arter hastalığının daha sık görüldüğü yönünde sonuçlara ulaşıldı.
Nitekim 12 çalışmayı kapsayan bir sistematik inceleme ve meta-analizde, çapraz kulak memesi çizgisi bulunan kişilerde koroner arter hastalığının daha yüksek oranda görüldüğü bildirildi.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor:
Bir durumla istatistiksel ilişki bulunması, o bulgunun hastalığın kesin belirtisi veya teşhis yöntemi olduğu anlamına gelmiyor.
TEK BAŞINA KALP HASTALIĞI TANISI KOYDURMUYOR
Frank belirtisinin tanısal değerini inceleyen başka bir sistematik derlemede 13 çalışma ve 3 bin 951 hasta değerlendirildi.
Araştırmacılar kulak memesi çizgisinin koroner arter hastalığını belirlemedeki duyarlılık ve özgüllüğünün çalışmalar arasında büyük değişiklik gösterdiğini, bu nedenle tek başına güvenilir bir teşhis aracı olarak kullanılamayacağını bildirdi.
Çalışmanın sonucunda kulak memesindeki çizginin varlığı veya yokluğunun tek başına hastanın klinik yönetimini değiştirmemesi gerektiği vurgulandı.
Dolayısıyla bugün için bilimsel açıdan en doğru yaklaşım, “kulakta çizgi varsa kalp hastalığı vardır” ya da “kalp krizi yaklaşıyor” şeklinde doğrudan bir sonuç çıkarmamak.
PROF. DR. BİNGÜR SÖNMEZ: KILAVUZLARDA BÖYLE BİR İŞARET YOK
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez de Cem Yılmaz’ın fotoğrafı üzerinden başlayan tartışmaya ilişkin değerlendirmesinde, kulak memesindeki çizginin doğrudan kalp krizi belirtisi olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirtti.
Sönmez, şunları söyledi:
“Hiçbir kardiyoloji kılavuzunda böyle bir şey yok, yıllar önce Frank isminde bir bilim insanı böyle bir tespitte bulunmuş. Şimdi hangi 60 yaş üzerinde insanın kulağına bakarsanız böyle bir kıvrık görebilirsiniz. Bu illa bir koroner kalp hastalığının işareti değil.”
Bilimsel çalışmalar da Frank belirtisi ile koroner hastalık arasında araştırılmaya değer bir ilişki bulunduğuna işaret etse de bu çizginin günümüzde standart bir kalp hastalığı tarama veya tanı kriteri olmadığını ortaya koyuyor.
ASIL DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN RİSK FAKTÖRLERİ NELER?
Uzmanlara göre vatandaşların kulak memesindeki çizgiden çok, bilimsel olarak kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkisi açık biçimde ortaya konulmuş risk faktörlerine dikkat etmesi gerekiyor.
Amerikan Kalp Derneğinin sıraladığı temel risk faktörleri arasında şunlar bulunuyor:
- Yüksek tansiyon
- Yüksek LDL kolesterol
- Diyabet
- Sigara kullanımı
- Fazla kilo ve obezite
- Hareketsiz yaşam
- İleri yaş
- Ailede erken yaşta kalp ve damar hastalığı bulunması
- Metabolik sendrom
- Kronik böbrek hastalıkları
Kalp krizi riskinin değerlendirilmesinde kişinin tansiyonu, kolesterol ve kan şekeri değerleri, sigara kullanımı, yaşı, aile öyküsü ve genel sağlık durumu birlikte değerlendiriliyor.
YÜKSEK TANSİYON VE DİYABET SESSİZ İLERLEYEBİLİYOR
Prof. Dr. Sönmez de asıl dikkat edilmesi gereken risklerin yüksek tansiyon, kötü kolesterol ve diyabet olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Yüksek tansiyon en sinsi işaretlerden bir tanesi ve yıllarca hiç belirti vermeyebilir. Kötü kolesterol, diyabet… Şu anda ülkemizdeki diyabet insanların yarısı diyabetik olduklarını bilmiyorlar. Bu diyabet, kalp damar hastalıklarını hızlandıran bir şey.”
Özellikle hipertansiyon ve diyabetin uzun süre belirgin yakınma oluşturmadan ilerleyebilmesi, düzenli sağlık kontrollerinin önemini artırıyor.
KALP KRİZİNİN GERÇEK UYARI İŞARETLERİ NELER?
Kulak memesindeki çizginin aksine, kalp krizinde acil değerlendirme gerektiren belirtiler çok daha net.
Kalp krizinin en sık görülen belirtileri arasında:
- Göğsün ortasında baskı, sıkışma, dolgunluk veya ağrı,
- Ağrının kola, sırta, boyuna, çeneye veya mide bölgesine yayılması,
- Nefes darlığı,
- Soğuk terleme,
- Bulantı veya kusma,
- Baş dönmesi ve sersemlik,
- Olağan dışı halsizlik bulunuyor.
Belirtilerin kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çekilirken, özellikle kadınlarda nefes darlığı, mide rahatsızlığı, sırt-çene ağrısı ve olağan dışı yorgunluk gibi daha az tipik yakınmalar da görülebiliyor.
Bu belirtilerden özellikle göğüs ağrısı veya baskısı ortaya çıktığında zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması hayati önem taşıyor.
CEM YILMAZ’A HIZLI MÜDAHALE EDİLDİ
Cem Yılmaz’ın yaşadığı süreç de kalp krizinde erken müdahalenin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Yılmaz’ın rahatsızlığının ardından 112 ekipleri tarafından hastaneye götürüldüğü, ilk müdahalenin ardından ÇOMÜ Hastanesi’ne sevk edildiği ve burada yaklaşık 40 dakika süren işlemle balon ve stent uygulandığı açıklandı.
Operasyonu gerçekleştiren Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, Yılmaz’ın önemli bir kalp krizi geçirdiğini ancak hızlı müdahale sayesinde kalp dokusunda daha büyük bir hasar oluşmadan damarın açıldığını açıklamıştı.
Yılmaz, iki günlük takip sürecinin ardından 31 Ağustos akşamı taburcu edildi.
HER 50 YAŞ ÜZERİNDEKİ KİŞİYE BT ANJİYO GEREKİR Mİ?
Tartışma sırasında gündeme gelen konulardan biri de bilgisayarlı koroner anjiyografi oldu.
Ancak güncel kardiyoloji yaklaşımında yalnızca kişinin 50 yaşını geçmiş olması, herkese rutin olarak koroner BT anjiyografi yapılması gerektiği anlamına gelmiyor.
Kardiyak görüntüleme kararları; kişinin şikayetleri, yaşı, mevcut hastalıkları, kalp-damar risk düzeyi ve hekimin klinik değerlendirmesine göre veriliyor. Düşük riskli ve stabil kişilerde ilave test gerekmeyebilirken, orta veya yüksek riskli ve uygun semptomları bulunan hastalarda koroner BT anjiyografi dahil farklı yöntemler kullanılabiliyor.
Bu nedenle hangi kalp testinin yapılacağına kişinin kendi başına değil, kardiyoloji uzmanıyla birlikte karar vermesi gerekiyor.
KULAĞINIZA DEĞİL, RİSK FAKTÖRLERİNİZE BAKIN
Cem Yılmaz’ın fotoğrafıyla yeniden gündeme gelen “Frank belirtisi”, tıp dünyasında tamamen uydurma bir kavram değil. Kulak memesindeki çapraz çizgi ile koroner arter hastalığı arasında ilişki tespit eden bilimsel çalışmalar bulunuyor.
Ancak bugünkü bilimsel veriler, bu çizginin tek başına kalp krizi habercisi veya koroner arter hastalığının teşhis yöntemi olarak kullanılmasına izin vermiyor.
Asıl önemli olan; tansiyon, kolesterol ve kan şekerinin kontrolü, sigaradan uzak durmak, hareketli yaşam, sağlıklı kilo ve aile öyküsü gibi gerçek risk faktörlerinin dikkate alınması.
Cem Yılmaz’ın fotoğrafının başlattığı tartışmanın belki de en önemli sonucu da burada ortaya çıkıyor:
Kalp sağlığı kulağa bakılarak değil, kişinin bütün risk profili değerlendirilerek korunabilir.




