Kanal D ekranlarında yayınlanan “Güller ve Günahlar” dizisinin Azra’sı Aleyna Solaker, MAG Dergisi’nin kasım sayısına verdiği röportajda hem kariyerine hem de özel hayatına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Çocuk yaşlarda başladığı oyunculuk serüvenini, rol aldığı projelerde edindiği deneyimleri ve geleceğe yönelik hedeflerini anlatan Solaker, hayatında artık kendi ihtiyaçlarına daha fazla önem vermeyi öğrendiğini söyledi.
Kadınların toplumdaki mücadelesine ilişkin düşüncelerini de paylaşan oyuncu, özellikle güçlü kadın karakterlerini canlandırmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
Yakın zamanda sekiz yıllık sevgilisi Berk’ten evlilik teklifi alan Solaker, Fethiye’de gerçekleşen sürpriz tekliften düğün hazırlıklarına kadar merak edilen soruları da yanıtladı.

Oyunculuk hayali çocukluk yıllarında başladı
Oyunculukla çok küçük yaşlarda tanıştığını anlatan Aleyna Solaker, medya dünyasının içinde olan babası sayesinde tiyatro ve set ortamlarını erken yaşta tanıdığını söyledi.
Ailesinin kendisini desteklediğini ancak oyuncu olma hayalinin tamamen kendisine ait olduğunu belirten Solaker, çocukluk yıllarından kalan bir anısını da paylaştı.
Yıllar sonra çocukluk yıllıklarını karıştırırken arkadaşlarının kendisine “Umarım oyuncu olursun, bunu çok istiyorsun.” diye yazdığını gördüğünü anlatan oyuncu, bu sözlerin kendisine çocukluk hayalini yeniden hatırlattığını belirtti.
Kamera karşısına ilk geçtiği yıllarda oyunculuğu bugünkü gibi bir meslek olarak değerlendirmediğini ifade eden Solaker, set ortamının kendisi için daha çok bir oyun gibi olduğunu söyledi.
Çekimlerden sonra arkadaşlarına ve günlük yaşamına dönebildiğini anlatan oyuncu, çocuk yaşta çalışmanın kendisini normal hayatından koparmadığını vurguladı.
Bugün ise bir projeyi kabul ederken öncelikle senaryoya baktığını ifade eden Solaker, karakterin hikâye boyunca yaşayacağı değişimin kendisini heyecanlandırdığını dile getirdi.
Solaker, “Beni rolün içine çeken şey, karakterin hikâyeyle birlikte nasıl gelişeceğini merak etmek.” sözleriyle rol seçimindeki önceliğini anlattı.

“Azra’nın hikâyesinde görünenin ötesinde bir gerçek var”
“Güller ve Günahlar” dizisinde canlandırdığı Azra karakterinin kendisini etkileyen yönlerini de anlatan Aleyna Solaker, karakterin dışarıdan görünen hayatıyla içinde yaşadıkları arasındaki karşıtlığa dikkat çekti.
Azra’nın ilişkisinde psikolojik şiddet yaşadığını belirten oyuncu, dışarıdan sevgi dolu görünen bir ilişkinin gerçekte çok farklı sorunlar barındırabileceğini söyledi.
Karaktere hazırlanırken oyuncu koçuyla çalışmaya önem verdiğini anlatan Solaker, rol aldığı kişinin geçmişini, davranışlarının nedenlerini ve duygusal dünyasını anlamaya çalıştığını ifade etti.
Azra’nın yaşadığı zorluklara rağmen iyi kalma çabasının kendisini özellikle etkilediğini belirten oyuncu, şu ifadeleri kullandı:
“Azra’nın bunca şey yaşamasına rağmen iyi kalmaya çalışması beni çok etkiledi.”
Solaker, Azra’nın küçük şeylerden mutlu olabilmesini, sade yaşamını ve bebeği için verdiği mücadeleyi karakterin güçlü yönleri arasında gördüğünü belirtti.
Dizinin ilerleyen bölümlerinde Azra’nın daha güçlü bir karaktere dönüşmesini istediğini de dile getirdi.

Aleyna Solaker: “Kadınlar daha çok güçlense ve bilinçlense”
Kariyeri boyunca güçlü kadın karakterlerini canlandırmanın kendisi için önemli olduğunu vurgulayan Aleyna Solaker, kadınların daha fazla imkâna sahip olmasını, bilinçlenmesini ve güçlenmesini istediğini söyledi.
“Güller ve Günahlar” dizisindeki Azra karakterini canlandırmaya başladıktan sonra benzer sorunlarla karşılaşan kadınlardan mesajlar aldığını anlatan oyuncu, bu durumun kendisini etkilediğini belirtti.
Canlandırdığı karakterlerin izleyicilerde karşılık bulmasını önemli gördüğünü ifade eden Solaker, özellikle kadınların kendi yaşamları üzerine düşünmelerine yardımcı olan hikâyelerde bulunmaktan mutluluk duyduğunu kaydetti.
Solaker, “Güçlü kadın karakterleri oynarken, böyle kadınların hayatta var olduğunu ve ellerinden geleni yaptıklarını görmek beni mutlu ediyor.” dedi.

“Kırgın Çiçekler” dizisinden geriye güçlü dostluklar kaldı
Aleyna Solaker, oyunculuk kariyerinde önemli bir yere sahip olan “Kırgın Çiçekler” dizisindeki deneyimlerini de anlattı.
Dizinin setinde kurulan arkadaşlıkları hâlâ tebessümle hatırladığını ifade eden oyuncu, altı genç kadın olarak aralarında güçlü bir dayanışma oluştuğunu söyledi.
Uzun süre birlikte çalışmanın kendilerini bir aileye dönüştürdüğünü belirten Solaker, zor zamanlarda birbirlerine destek olduklarını, güzel gelişmeleri de birlikte kutladıklarını anlattı.
Oyuncu, geçmişe dönüp baktığında diziyi kendisi için özel kılan unsurun yalnızca oyunculuk deneyimi değil, aynı zamanda o dönemde kurduğu dostluklar olduğunu dile getirdi.
Yıllar içinde kendisinde yaşadığı en önemli değişimlerden birinin insanlarla kurduğu ilişkiler olduğunu açıklayan Aleyna Solaker, geçmişte başkalarının sorunlarını çoğu zaman kendi sorunları gibi gördüğünü söyledi.
İnsanlara yardım etmeye çalışırken zaman zaman kendi ihtiyaçlarını ikinci plana attığını anlatan oyuncu, artık bu konuda daha dengeli davranmayı öğrendiğini belirtti.
Solaker, yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı:
“Başkalarına değer vermek benim için hâlâ önemli; ama bunu yaparken kendi ihtiyaçlarımı da görmem gerektiğini zamanla anladım.”
Kariyerinde ve özel hayatında zor dönemler yaşadığını da anlatan oyuncu, her deneyimini mutlaka olumlu değerlendirmediğini ancak yaşadıklarından ders çıkarmaya çalıştığını ifade etti.
Özellikle sabırlı olmanın önemini öğrendiğini belirten Solaker, geçmişteki kendisine bir tavsiyede bulunabilse her şeyin hemen gerçekleşmesini beklememesini söyleyeceğini dile getirdi.
“Her şeyin hemen olmasını beklemeden çalışmaya ve hayal kurmaya devam et.” sözleriyle gençlik yıllarındaki kendisine seslenen oyuncu, hedeflerine ulaşmak için çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.

Sekiz yıllık sevgilisi Berk’ten Fethiye’de evlilik teklifi aldı
Aleyna Solaker, MAG Dergisi’ne verdiği röportajda özel hayatıyla ilgili merak edilen konulara da açıklık getirdi.
Sekiz yıldır birlikte olduğu sevgilisi Berk’ten yakın zamanda evlilik teklifi aldığını açıklayan oyuncu, teklifin Fethiye’de gerçekleştiğini söyledi.
Uzun süredir evlilik teklifi beklediğini ancak bunun Fethiye seyahatinde gerçekleşeceğini tahmin etmediğini belirten Solaker, yoğun set programı nedeniyle seyahate katılıp katılamayacağının bile son ana kadar belli olmadığını anlattı.
Berk’in yüzüğü her ihtimale karşı yanında götürdüğünü ve teklifi yaza bırakmak istemediği için Fethiye’de sürpriz bir plan hazırladığını söyleyen Solaker, yaşadığı mutluluğu şu sözlerle ifade etti:
“Tam beklemeye başlamışken hiç beklemediğim bir anda olması, o anı benim için daha da güzel yaptı.”
Evlilik teklifinin ardından düğün planlarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Aleyna Solaker, henüz kesin bir tarih veya organizasyon belirlemediklerini söyledi.
Yoğun çalışma temposu nedeniyle hazırlıklara yeni yeni bakmaya başladıklarını belirten oyuncu, gelinlik konusunda da tek bir modele karar vermediğini ifade etti.
Farklı gelinlik modellerini deneyerek kendisine en çok yakışan seçeneği bulmak istediğini anlatan Solaker, düğün organizasyonuna ilişkin en büyük beklentisinin ise herkesin eğlenmesi ve keyifli zaman geçirmesi olduğunu söyledi.

“Aşkın içinde güven ve iyi arkadaşlık çok önemli”
İlişkilerde güven duygusunun önemine dikkat çeken Aleyna Solaker, insanlara kolay güvenmediğini ve bu duygunun zaman içinde oluştuğuna inandığını anlattı.
Karşısındaki kişiyi tanıdıkça, davranışlarını gördükçe ve yaşamıyla uyumunu değerlendirdikçe güven duygusunun geliştiğini belirten oyuncu, romantik ilişkilerde arkadaşlığın da önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Solaker, “Benim için aşkın içinde güven ve iyi arkadaşlık da çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Hayatını paylaştığı kişiyle aynı zamanda iyi arkadaş olabilmenin ilişkiyi güçlendirdiğine inandığını belirten oyuncu, aşkın zaman içinde farklı biçimlere dönüşebileceğini söyledi.
İlk heyecanın ardından sevgi ve bağlılığın devam etmesini önemli gördüğünü ifade eden Solaker, “Her ayda, her mevsimde aşk güzeldir.” dedi.

Yoğun set temposunun ardından mutfakta dinleniyor
Özel yaşamındaki alışkanlıklarını da anlatan Aleyna Solaker, yoğun set günlerinin ardından en çok evde vakit geçirerek dinlendiğini söyledi.
Yemek yapmanın kendisi için adeta terapi olduğunu belirten oyuncu, bazen bütün gününü mutfakta geçirdiğini ve annesinden tarifler alarak yeni yemekler denemekten keyif aldığını anlattı.
Hiçbir iş sorumluluğunun bulunmadığı bir haftayı nasıl geçirmek istediği sorusuna da yanıt veren Solaker, hafta içini evde ve mutfakta geçirebileceğini, hafta sonlarında ise sevdiği insanlarla akşam yemeklerine çıkmak isteyeceğini söyledi.
Pazar günlerini tamamen dinlenmeye ayırmak istediğini belirten oyuncu, bu konudaki tercihini şöyle anlattı:
“Pazar günü pazar gibi yaşanmalı: Battaniyenin altından hiç çıkmadan dinlenmek isterdim.”

“Daha çok hayalim ve gerçekleştirmek istediğim şey var”
Hem kariyerinde hem de özel hayatında gerçekleştirmek istediği pek çok hedefi bulunduğunu söyleyen Aleyna Solaker, önümüzdeki dönemde yeni projelerde yer almak ve oyunculuk kariyerinde ilerlemek istediğini belirtti.
Kişisel hayatında ise sevdikleriyle birlikte huzurlu ve mutlu bir dönem geçirmeyi arzuladığını ifade etti.
Geleceğe yönelik heyecanını kaybetmediğini vurgulayan oyuncu, “Daha çok hayalim ve gerçekleştirmek istediğim şey var.” diyerek çalışmaya ve yeni hedefler belirlemeye devam edeceğinin mesajını verdi.




