Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır’da katıldığı TÜGVA İhtisas Akademisi 26 Lansmanı programında öğrencilerin sorularını yanıtladı. Programda hem hukuk mesleğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan hem de sosyal medya kullanımına dair dikkat çeken mesajlar veren Gürlek, dijital mecralarda anonim hesaplar üzerinden işlenen hakaret ve itibarsızlaştırma girişimlerinin yaptırımsız kalmaması gerektiğini ifade etti.
12. yargı paketi vurgusu
Bakan Gürlek, sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemeyi 12. yargı paketi içinde hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirtti. Gürlek, sosyal medyada bir kişinin hakaret etmesi ya da itibar suikastı yapması durumunda bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini söyledi. Açıklamasında, “Sosyal medyada bir kişi bir hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. Biz inşallah bu 12. yargı paketinde bunu etik kimliğe büründüreceğiz. Bir kişi sosyal medyaya giriyorsa kimliği belli olacak” şeklinde konuşan Gürlek, kullanıcıların yazdıklarından ve paylaşımlarından sorumlu tutulacağını ifade etti. Bakan Gürlek, “Sosyal medyaya artık kimlikle girilecek. Sosyal medya sunucularıyla anlaştık. Sosyal medyaya, T.C. Kimlik Numarası ile girilecek. Sosyal medya platformları kimlikle giriş için taleplerimiz kabul etti. Burada sosyal medya hesabını gerçek kimliğiyle kullanmayan sahte hesaplar ya da bot hesaplar dediğimiz hesapların da kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Onlar da bu kurallara uymuyorsa, uyumadıkları takdirde sosyal medya platformlar da bunları kapatacaklar. 3 ay gibi bir sürede kimlikle girişler sağlanacak. Sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. 3 ay gibi bir sürede kimlikle girişler sağlanacak.” dedi.
“Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmalı”
Konuşmasında sahte hesaplar üzerinden yürütülen paylaşımlara dikkat çeken Gürlek, sosyal medya alanında da açık ve bağlayıcı kuralların bulunması gerektiğini dile getirdi. Bakan, bir kişinin hesap açıyorsa bunun sorumluluğunu da üstlenmesi gerektiğini belirterek, özellikle hakaret ve itibarsızlaştırma amaçlı içeriklerin hukuki karşılığının olması gerektiğini kaydetti.
Gürlek, sosyal medyada olayların çarpıtılarak aktarılabildiğini, yargı süreçlerine ilişkin eksik ya da yanlış bilgilerle kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Hakim ve savcıların dosyalar üzerinden değerlendirme yaptığını vurgulayan Bakan, buna karşın sosyal medyada konuya ilişkin yeterli bilgi olmadan hüküm verildiğini savundu.
“Kimse itibarsızlaştırılmayacak”
Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin değerlendirmesinde özellikle itibarsızlaştırma girişimlerine vurgu yaptı. Kamu görevlileri, yargı mensupları ve farklı görevlerdeki kişilerin zaman zaman sahte hesaplar üzerinden hedef alındığını belirten Bakan, bu tür içeriklerin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamalarında, “kimse itibarsızlaştırılmayacak” mesajını öne çıkaran Gürlek, dijital mecralarda sorumluluğun açık biçimde tanımlanması gerektiğini savundu.
Hukuk öğrencilerine vicdan ve hukuk mantığı mesajı
Programda sosyal medya başlığının yanı sıra hukuk mesleğine ilişkin soruları da yanıtlayan Gürlek, hukukçuluğun zor bir alan olduğunu söyledi. Hukukun yaşamın her alanında bulunduğunu belirten Bakan, öğrencilere yalnızca mevzuata ulaşmanın yeterli olmadığını, esas olarak hukuk mantığının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Hakimlerin karar verirken sadece hukuka ve dosyadaki delillere değil, aynı zamanda vicdani kanaate de göre hareket ettiğini dile getiren Gürlek, hukuk öğrencilerine vicdanlarını dinlemeleri tavsiyesinde bulundu.
Gençlere sosyal medya uyarısı
Bakan Gürlek, bir başka öğrenci sorusu üzerine gençlere yönelik sosyal medya uyarılarında da bulundu. Sosyal medyada anlatılan hayatların gerçeği yansıtmadığını savunan Gürlek, influencer ve youtuber kültürünün oluşturduğu gösterişli hayat algısına karşı gençlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi ve “Sosyal medyada anlatılan hayatlar çoğu zaman gerçek değil. Gençlerimiz, ülkemizin gerçeklerinden ve geleneklerinden kopmadan kendi geleceklerini inşa etmeliler.” şeklinde konuştu.
Gürlek, sosyal medyada sunulan dünyanın “gerçeklikten uzak” olduğunu ifade ederek, gençlerin bu içeriklere özenmemesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin eğitim, mühendislik, bilim ve savunma alanlarında geliştiğini söyleyen Bakan, gençlere sosyal medyadaki “yalana kapılmamaları” yönünde çağrıda bulundu.
“Orta Doğu’da yaşananlar bölgesel değil, insanlığın meselesidir”
Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Bakan Gürlek, yaşananların artık sınırların ötesine geçip insanlığın tam kalbinde hissedildiğini belirtti. Masum sivillerin, çocukların ve kadınların hedef alındığı bu tabloyu “savaş değil, zulüm” olarak nitelendiren Gürlek, dünyanın adaletin değil gücün hâkim olduğu bir düzene sürüklendiğini vurguladı. Sayın Cumhurbaşkanının vurguladığı gibi; Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ve Alevi ayrımı yapmaksızın bu coğrafyada akan her damla kanın hepimizden düştüğünü ifade eden Bakan, adaletin gücün değil hakkın yanında olması gerektiğini söyledi.
“İşgaller tıpkı bir pandemi gibi umutları zedeliyor”
Yaşanan zulüm ve istikrarsızlığın tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşıdığını belirten Bakan Gürlek, bu durumun toplumları yıprattığını ve geleceğe dair umutları zedelediğini dile getirdi. Türkiye’nin tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruduğunu hatırlatan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve devlet aklıyla sınırlar içerisindeki huzuru korumaya, bölgedeki yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.
“Güçlü Kalmanın Yolu Birlikten ve Kardeşlikten Geçiyor”
Coğrafyanın üzerine çöken karanlığın, Türkiye’den yükselen barış ve demokrasi ışığıyla aydınlanacağını söyleyen Bakan Gürlek, Cumhur İttifakı’nın cesur duruşunun ülkeyi savaş sarmalının dışında tuttuğunu belirtti. Bu süreçte milli birlik vurgusunu güçlü şekilde ortaya koyan Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarını sunan Gürlek, geçmişteki travmaları bir kenara koyarak çözüm yolunda ilerlemek gerektiğini ifade etti. Her kesimin bu konuda fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ettiklerini belirten Bakan, Adalet Bakanlığı olarak demokratik hukuk devleti standartlarını en yükseğe çıkarma sorumluluğunun farkında olduklarını ekledi.
Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen çözüm yolunda, süreci provoke etmeye çalışan “karanlık dehlizlere” karşı uyanık olunması gerektiğini hatırlatan Bakan Gürlek, küresel tuzaklardan korunmanın tek yolunun birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak ve kardeşlik hukukunu ilerletmek olduğunu vurguladı. Binlerce yıldır bu topraklarda süregelen beraberliğin, terörün her türlüsüne karşı en güçlü kalkan olduğunu belirterek, milli birliğin hâkim olduğu bir Türkiye’de terör ve fitneye asla yer verilmeyeceğini ifade etti. Bakan Gürlek, “Bugün sizlerden ayrılsak da gönlümüz Diyarbakır’da kalacak,” diyerek sözlerini noktaladı.




