Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Akrep zehri laboratuvarda hayat kurtaran panzehire dönüşüyor

Türkiye’de akrep sokmalarına bağlı zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan antivenom, akreplerden zehir sağımından atların bağışıklık sisteminde antikor oluşturulmasına kadar uzanan yaklaşık bir yıllık titiz üretim sürecinin ardından hastalara ulaştırılıyor. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki laboratuvarlarda yılda yaklaşık 10 bin doz akrep panzehri üretilerek Türkiye’nin dört bir yanına dağıtılıyor.

Türkiye’de akrep sokmalarına bağlı zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan antivenom, akreplerden zehir

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları ve Biyolojik Ürünler Dairesi Başkanlığı, akrep sokması vakalarında kullanılan hayati öneme sahip panzehirin üretimini sürdürüyor.

Çok aşamalı biyolojik süreçlerden geçirilen akrep zehri, laboratuvar ortamında saflaştırılıyor, kalite kontrol testlerinden geçiriliyor ve atların bağışıklık sistemi aracılığıyla zehre karşı etkili antikorlara dönüştürülüyor.

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 10 bin dozluk akrep panzehri ihtiyacı, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki üretim tesislerinde karşılanıyor. Üretilen serumlar il sağlık müdürlükleri aracılığıyla ülke genelindeki sağlık kuruluşlarına ulaştırılıyor.

Akrepler Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan temin ediliyor

Laboratuvar sorumlusu Veteriner Hekim Mehmet Ali Kanat, panzehir üretiminde ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden temin edilen akreplerden yararlanıldığını söyledi.

Doğal ortamlarından toplanarak laboratuvara getirilen akreplerin kontrollü koşullarda bakıldığını ve beslendiğini belirten Kanat, belirli aralıklarla zehir sağımı gerçekleştirildiğini ifade etti.

Kanat, üretimin ilk aşamasını şöyle anlattı:

“Antivenomu, yani akrep panzehrini, akreplerden belirli aralıklarla zehir sağımı yaparak elde ediyoruz.”

Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen sağım işlemi sırasında akreplerden alınan venom, doğrudan panzehir üretiminde kullanılmıyor. Zehrin içinde bulunabilecek doku kalıntıları ve farklı biyolojik maddeler, ürünün bozulmasına veya üretim sürecinin olumsuz etkilenmesine yol açabileceği için önce ayrıştırılıyor.

Zehir uzun ve titiz bir saflaştırma sürecinden geçiriliyor

Akrepten elde edilen venomun son derece hassas şekilde işlenmesi gerektiğini vurgulayan Kanat, ham zehrin içindeki yabancı maddelerin temizlenmesinin üretimin en önemli aşamalarından biri olduğunu belirtti.

Kanat, “Akrepten alınan zehrin içinde farklı doku kalıntıları da bulunuyor. Bunların ayrıştırılması gerekiyor. Aksi halde venom kısa sürede bozulabiliyor. Bu nedenle uzun ve titiz bir saflaştırma sürecinden geçiyoruz.” dedi.

Saflaştırılan akrep zehri, daha sonra protein ve enzim analizlerine tabi tutuluyor. Venomun biyolojik özellikleri, saflık derecesi ve üretimde kullanılmaya uygun olup olmadığı laboratuvar testleriyle kontrol ediliyor.

Kalite kontrollerinden başarıyla geçen zehir, panzehir üretiminin bir sonraki aşamasında atlara düşük dozlarda uygulanıyor.

Panzehir üretiminde 10 at görev alıyor

Türkiye’de akrep panzehri üretiminde özel olarak yetiştirilen ve sağlık kontrolleri düzenli yapılan 10 attan yararlanılıyor.

Saflaştırılmış akrep zehri, atlara belirli zaman aralıklarında ve düşük dozlarda enjekte ediliyor. Bu işlem sonucunda atların bağışıklık sistemi, akrep zehrine karşı antikor üretmeye başlıyor.

Veteriner Hekim Mehmet Ali Kanat, atların kanındaki antikor düzeylerinin sürekli takip edildiğini belirterek, “Bizim akrep panzehri ürettiğimiz atlarımız var. Şu anda panzehir üretiminde kullandığımız 10 atımız var. Bu atlara düşük dozlarda enjeksiyonlar yapıyoruz. Bu enjeksiyonlardan sonra belli aralıklarda bu atlarımızın kanındaki panzehir miktarını ölçüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Atların bağışıklık sisteminde yeterli miktarda antikor oluşmasının ardından hayvanlardan plazma alınıyor. Alınan plazma, yeniden kapsamlı bir saflaştırma işleminden geçiriliyor.

Bu süreçte plazmadaki diğer bileşenler ayrıştırılıyor ve son üründe yalnızca akrep zehrine karşı etkili antikorların kalması sağlanıyor.

Üretilen serumlar bütün illere dağıtılıyor

Panzehirin üretim süreci, plazmanın alınmasıyla tamamlanmıyor. Saflaştırılan antikorlar, etkinlik, güvenilirlik ve kalite bakımından çok sayıda teste tabi tutuluyor.

Gerekli bütün kontrollerin tamamlanmasının ardından kullanıma hazır hale getirilen serumlar, sağlık müdürlükleri aracılığıyla Türkiye’nin 81 iline dağıtılıyor.

Kanat, ülke genelinde akrep panzehri konusunda herhangi bir stok sorunu bulunmadığını belirterek şunları söyledi:

“Yeterli düzeye ulaşıldığında atlardan plazma alıyoruz. Daha sonra bu plazmayı tamamen saflaştırıyoruz. Son üründe yalnızca akrep zehrine karşı etkili antikorlar kalıyor. Tüm kontroller yapıldıktan sonra sağlık müdürlüklerimize veriyoruz ve bütün illere dağıtıyoruz. Şu anda Türkiye’nin her yerinde bol miktarda akrep panzehrimiz bulunmakta ve vakaların tedavisinde kullanılmaktadır.”

Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki türlere karşı da etkili

Türkiye’de üretilen akrep panzehrinin yalnızca ülkedeki vakalar açısından değil, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da görülen birçok akrep türüne karşı da etkili olabilecek özelliklere sahip olduğu belirtildi.

Panzehir üretiminde ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan “Androctonus crassicauda” türü akrepler kullanılıyor. Zehrinin protein yapısı bakımından oldukça zengin olması, bu türe karşı geliştirilen panzehirin daha geniş bir etki alanına sahip olmasını sağlıyor.

Kanat, Türkiye’de üretilen serumun bölgesel açıdan önemli bir avantaja sahip olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bizim özellikle panzehir üretiminde kullandığımız akreplerimiz, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki ‘Androctonus crassicauda’ adında bir akrep türü. Bunun zehrinde çok zengin bir protein yapısı bulunuyor. Bu nedenle buna karşı ürettiğimiz bir panzehir neredeyse Kuzey Afrika’da, Orta Doğu’daki birçok akrep sokma vakasının tedavisinde kullanılmaya uygun bir panzehir. Böyle de bir avantajı var aynı zamanda.”

Akrep sokması vakaları yaz aylarında artıyor

Akrep sokmalarının özellikle sıcaklıkların yükseldiği yaz aylarında daha sık görüldüğü bildirildi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Adana çevresi, vakaların yoğunlaştığı bölgeler arasında yer alıyor.

Kırsal alanlarda yaşayanlar, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, çadırlarda kalanlar veya yaz aylarında damda ve açık alanda uyuyanlar akrep sokmalarına karşı daha fazla risk altında bulunuyor.

Akrep sokmasının etkisi, akrebin türüne, sokulan kişinin yaşına, sağlık durumuna, sokmanın gerçekleştiği bölgeye ve vücuda giren zehir miktarına göre değişebiliyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde zehirlenme daha ağır seyredebilir.

Kanat, Türkiye’de sağlık kuruluşlarında yeterli miktarda panzehir bulunduğunu ve tedaviye erişimin güçlü olduğunu belirtti.

“Panzehrimiz çok etkili ve bütün merkezlerde bulunduğu için herhangi bir ölüm vakası şu ana kadar görülmüyor. Son yıllarda da ciddi bir ölüm vakası görülmedi.” diyen Kanat, erken sağlık müdahalesinin önemine dikkati çekti.

Bir doz panzehir için yaklaşık bir yıllık emek gerekiyor

Akrep panzehrinin üretimi, akreplerin laboratuvara getirilmesi, venom sağımı, zehrin saflaştırılması, kalite testlerinin yapılması, atlara düşük dozlu enjeksiyonların uygulanması, antikor seviyelerinin takip edilmesi, plazma alınması ve son ürünün hazırlanması gibi çok sayıda aşamadan oluşuyor.

Bütün süreç dikkate alındığında bir antivenomun üretimi yaklaşık bir yıl sürebiliyor.

Türkiye’nin yıllık akrep panzehri ihtiyacının yaklaşık 10 bin doz olduğunu belirten Kanat, mevcut üretim kapasitesinin bu ihtiyacı karşılamaya yeterli olduğunu söyledi.

Kanat, “Ülkemizin akrep panzehri ihtiyacı yılda 10 bin doz. Biz bunu rahatlıkla üretiyoruz. Gerekli olduğu durumlarda kapasitemizi de artırabiliriz.” dedi.

Ayakkabı ve kıyafetler giyilmeden önce kontrol edilmeli

Akrep sokmalarına karşı alınabilecek kişisel önlemlerin başında ayakkabı, çizme ve kıyafetlerin kullanılmadan önce dikkatli şekilde kontrol edilmesi geliyor.

Özellikle kırsal alanlarda açıkta bırakılan ayakkabıların içine veya yere bırakılan kıyafetlerin arasına akrep girebiliyor. Kıyafetin içinde sıkışan akrep, kişiyi birden fazla noktadan sokabiliyor.

Birden fazla sokma, vücuda giren zehir miktarını artırarak zehirlenmenin daha ağır seyretmesine yol açabiliyor.

Mehmet Ali Kanat, açık havada ve çadırda kalan vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

“Kıyafet içindeki akreplerin sokma vakaları daha şiddetli oluyor. Birkaç yerden sokabiliyorlar. Çizme ve ayakkabı içinde birkaç defa sokabiliyor. Bu da vatandaşın aldığı zehir miktarının artmasına ve daha ciddi sorunlara sebep oluyor. Kıyafetlerini akreplerin giremeyecekleri yerlere asmaları ya da giyerken dikkatli bir şekilde temizlemeleri veya kontrol etmelerini tavsiye ediyoruz.”

Vatandaşların ayrıca yatak, battaniye, çadır, ayakkabı ve kıyafetlerini kullanmadan önce kontrol etmeleri, ev ve çadır çevresindeki taş, odun ve moloz yığınlarını mümkün olduğunca temizlemeleri önem taşıyor.

Akrep sokması halinde ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Sağlık görevlilerinin değerlendirmesi sonucunda gerekli görülen hastalara, Türkiye’de üretilen akrep panzehri uygulanıyor.