Kariyerde atılan yeni bir adım, tamamlanan önemli bir proje veya alınan bir övgü çoğu kişide mutluluk yaratırken bazı kişilerde “Bunu gerçekten hak ettim mi?” düşüncesini beraberinde getirebiliyor.
Psikolojide Imposter Syndrome yani Sahtekârlık Sendromu olarak tanımlanan bu durum, kişinin elde ettiği başarıları içselleştirememesi ve bunları kendi yeteneklerinden çok şans, tesadüf veya dış etkenlerle açıklaması şeklinde ortaya çıkabiliyor.
Başarılı olduğu halde kendisini yetersiz görebiliyor
Sahtekârlık Sendromu yaşayan kişiler, başarılarına rağmen kendilerini yeterince iyi görmeyebiliyor. “Aslında yeterli değilim” veya “Bir gün herkes gerçeği anlayacak” gibi düşünceler görülebiliyor.
Mükemmeliyetçilik, düşük öz değer algısı, başarısızlık korkusu ve yüksek performans baskısı bu düşünce biçiminin gelişmesinde etkili olabiliyor.
Çocukluk döneminde sürekli eleştirilmek, yalnızca başarı gösterildiğinde kabul görmek veya yoğun başarı baskısı altında yetişmek de risk faktörleri arasında gösteriliyor.
Aşırı çalışma ve tükenmişliğe yol açabilir
Kişinin kendi başarılarını küçümsemesi zaman içinde aşırı çalışma, erteleme davranışı, kaygı ve tükenmişlik gibi sorunlara neden olabiliyor.
Başarıya rağmen hissedilen sürekli yetersizlik duygusu iş yaşamını, sosyal ilişkileri ve ruhsal iyilik halini de olumsuz etkileyebiliyor.
Sosyal medya kıyaslamayı artırıyor
Sosyal medya kullanımının da Sahtekârlık Sendromu üzerindeki etkisine dikkat çekiliyor.
Sosyal platformlarda çoğunlukla insanların başarıları, kusursuz görünen yaşamları ve kariyerlerindeki önemli gelişmeler paylaşılırken, bu süreçte yaşanan başarısızlıklar ve zorluklar çoğu zaman görünür olmuyor.
Bu durum kişinin kendi yaşamını başkalarının yalnızca başarılı görünen yönleriyle karşılaştırmasına ve kendi başarılarını küçümsemesine yol açabiliyor.
Başarı günlüğü fayda sağlayabilir
Uzmanlar, kişinin elde ettiği başarıları ve bu başarılar için gösterdiği çabayı düzenli şekilde not etmesinin faydalı olabileceğini belirtiyor.
“Bunu şans eseri başardım” gibi olumsuz düşünceleri sorgulamak, güçlü yönlerin yanında gelişime açık alanları da gerçekçi biçimde değerlendirmek ve hataları başarısızlığın değil öğrenmenin bir parçası olarak görmek öneriliyor.
Sahtekârlık hissinin kişinin günlük yaşamını, iş ilişkilerini veya ruhsal durumunu belirgin şekilde etkilemesi halinde profesyonel destek alınabileceği ifade ediliyor.




