“Soykırıma Liman Yok” adlı uluslararası kuruluşun raporunda, Yunanistan merkezli bazı armatörlerin kurduğu öne sürülen “gölge filo” ile Türkiye’den İsrail’e petrol, kömür ve silah sevkiyatı yapıldığı iddia edildi.
Uluslararası kamuoyunda yankı uyandıran yeni bir rapor, Yunanistan merkezli bazı deniz taşımacılığı şirketlerini ciddi suçlamaların odağına taşıdı. “Soykırıma Liman Yok” adlı uluslararası kuruluş tarafından hazırlanan raporda, bazı Yunan armatörlerin “gölge filo” olarak tanımlanan bir yapı kurarak İsrail’e gizli sevkiyatlar gerçekleştirdiği öne sürüldü. Raporda, bu sevkiyatlar yoluyla Türkiye’nin İsrail’e yönelik ambargo kararının da delindiği iddiasına yer verildi.
Özellikle Gazze’de yaşanan gelişmelerin ardından İsrail’e yönelik uluslararası baskının arttığı bir dönemde gündeme gelen bu iddialar, Yunanistan’da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Suçlamaların merkezinde yalnızca petrol taşımacılığı değil, kömür ve silah sevkiyatına ilişkin öne sürülen ayrıntılar da bulunuyor.
Uluslararası rapor Yunan armatörleri hedef aldı
Rapora göre, Yunanistan merkezli büyük gemi taşımacılığı şirketlerine bağlı bazı unsurlar, resmi denetimlerden kaçınmak ve sevkiyat rotalarını gizlemek amacıyla “gölge filo” niteliğinde bir sistem kurdu. Bu yapı sayesinde İsrail’e yönelik sevkiyatların görünmez hale getirildiği ileri sürüldü.
İddialar, sadece ticari deniz taşımacılığı boyutuyla değil, aynı zamanda bölgesel siyaset, enerji güvenliği ve uluslararası yaptırım tartışmaları açısından da dikkat çekici bulundu. Raporda, sevkiyatların sistematik biçimde yürütüldüğü, bunun da tesadüfi değil planlı bir organizasyona işaret ettiği savunuldu.
Ceyhan’dan İsrail’e 57 sevkiyat yapıldığı öne sürüldü
Raporun en dikkat çeken bölümlerinden biri, Mayıs 2024 ile Aralık 2025 arasındaki döneme ilişkin veriler oldu. Buna göre, söz konusu zaman diliminde Ceyhan Terminali’nden İsrail’e toplam 57 sevkiyat gerçekleştirildi.
Bu sevkiyatlarla toplam 48 milyon varil ham petrol taşındığı iddia edildi. Rapor, bu taşımaların Türkiye’nin İsrail’e yönelik ambargo kararına rağmen sürdürüldüğünü öne sürerken, kamuoyunda da “ambargo gerçekten delindi mi?” sorusunu gündeme taşıdı.
Sevkiyatların miktarı ve sürekliliği dikkate alındığında, iddiaların yalnızca tekil olaylarla sınırlı olmadığı, uzun soluklu ve organize bir lojistik ağdan söz edildiği yorumları yapıldı.
Takip cihazları kapatıldı, rota bilgileri gizlendi iddiası
Raporda yer alan en çarpıcı ayrıntılardan biri de gemilerin hareketlerini gizlemek için başvurduğu ileri sürülen yöntemler oldu. Buna göre, sevkiyatlarda kullanılan gemiler zaman zaman takip cihazlarını devre dışı bırakarak görünmez hale geldi.
Ayrıca liman yetkililerine, gemilerin varış noktalarına ilişkin yanlış bilgiler verildiği de öne sürüldü. Böylece sevkiyat zincirinin resmi kayıtlarda farklı göründüğü, gerçek rotanın ise gizlendiği iddia edildi.
Denizcilik sektöründe zaman zaman tartışma konusu olan bu tür yöntemler, yasa dışı veya yaptırımları aşmaya dönük taşımacılık faaliyetlerinde “gölge filo” kavramıyla birlikte anılıyor. Bu nedenle raporda kullanılan dil, yalnızca bir ticaret eleştirisi değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ve denetim mekanizmalarına yönelik bir suçlama olarak değerlendiriliyor.
Petrolün yanı sıra kömür ve silah sevkiyatı da raporda yer aldı
Raporda sadece ham petrol taşımacılığına ilişkin iddialar bulunmuyor. Aynı zamanda Güney Afrika’dan yaklaşık 170 bin ton kömürün gizlice İsrail’e gönderildiği de öne sürülüyor.
Bununla da sınırlı kalmayan rapor, İsrail’deki silah üreticilerine yönelik 13 ayrı silah kargo sevkiyatının yapıldığını da iddia ediyor. Bu bölüm, dosyanın ekonomik boyutunun ötesine geçerek güvenlik ve savunma sanayii tartışmalarını da içine alan daha geniş bir çerçeveye oturmasına neden oldu.
Bu nedenle raporun, sadece Yunanistan’daki deniz taşımacılığı şirketlerini değil, bölgedeki ticaret ağlarını ve uluslararası tedarik zincirlerini de tartışmaya açabileceği belirtiliyor.
CNN TÜRK Atina Temsilcisi Duygu Leloğlu ayrıntıları aktardı
Konuya ilişkin gelişmeleri aktaran CNN TÜRK Atina Temsilcisi Duygu Leloğlu, uluslararası raporda Yunanistan armatörlerinin gemilerinden oluşan bir gölge filonun kurulduğunun öne sürüldüğünü belirtti. Leloğlu, bu yapı üzerinden Türkiye’den İsrail’e gizli ham petrol sevkiyatı gerçekleştirildiğinin iddia edildiğini ifade etti.
Raporun, Middle East Eye tarafından da haberleştirildiğini aktaran Leloğlu, sevkiyatların Mayıs 2024 ile Aralık 2025 tarihleri arasında yapıldığının ileri sürüldüğünü söyledi. Leloğlu’nun aktardığına göre aynı raporda, takip cihazlarının kapatıldığı, liman yetkililerine yanlış rota bildirildiği, kömür ve silah sevkiyatlarının da aynı ağ içinde yer aldığı iddia edildi.
Bu açıklamalar, iddiaların yalnızca dar bir çevrede değil, uluslararası medya ve kamuoyu nezdinde de yankı bulduğunu ortaya koydu.
Atina’da basın toplantısı yapılacak, soruşturma çağrısı gündemde
“Soykırıma Liman Yok” adlı kuruluşun, hazırladığı araştırma raporunu pazartesi günü Atina’da düzenleyeceği basın toplantısıyla kamuoyuna açıklaması bekleniyor. Kuruluşun burada elde ettiği bulguları ayrıntılı biçimde paylaşacağı ve Yunan makamlarına açık çağrıda bulunacağı bildirildi.
Raporda sorumlular hakkında cezai soruşturma başlatılması ve yaptırım uygulanması gerektiği görüşü savunuluyor. Bu çağrı, önümüzdeki günlerde Yunanistan’da siyasi ve hukuki düzlemde yeni tartışmaların başlayabileceğine işaret ediyor.
Kuruluşun hedefi, yalnızca raporu yayımlamak değil, aynı zamanda Yunan kamuoyunda konuya ilişkin farkındalık oluşturarak resmi makamları harekete geçirmek olarak değerlendiriliyor.
Yunan yetkililer sessizliğini koruyor
İddiaların Yunan haber sitelerinde yer almaya başladığı belirtilirken, şimdiye kadar Yunan yetkililerden resmi bir açıklama gelmedi. Bu sessizlik, suçlamaların ağırlığı nedeniyle daha fazla dikkat çekiyor.
Atina yönetiminin önümüzdeki günlerde nasıl bir tutum alacağı, raporu görmezden gelip gelmeyeceği ya da resmi inceleme başlatıp başlatmayacağı merak konusu oldu. Özellikle uluslararası basının ilgisi arttıkça, Yunan makamları üzerindeki açıklama baskısının da büyümesi bekleniyor.
Bölgesel etkileri olabilecek yeni bir tartışma
Ortaya atılan iddialar yalnızca Yunanistan’ı ilgilendiren bir deniz taşımacılığı meselesi olarak görülmüyor. Doğu Akdeniz’de enerji güzergahları, İsrail’e yönelik ticari ve siyasi baskılar, Gazze savaşı sonrası şekillenen uluslararası pozisyonlar ve yaptırım mekanizmalarının etkinliği gibi birçok başlığı da doğrudan etkileyebilecek nitelik taşıyor.
Eğer raporda yer alan bulgular resmi makamlar veya uluslararası denetim mekanizmaları tarafından da desteklenirse, bu durum bölgesel diplomasi açısından yeni bir kriz başlığına dönüşebilir. Özellikle ambargo kararlarının fiilen uygulanıp uygulanmadığı ve deniz taşımacılığında kullanılan yöntemlerin ne ölçüde denetlendiği, önümüzdeki günlerde daha güçlü biçimde tartışılabilir.
Şimdilik gözler, Atina’da yapılacak basın toplantısına ve Yunan yetkililerin vereceği olası yanıta çevrilmiş durumda. Rapordaki iddialar doğrulanırsa, bu gelişme yalnızca Yunanistan değil, bölgedeki tüm enerji ve lojistik ağları açısından önemli sonuçlar doğurabilir.





