Türkiye, 2026 su yılının ilk 11 ayında son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaştı. 1 Ekim 2025 ile 31 Ağustos 2026 arasındaki dönemde ülke genelinde metrekareye ortalama 709,2 kilogram, başka bir ifadeyle 709,2 milimetre yağış düştü.
1991-2020 dönemini kapsayan aynı dönem yağış normali 548,5 milimetre, geçen yılın aynı dönemindeki yağış ise 401,1 milimetreydi. Böylece 2026 su yılı yağışları uzun yıllar ortalamasının yüzde 29, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 77 üzerine çıktı. Meteoroloji verileri, bu miktarın 11 aylık dönem açısından son 66 yılın en yüksek seviyesi olduğunu ortaya koydu.
Türkiye’nin 11 aylık yağış bilançosu
| Gösterge | Yağış miktarı |
|---|---|
| 2026 su yılı, 1 Ekim 2025-31 Ağustos 2026 | 709,2 mm |
| 1991-2020 dönemi normali | 548,5 mm |
| 2025 su yılı aynı dönem | 401,1 mm |
| Normale göre değişim | Yüzde 29 artış |
| Geçen yıla göre değişim | Yüzde 77 artış |
| Yağış rekoru | Son 66 yılın en yüksek seviyesi |
Yağış yılı nasıl başladı, nasıl rekora dönüştü?
2026 su yılındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, dönemin başında yağışların rekor düzeyde yüksek olmaması, hatta bazı aylarda normalin belirgin şekilde altında seyretmesiydi.
Ekim 2025’te Türkiye genelinde 53,5 milimetre yağış kaydedildi. Bu rakam 49,4 milimetrelik ekim normalinin üzerinde olsa da kasım ve aralık aylarının ardından kümülatif yağış uzun yıllar ortalamasının gerisine düştü.
Kasım sonunda iki aylık toplam yağış 86,9 milimetrede kaldı. Aynı dönemin normali 107,7 milimetreydi. Aralık sonunda da 147 milimetrelik toplam yağış, 183,5 milimetrelik normal değerin yüzde 20 altında bulunuyordu.
Asıl değişim şubat ayından itibaren belirginleşti. Şubat sonunda kümülatif yağış 387,7 milimetreye yükseldi ve normalin yüzde 24 üzerine çıktı. Mart sonunda 468,8 milimetreye, nisan sonunda 555,3 milimetreye, mayıs sonunda ise 650,9 milimetreye ulaşıldı.
Haziran sonunda 674,6, temmuz sonunda 693 ve ağustos sonunda 709,2 milimetreye çıkan kümülatif yağış, Türkiye’yi son 66 yılın zirvesine taşıdı.
Grafikteki 11 aylık seyir tablo halinde
| Dönem sonu | 2026 su yılı | Normal | 2025 su yılı |
|---|---|---|---|
| Ekim | 53,5 mm | 49,4 mm | 26,8 mm |
| Kasım | 86,9 mm | 107,7 mm | 81,6 mm |
| Aralık | 147,0 mm | 183,5 mm | 154,6 mm |
| Ocak | 250,9 mm | 253,2 mm | 181,4 mm |
| Şubat | 387,7 mm | 313,0 mm | 221,4 mm |
| Mart | 468,8 mm | 374,3 mm | 250,2 mm |
| Nisan | 555,3 mm | 431,7 mm | 322,9 mm |
| Mayıs | 650,9 mm | 484,5 mm | 371,1 mm |
| Haziran | 674,6 mm | 518,0 mm | 383,6 mm |
| Temmuz | 693,0 mm | 533,7 mm | 393,2 mm |
| Ağustos | 709,2 mm | 548,5 mm | 401,1 mm |
Tablo aynı zamanda yağış sezonundaki çarpıcı dönüşümü de ortaya koyuyor. Aralık sonunda normalin yaklaşık yüzde 20 altında bulunan Türkiye, şubat ayından itibaren normalin üzerine çıktı ve fark sonraki aylarda büyüdü.
111,8 gün yağış görüldü
Rekor yalnızca düşen toplam yağış miktarında yaşanmadı. Türkiye genelinde 11 aylık dönemde ortalama 111,8 gün yağış görüldü.
1991-2020 döneminde aynı gösterge için normal değer 95,8 gündü. Böylece yağışlı gün sayısı da uzun yıllar normalinin yaklaşık yüzde 17 üzerinde gerçekleşti.
Bu veri, 2026 su yılındaki yüksek toplamın yalnızca birkaç aşırı yağış olayından oluşmadığını; ülke genelindeki yağışlı gün sayısının da belirgin biçimde arttığını gösteriyor.
79 il normalinin üzerinde veya normal civarında
İl bazındaki verilerde de Türkiye’nin büyük bölümünü kapsayan güçlü bir yağış tablosu oluştu.
81 ilin 79’unda 11 aylık su yılı yağışları uzun yıllar normallerinin civarında veya üzerinde gerçekleşti. Yalnızca Bursa ve Tekirdağ il geneli yağışlarında normalin altında kaldı.
Türkiye’nin en fazla yağış alan ili Rize oldu. Rize’de metrekareye 1455,2 kilogram yağış düştü.
En düşük toplam yağış ise 384,9 kilogramla Iğdır’da kaydedildi.
İl bazındaki önemli göstergeler
| Gösterge | İl / sonuç |
|---|---|
| En fazla yağış | Rize – 1455,2 mm |
| En az yağış | Iğdır – 384,9 mm |
| Normali civarında veya üzerinde yağış alan il | 79 |
| Normalinin altında kalan iller | Bursa, Tekirdağ |
14 ilde 66 yıllık yağış rekoru
Bazı illerde Türkiye ortalamasından da dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı.
Adana, Düzce, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Niğde, Ordu, Osmaniye, Tokat, Yozgat, Manisa ve Giresun’da son 66 yılın en yüksek 11 aylık su yılı yağış seviyesi kaydedildi.
Bunun yanında;
- Bingöl, Bitlis, Erzincan, Sivas ve Tunceli’de son 38 yılın,
- Van’da son 32 yılın,
- Gaziantep’te son 30 yılın
en yüksek seviyelerine ulaşıldı.
Siirt, Şırnak ve Van çevrelerinde ise yağışların uzun yıllar normaline göre yer yer yüzde 80’den fazla arttığı belirlendi.
Buna karşılık Tekirdağ, Kırklareli, Bursa, Yalova, Eskişehir, Kastamonu, Çankırı, Malatya, Bayburt, Trabzon, Rize, Artvin ve Erzurum’un bazı kesimlerinde yağışların normale göre yer yer yüzde 20’ye varan oranlarda daha düşük kaldığı görüldü.
Konya’da dikkat çeken değişim: Sezon kurak başladı, tablo bahar ve yaz aylarında tersine döndü
Türkiye genelindeki rekor yağışın Konya açısından ayrı bir önemi bulunuyor. Çünkü kent, 2026 su yılının ilk aylarında Türkiye’nin yağış açığının en belirgin olduğu alanlardan biriydi.
Ekim 2025’te Konya çevresindeki yağışlar uzun yıllar ekim normaline göre yüzde 60’ın üzerinde azalmıştı. İç Anadolu genelinde de yağışlar normalin altında kalmış, tarımsal kuraklık riski yakından izlenmeye başlanmıştı.
Ocak ayı sonuna gelindiğinde de Konya çevresinin bazı kesimlerinde kümülatif yağış açığı normaline göre yüzde 40’ın üzerine çıkmıştı.
Şubat sonundaki beş aylık değerlendirmede Konya çevresinde yağışların normalin yüzde 20’den fazla altında kaldığı alanlar bulunuyordu. Nisan sonundaki yedi aylık değerlendirmede de Konya, bazı kesimlerinde normale göre yüzde 20’ye kadar yağış eksikliği görülen yerler arasındaydı.
Ancak bahar sonu ve yaz başında tablo güçlü biçimde değişti.
Haziran sonunda açıklanan dokuz aylık değerlendirmede Konya çevresinde bazı alanlarda yağışların normalin yüzde 60’tan fazla üzerine çıktığı görüldü. Temmuz ayında ise Konya çevresindeki aylık yağışlar yer yer normal değerlerin üç katından fazlasına ulaştı.
11 aylık son değerlendirmede de Konya, normalinin altında kalan Bursa ve Tekirdağ arasında yer almadı. Başka bir ifadeyle Konya il geneli, 79 il gibi uzun yıllar normali civarında veya üzerinde yağış alan grupta bulunuyor.
Konya’da yağışın yıl içindeki seyri
| Dönem | Konya açısından durum |
|---|---|
| Ekim 2025 | Bazı kesimlerde normale göre yüzde 60’tan fazla azalma |
| Ekim 2025-Ocak 2026 | Bazı kesimlerde yağış açığı yüzde 40’ın üzerinde |
| Ekim 2025-Şubat 2026 | Konya çevresinde yüzde 20’den fazla azalma görülen alanlar |
| Ekim 2025-Nisan 2026 | Bazı kesimlerde normale göre yüzde 20’ye kadar eksik |
| Ekim 2025-Haziran 2026 | Bazı alanlarda normale göre yüzde 60’ın üzerinde artış |
| Temmuz 2026 | Aylık yağış bazı kesimlerde normalin 3 katından fazla |
| Ekim 2025-Ağustos 2026 | Konya, normali civarında veya üzerinde yağış alan 79 il arasında |
Not: 11 aylık raporun yayımlanan metin özetinde Konya ilinin toplam milimetre değeri ayrı bir rakam olarak verilmediği için, il geneli için tahmini bir milimetre değeri kullanılmadı. Konya açısından kesin olarak yayımlanan son sınıflandırma, ilin normal civarı veya üzerinde yağış alan 79 il içerisinde bulunmasıdır.
Konya’nın içinde bulunduğu İç Anadolu’da yağış neredeyse iki katına çıktı
Konya açısından en somut karşılaştırmalardan biri İç Anadolu Bölgesi verilerinde görülüyor.
İç Anadolu’da 1 Ekim 2025-31 Ağustos 2026 dönemindeki yağış miktarı metrekareye 489,4 kilogram oldu. Aynı dönemin uzun yıllar normali 385,6 kilogram, geçen yılki yağışı ise yalnızca 247,3 kilogramdı.
Böylece bölgedeki yağışlar normale göre yüzde 27, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 98 arttı.
İç Anadolu, aynı zamanda son 15 yılın en yüksek 11 aylık su yılı yağış seviyesine ulaştı.
Konya ve İç Anadolu açısından 11 aylık tablo
| Gösterge | İç Anadolu |
|---|---|
| 2026 su yılı yağışı | 489,4 mm |
| 1991-2020 normali | 385,6 mm |
| 2025 aynı dönem | 247,3 mm |
| Normale göre değişim | Yüzde 27 artış |
| Geçen yıla göre değişim | Yüzde 98 artış |
| Tarihsel seviye | Son 15 yılın en yükseği |
| Konya’nın 11 aylık sınıflandırması | Normal civarı veya üzerinde |
Bu rakamlar, geçen yıl yaşanan düşük yağışın ardından İç Anadolu’daki su yılı toplamının neredeyse iki katına çıktığını gösteriyor.
Bölge bölge Türkiye’nin yağış tablosu
Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinin tamamında yağışlar hem uzun yıllar normalinin hem de geçen yılın üzerinde gerçekleşti.
En yüksek toplam yağış 939,3 milimetreyle Akdeniz Bölgesi’nde ölçüldü. Uzun yıllar normaline göre en büyük artış ise yüzde 46 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kaydedildi.
11 aylık bölgesel yağışların tamamı
| Bölge | 2026 yağışı | Normal | 2025 yağışı | Normale göre | Geçen yıla göre |
|---|---|---|---|---|---|
| Marmara | 676,6 mm | 628,3 mm | 425,1 mm | %8 artış | %59 artış |
| Ege | 743,6 mm | 584,4 mm | 422,6 mm | %27 artış | %76 artış |
| Akdeniz | 939,3 mm | 647,1 mm | 449,2 mm | %45 artış | %100’den fazla |
| İç Anadolu | 489,4 mm | 385,6 mm | 247,3 mm | %27 artış | %98 artış |
| Karadeniz | 752,8 mm | 642,2 mm | 601,4 mm | %17 artış | %25 artış |
| Doğu Anadolu | 698,7 mm | 520,7 mm | 392,8 mm | %34 artış | %78 artış |
| Güneydoğu Anadolu | 771,4 mm | 527,0 mm | 248,4 mm | %46 artış | %100’den fazla |
Bölgesel tarihsel karşılaştırmada Akdeniz Bölgesi son 66 yılın, Doğu Anadolu son 38 yılın, İç Anadolu son 15 yılın, Ege son 11 yılın, Karadeniz ise son 10 yılın en yüksek 11 aylık su yılı yağış miktarına ulaştı.
Akdeniz’de 66 yıllık rekor
Bölgesel yağışlarda en çarpıcı sonuçlardan biri Akdeniz’de ortaya çıktı.
Bölgede metrekareye 939,3 kilogram yağış düşerken, uzun yıllar normali 647,1 kilogramda kaldı. Geçen yıl aynı dönemde ise yalnızca 449,2 kilogram yağış kaydedilmişti.
Bu, geçen yıla göre yağışın iki katından fazla artması anlamına geliyor.
Güneydoğu Anadolu’da yağış üç katı aştı
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 11 aylık yağış 771,4 milimetre olarak ölçüldü. Geçen yıl aynı dönemde bölge sadece 248,4 milimetre yağış almıştı.
Dolayısıyla bölgedeki yağış miktarı geçen yıla göre üç katın üzerine çıkarken, uzun yıllar normaline göre yüzde 46 arttı. Türkiye’nin bölgeleri arasında normale kıyasla en güçlü artış Güneydoğu’da gerçekleşti.
Yağışın fazla olması tek başına su sorununun bittiği anlamına gelmiyor
2026 su yılı verileri Türkiye için son derece güçlü bir toparlanmaya işaret etse de toplam yağış miktarının yüksek olması, su sorununun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Nitekim sezonun ilk aylarında Türkiye ve özellikle İç Anadolu’da önemli yağış açıkları yaşandı. Mart ayında dört aylık su yılı verileri değerlendirilirken meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunduğuna dikkat çekmiş ve su kaynaklarının verimli kullanılmasının önemini vurgulamıştı. Özdemir, yağışlarda artış görülmesinin olumlu olduğunu ancak bölgesel farklılıkların devam ettiğini belirtmişti.
Konya açısından da aynı durum geçerli. Yıl içindeki güçlü yağışlar, özellikle tarım alanları, toprak nemi, yüzey ve yer altı sularının beslenmesi açısından olumlu bir gelişme oluşturuyor. Ancak Konya Kapalı Havzası’nda uzun yıllara yayılan yer altı suyu kullanımı, yağışların zamansal dağılımı ve yaz aylarındaki yüksek tarımsal su ihtiyacı dikkate alındığında, bir yağışlı yılın yapısal su sorununu tek başına çözmesi beklenemez.
Buna karşın 2026 su yılının ortaya koyduğu tablo oldukça net: Türkiye, 11 aylık yağışta son 66 yılın zirvesine çıktı; Konya ve İç Anadolu ise sezonun başındaki yağış açığını büyük ölçüde kapatarak son yılların en güçlü su yılı dönemlerinden birini yaşadı.








