Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Tükenmişliğe karşı dijital detoks önerisi

Uzmanlar, uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımının uyku düzeninden sosyal ilişkilere kadar birçok alanda olumsuz etki oluşturduğuna dikkat çekiyor. İş sonrası dijital mecralardan uzak durmanın ise tükenmişlik ve tahammülsüzlüğü azaltabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımının uyku düzeninden sosyal

Günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen ekran kullanımı, kontrolsüz hale geldiğinde ruhsal ve fiziksel sağlık üzerinde ciddi etkiler oluşturabiliyor. Uzmanlara göre özellikle iş, uyku düzeni, sosyal ilişkiler ve dikkat üzerinde bozulmalar yaşanmaya başladıysa dijital detoks ihtiyacı da ortaya çıkıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, dijital detoksun tablet, bilgisayar, televizyon ve telefon gibi dijital cihazlardan bilinçli olarak uzak kalınan süreyi ifade ettiğini belirtti. Çevirir, sosyal işlevsellikte, mesleki yaşamda, romantik ilişkilerde, uyku düzeninde ya da iştahta bozulma gözlemlendiğinde ekran kullanımının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Uzun süre ekran başında çalışan kişiler için özellikle mesai sonrasında telefon ve diğer dijital mecralardan uzak durmanın önemine işaret eden Çevirir, bu yaklaşımın tükenmişlik, tahammülsüzlük ve zihinsel yorgunluk gibi sorunların önüne geçebileceğini vurguladı. Kişinin kendisini sadece işi üzerinden tanımlamaması gerektiğini belirten Çevirir, dingin ve tatmin edici bir yaşamın iş performansına da olumlu yansıdığını ifade etti.

Uzmanlara göre uzun ekran maruziyeti yalnızca dikkati azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda uyku döngüsünü de bozabiliyor. Sosyal medyada kısa videolar ve sürekli içerik tüketimi, odaklanmayı zorlaştırırken kişiyi sürekli haz arayışına yöneltebiliyor. Bu durumun zamanla uyku, egzersiz, yemek alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler gibi temel yaşam alanlarında kayıplara yol açabileceği belirtiliyor.

Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, dijital detoksta minimalizmin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, ekran kullanımının bir anda tamamen kesilmesinin her zaman kolay olmayabileceğini, bu nedenle azaltarak başlamanın daha uygulanabilir bir yöntem olduğunu söyledi. Sosyal medya ve dijital platformların belirli saatlerde kullanılması, spor ve yüz yüze sosyal etkileşim gibi etkinliklerin planlanmasıyla daha dengeli bir kullanım alışkanlığı geliştirilebileceğini kaydetti.

Ekran süresinin sınırlandırılmasının beyin ve bağırsak sağlığı açısından da önem taşıdığına dikkat çeken Çevirir, uzun süreli ekran kullanımının REM uykusuna geçişi zorlaştırabileceğini ve geç saatlerde yeme eğilimini artırabileceğini belirtti. Serotonin ve dopamin dengesi açısından da ekran süresinin kontrollü tutulması gerektiğini söyledi.

Dijital detoksun odaklanmayı artırmak, uyku kalitesini korumak, kaygı ve stresi yönetmek ve bilişsel becerileri sürdürmek için etkili bir araç olduğunu belirten Çevirir, bu sürecin yüz yüze sosyal ilişkilerle desteklenmesinin hem kişisel hem de profesyonel yaşamda verimliliği artırdığını ifade etti.

Çocuk ve ergenlerde aşırı ekran kullanımının daha farklı riskler taşıdığına da dikkat çeken Çevirir, bu dönemde çocukların kendi kendilerini oyalayabilme ve boşluklara tahammül edebilme becerilerinin gelişmesi gerektiğini söyledi. Aşırı dijital içerik tüketiminin bu gelişimi olumsuz etkileyebileceğini belirten Çevirir, dikkat eksikliği, hiperaktivite, sosyal ilişkilerde zayıflık ve akademik performansta düşüş gibi sonuçların ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Sosyal medyada onaylanma ve beğenilme ihtiyacının gerçek yaşamda karşılanamayan tatmini telafi etmeye çalıştığını ifade eden Çevirir, bunun geçici ve yüzeysel bir tatmin sunduğunu söyledi. Gerçek sosyal ilişkilerin ise sorumluluk alma, duyguları düzenleme ve sağlıklı bağ kurma açısından çok daha güçlü bir zemin oluşturduğunu vurguladı.

Uzmanlar, dijital dünyadan zaman zaman bilinçli şekilde uzaklaşmanın, hem yetişkinler hem de çocuklar için zihinsel dengeyi korumanın ve yaşam kalitesini artırmanın önemli yollarından biri olduğuna dikkat çekiyor.