Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ”, 29 Ağustos 2026 tarihli ve 33355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yeni düzenlemeyle beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlarının nasıl belirleneceğinden kaynak ülkelerin tespitine, eş değer ilaçların fiyatlandırılmasından yerli üretimin desteklenmesine, firmaların fiyat başvurularından Fiyat Değerlendirme Komisyonunun çalışmalarına kadar ilaç piyasasını doğrudan ilgilendiren çok sayıda başlık yeniden düzenlendi.
Tebliğ, 11 Mart 2026 tarihli ve 11031 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar”ın uygulama esaslarını belirliyor. Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı 12 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştı.
Hedef ilaçların piyasada sürdürülebilir şekilde bulunması
Düzenlemenin temel hedeflerinden biri, ilaçların Türkiye pazarında sürdürülebilir şekilde bulunabilirliğinin desteklenmesi oldu.
Bu kapsamda fiyatlandırma sisteminin değişen ekonomik ve piyasa koşullarına daha hızlı cevap verebilmesi, eş değer ilaçların piyasaya girişinin teşvik edilmesi, yerli üretim yapan firmaların desteklenmesi ve fiyatlandırma süreçlerinde yaşanan uygulama farklılıklarının azaltılması amaçlandı.
Yeni sistemde kaynak fiyatların belirlenmesine ilişkin yöntemler de yeniden yapılandırıldı. İlaçların fiyatlandırılmasında dikkate alınacak kaynak ülkeler ile bu ülkelerdeki fiyatların hangi şartlarda esas alınacağı ayrıntılı biçimde düzenlendi.
İlaç fiyatlarında kaynak ülkeler belli oldu
Yeni tebliğe göre Türkiye’de ilaçların gerçek kaynak fiyatlarının belirlenmesinde kullanılacak temel kaynak ülkeler Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan olacak. Kaynak ülke fiyatlarının belirlenmesinde resmî veya genel kabul görmüş veri tabanlarından da yararlanılabilecek.
Gerçek kaynak fiyat esas olarak kaynak ürünün ilgili ülkelerdeki iskonto hariç fabrika çıkış fiyatı üzerinden hesaplanacak.
İlacın serisinin serbest bırakıldığı veya ithal edildiği başka bir ülkede daha düşük bir fabrika çıkış fiyatının bulunması durumunda ise belirlenen beş kaynak ülkenin dışındaki bu düşük fiyat da hesaplamada dikkate alınabilecek.
Böylece fiyat belirleme mekanizmasında yalnızca belirlenen ülkelerdeki fiyatlara değil, belirli şartlar altında ilacın uluslararası piyasalardaki daha düşük fiyatına da ulaşılması hedefleniyor.
Eş değer ilaçlarda yüzde 60’a ani geçiş yerine kademeli sistem
Yeni düzenlemenin en önemli değişikliklerinden biri eş değer ilaçların piyasaya girişindeki fiyatlandırma modelinde yapıldı.
Önceki sistemde ilk eş değer ürünün piyasaya girmesinin ardından kaynak fiyat bakımından doğrudan yüzde 60 seviyesine geçilirken, yeni sistem belirli ürünlerde bu geçişi üç yıla yayıyor.
Yeni modele göre;
| Dönem | Uygulanacak kaynak fiyat oranı |
|---|---|
| İlk yıl | %80 |
| İkinci yıl | %75 |
| Üçüncü yıl | %70 |
| Sonraki süreç | Genel sistemdeki oranlara göre |
Buna göre ilk eş değer ürünün piyasaya girişinden itibaren kaynak fiyat oranı ilk yıl yüzde 80, ikinci yıl yüzde 75 ve üçüncü yıl yüzde 70 olarak uygulanabilecek. Düzenlemenin özellikle eş değer ilaçların Türkiye pazarına girişini ekonomik açıdan daha sürdürülebilir hale getirmesi amaçlanıyor.
Ancak buradaki yüzde 80, yüzde 75 ve yüzde 70 oranları eczanelerdeki nihai satış fiyatında vatandaşın göreceği doğrudan indirim oranları anlamına gelmiyor. Bunlar ilaç fiyatlandırma sistemindeki kaynak fiyatın belirlenmesinde kullanılan oranları ifade ediyor. Nihai fiyatın oluşmasında firma satış fiyatı ile depocu ve eczacı kâr oranları gibi başka unsurlar da bulunuyor.
Yeni sistem bütün ilaçlara geriye dönük uygulanmayacak
Kademeli model için geçiş hükümleri de belirlendi.
Yüzde 80, yüzde 75 ve yüzde 70’lik kademeli sistem, 13 Mart 2026’dan sonra piyasaya çıkan ilk eş değer ürünlere ve bunların birebir eş veya eş değer ürünlerine uygulanacak.
İlk eş değer ilacın 13 Mart 2026’dan önce piyasaya çıkması nedeniyle halihazırda yüzde 60 üzerinden fiyatlandırılan ürünler ise yeni kademeli sisteme alınmayacak.
Böylece halen piyasada bulunan ilaçların tamamında bir anda fiyatlandırma değişikliğine gidilmesi yerine yeni sisteme geçiş için ürünlerin piyasaya giriş tarihlerini dikkate alan bir model uygulanacak.
Yerli eş değer ilaç üretimine ilave avantaj
Düzenlemede Türkiye’de üretilen eş değer ilaçlara ilişkin önemli bir teşvik mekanizmasına da yer verildi.
İlaç Takip Sistemi verilerine göre imal eş değer ürünlerin ilk yıl sonunda yıllık toplam tüketimdeki pazar payının yüzde 5’e ulaşması durumunda, ikinci yıl için öngörülen yüzde 75’lik oran yüzde 80 olarak uygulanabilecek.
İmal eş değer ilaçların ikinci yıl sonunda toplam tüketimdeki pazar payının yüzde 10’a ulaşması halinde ise üçüncü yıl için öngörülen yüzde 70’lik oran yüzde 75 olarak uygulanacak.
Bu modelle yerli ilaç üreticisinin pazardaki payını artırması halinde fiyat düşüşünün daha sınırlı gerçekleştirilmesi sağlanarak üretimin desteklenmesi hedefleniyor.
Başka bir ifadeyle, Türkiye’de üretilen eş değer ilaçların belirlenen pazar paylarına ulaşması halinde fiyatlandırmadaki kademeli düşüş daha yavaş uygulanabilecek.
Fiyat korumalı ilaçlarda 1987 sınırı değişti
Tebliğle fiyat korumalı ürün tanımında da önemli değişikliğe gidildi.
Daha önce fiyat korumalı ürünlerin belirlenmesinde kullanılan 1 Ağustos 1987 tarihi, yeni düzenlemeyle 1 Ocak 2000 olarak güncellendi.
Ayrıca değerlendirme yöntemi ürün bazından etkin madde bazına taşındı.
Buna göre herhangi bir farmasötik formu dünyada ilk kez 1 Ocak 2000 tarihinden önce piyasaya çıkan etkin madde, fiyat korumalı etkin madde olarak değerlendirilecek ve bu etkin maddeyi içeren ürünler fiyat korumalı ürün kapsamına alınabilecek.
Yeni 1 Ocak 2000 kriterine göre hesaplanan fiyatlar ise 2026 yılı gerçek kaynak fiyat değişiklik döneminin sonunda ilan edilen geçerlilik tarihiyle devreye girecek. Bu tarihe kadar bazı geçiş hükümleri uygulanmaya devam edecek.
2026 yılı için fiyat başvuru takvimi belirlendi
Tebliğde firmaların gerçek kaynak fiyat değişikliklerini bildirecekleri takvim de ayrıntılı olarak düzenlendi.
2026 yılı için başvurular ürünlerin durumuna göre farklı tarihlerde gerçekleştirilecek.
| İşlem | Tarih |
|---|---|
| Tüm referans ürünler ile fiyat listesinde referans veya farmasötik benzer referans ürünü bulunmayan geri ödemeli eş değer ürünler için başvuru | 5 Ağustos-31 Ağustos 2026 |
| Fiyat listesinde referans veya farmasötik benzer referans ürünü bulunan geri ödemeli eş değer ürünler ile geri ödemesiz eş değer ürünler için başvuru | 23 Kasım-6 Aralık 2026 |
| Başvuruların değerlendirilmesi | 5 Ağustos-21 Aralık 2026 |
| Nihai listenin yayımlanması | 21 Aralık 2026 |
Fiyat listesinde bulunan ürünler için gerçek kaynak fiyat araştırması her yıl yeniden yapılacak. Gerçek kaynak fiyatında değişiklik bulunan ürünler için ilgili firmaların belirlenen dönemlerde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna başvurması zorunlu olacak.
2026 geçiş döneminde ise imal geri ödemesiz ürünler ile geri ödemesiz geleneksel bitkisel tıbbi ürünler dışındaki ürünler için tebliğde belirtilen takvim kapsamında başvuru zorunluluğu getirildi.
Gerçek kaynak fiyat düşerse diğer eş değerler de etkilenecek
Yeni sistemde gerçek kaynak fiyat değişikliklerinin piyasadaki diğer ürünlere nasıl yansıtılacağı da düzenlendi.
Kaynak üründe gerçek kaynak fiyat düşüşü meydana gelmesi durumunda bu düşüş, ilgili birebir eş ve eş değer ürünler için de Kurum tarafından doğrudan uygulanabilecek.
Kaynak ülkenin değişmesi nedeniyle fiyat artış talebi oluşması halinde mevcut firma satış fiyatının yüzde 20’sine kadar olan artış talepleri Kurum tarafından değerlendirilecek. Kaynak ülke değişikliği olmadan oluşan fiyat artışlarında ise belirlenen şartlar kapsamında mevcut firma satış fiyatının yüzde 50’sine kadar olan talepler değerlendirilebilecek.
Dönemsel avro değeri nasıl belirlenecek?
Türkiye’deki ilaç fiyatlandırma sisteminin en önemli unsurlarından biri olan dönemsel avro değerinin hesaplanmasına ilişkin sistem de netleştirildi.
Beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak Türk lirası cinsinden 1 avro değeri, bir önceki yıl Resmî Gazete’de ilan edilen TCMB günlük avro satış kuru gerçekleşmelerinin yıllık ortalamasının, Cumhurbaşkanı Kararı’nda belirlenen yüzde 65’lik uyarlama katsayısıyla çarpılmasıyla hesaplanacak.
Fiyat Değerlendirme Komisyonu her yılın ilk 45 günü içinde toplanarak ilaç fiyatlandırmasında kullanılacak dönemsel avro değerini ilan edecek.
Avro değeri yükselirse 5, düşerse 45 gün sonra uygulanacak
Yeni dönemsel avro değerinin önceki değerin üzerinde veya altında olmasına göre yürürlük tarihleri de farklı olacak.
Dönemsel avro değerinin önceki değere göre artması halinde yeni değer Komisyon kararının açıklanmasından 5 gün sonra yürürlüğe girecek.
Değerin düşmesi durumunda ise değişiklik 45 gün sonra uygulanmaya başlayacak.
Bu düzenlemeyle ilaç fiyatlarında yukarı ve aşağı yönlü kur uyarlamalarının piyasaya yansıma süreleri farklılaştırılmış oldu.
Fiyat Değerlendirme Komisyonu 5 üyeden oluşacak
İlaç fiyatlarının değerlendirilmesinde temel karar organlarından biri Fiyat Değerlendirme Komisyonu olacak.
Komisyon;
Sağlık Bakanlığından bir, Hazine ve Maliye Bakanlığından iki, Strateji ve Bütçe Başkanlığından bir ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından bir temsilci olmak üzere toplam 5 üyeden oluşacak.
Komisyon yılda bir kez olağan toplantı gerçekleştirecek. Gerektiğinde Komisyonda temsil edilen kurumlardan birinin davetiyle olağanüstü toplantı yapılabilecek.
Olağan Fiyat Değerlendirme Komisyonu toplantılarına ilişkin başvurular ise en az 5 iş günü boyunca kabul edilecek.
Komisyon, tebliğde fiyatı belirlenemeyen ürünlere fiyat verilmesi, ürün fiyatlarının artırılması, daha önce verilen artışların yeniden değerlendirilmesi, artırılması, azaltılması veya geri alınması konusunda karar verebilecek. Ayrıca sürdürülebilir sağlık hizmeti sunumunun sağlanması amacıyla Sağlık Bakanlığının daveti üzerine re’sen karar alınabilecek.
Depocu ve eczacı kâr oranlarının uygulanması da düzenlendi
Tebliğ kapsamında ilaçların perakende satış fiyatlarının oluşturulmasında uygulanacak depocu ve eczacı kâr oranlarına ilişkin esaslar da belirlendi.
Cumhurbaşkanı Kararı’nda firma satış fiyatı dilimlerine göre depocu kâr oranları yüzde 8, yüzde 6 ve yüzde 3; eczacı kâr oranları ise sırasıyla yüzde 28, yüzde 18 ve yüzde 13 olarak belirlenmiş durumda.
Bu oranların uygulandığı firma satış fiyatı baremleri, dönemsel avro değerinde gerçekleştirilen değişiklik oranında güncellenecek.
Yeni tebliğ de perakende fiyat hesaplamalarında Cumhurbaşkanı Kararı’ndaki bu oranların uygulanacağını hükme bağlıyor.
Kritik ilaçlar için farklı fiyatlandırma mümkün
Yeni fiyatlandırma sisteminde bazı ürün grupları için özel hükümler de bulunuyor.
Kan ürünleri, özel tıbbi amaçlı gıdalar, enteral beslenme ürünleri, radyofarmasötik ürünler, alerjen ürünler, yetim ürünler, geleneksel bitkisel tıbbi ürünler, biyobenzer ürünler, hastane ürünleri, serumlar, geri ödemesiz ve reçetesiz ürünler ile aşılar ve halk sağlığı açısından kritik önemdeki ilaçlar özel şartlara tabi ürünler arasında değerlendirilebilecek.
Bazı insan albümini ve immünoglobulin ürünlerinin fiyatları ise piyasada bulunabilirliğin desteklenmesi amacıyla haftanın son iş günü TCMB tarafından açıklanan avro satış kuru dikkate alınarak belirlenebilecek ve iki haftada bir güncellenebilecek.
Bu hüküm özellikle hayati veya kritik nitelikteki bazı ürünlerde piyasa koşulları ile fiyat arasındaki farkın uzun süre açılmasının önlenmesine yönelik araçlardan biri olarak öne çıkıyor.
İlaç fiyat listesi her hafta yayımlanacak
Tebliğe göre ilaç fiyat listesi normal şartlarda her cuma günü yayımlanacak. Cuma gününün resmî tatile denk gelmesi halinde liste bir önceki iş günü ilan edilecek ve fiyatlar takip eden ilk salı günü geçerli olacak.
İsteğe bağlı fiyat düşüşleri ise genel olarak ilan tarihinden 60 gün sonra yürürlüğe girecek.
Ancak ürün piyasada bulunmuyorsa veya ilgili firma eczane ve depoların stok zararlarını karşılayacağını taahhüt ederse 60 günlük süre beklenmeden fiyat değişikliği uygulanabilecek.
Firmalara fiyat beyanı konusunda yasal sorumluluk
Düzenleme, ruhsat ve başvuru sahiplerine sunulan bilgi ve belgeler konusunda açık sorumluluk da getiriyor.
Firmalar, fiyat başvurularında verdikleri bilgi ve belgelerin doğruluğundan sorumlu olacak.
Eksik, yanıltıcı veya yanlış beyan verilmesi ya da gerçek kaynak fiyatındaki düşüşlerin süresi içinde bildirilmemesi nedeniyle haksız kazanç ve kamu zararı oluşması halinde ortaya çıkan kamu alacağı, Türk Ceza Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla ruhsat sahiplerinden Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tahsil edilebilecek.
2017’deki tebliğ yürürlükten kaldırıldı
Yeni düzenlemeyle 29 Eylül 2017 tarihli ve 30195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan eski “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ” yürürlükten kaldırıldı.
Yeni tebliğ 29 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girdi ve hükümlerini Sağlık Bakanı yürütecek.
Vatandaş açısından yeni sistem ne anlama geliyor?
Düzenlemenin vatandaş açısından en önemli yönünü ilaçların piyasada bulunabilirliğinin sürdürülebilir hale getirilmesi oluşturuyor.
Özellikle eş değer ürünlerde fiyatın tek aşamada daha düşük kaynak fiyat oranına çekilmesi yerine üç yıllık kademeli model uygulanması, ilaç firmalarının pazara giriş koşullarını değiştirecek. Yerli eş değer ilaçların belirlenen pazar paylarına ulaşması halinde sağlanacak ilave fiyat avantajı da Türkiye’deki üretimin desteklenmesine yönelik önemli araçlardan biri olacak.
Bununla birlikte düzenleme “bütün ilaç fiyatları hemen artacak” ya da “bütün ilaçlar ucuzlayacak” şeklinde yorumlanabilecek genel bir fiyat değişikliği getirmiyor. Etki; ürünün referans veya eş değer olması, yerli ya da ithal niteliği, kaynak fiyatı, piyasaya giriş tarihi, fiyat koruma durumu ve dönemsel avro değeri gibi birçok kritere göre ürün bazında farklılaşacak.
Yeni sistemin temel yaklaşımı; ilaç fiyatlandırmasını daha öngörülebilir hale getirirken, eş değer ilaç rekabetini, yerli üretimi ve kritik ilaçların piyasada sürdürülebilir şekilde bulunmasını aynı fiyatlandırma mekanizması içinde dengelemek olacak.




