Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yaşam süresi uzuyor, katarakt daha fazla kişiyi etkiliyor

İlerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artan katarakt, bulanık görmenin en yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, düzenli göz muayenesi ve zamanında cerrahi tedavinin görme kaybını önlemede büyük önem taşıdığını belirtiyor.

İlerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artan katarakt, bulanık görmenin en

Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıkan katarakt, dünya genelinde tedavi edilebilir görme kaybının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Türkiye’de de özellikle ileri yaş grubunda az görmenin en sık nedenlerinden biri olan hastalık, erken tanı ve uygun zamanda gerçekleştirilen cerrahi tedaviyle başarılı şekilde tedavi edilebiliyor.

Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte görülme sıklığı artan kataraktın, önümüzdeki yıllarda da göz hekimlerinin en sık karşılaşacağı hastalıklardan biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

İlerleyen yaşla birlikte risk artıyor

Türk Oftalmoloji Derneği Katarakt ve Refraksiyon Cerrahisi Birim Başkanı Prof. Dr. Akif Özdamar, kataraktın çoğunlukla yaşa bağlı geliştiğini ancak farklı faktörlerin de hastalığa yol açabileceğini belirtti.

Özdamar, “Günümüzde bireylerin yaşam süresi artıyor. Hastalar iyi bir görüşe sahip olmak ve yaşam kalitelerini artırarak hayatın içinde kalmak istiyorlar. Katarakt genellikle yaşa bağlı olarak gelişse de travma, diyabet, uzun süreli kortizon kullanımı veya aşırı güneş ışığına maruz kalma gibi faktörler sonucu da oluşabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Bulanık görme ve renklerde soluklaşma görülebiliyor

Kataraktın görmenin kademeli olarak bulanıklaşmasıyla ilerlediğini belirten Özdamar, hastalığın renklerin daha soluk görülmesi, ışığa karşı hassasiyet ve gece görüşünde azalma gibi belirtilerle kendisini gösterebildiğini kaydetti.

Hastalığın yavaş ilerlemesi nedeniyle kişilerin görme kaybını uzun süre fark etmeyebileceğine dikkat çekilirken, düzenli göz muayenesinin erken tanı açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Kataraktın tedavisi cerrahiyle yapılıyor

Kataraktın günümüzdeki temel tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Özdamar, gelişen teknoloji sayesinde ameliyatlarda başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.

Katarakt ameliyatlarında sıklıkla “fakoemülsifikasyon” adı verilen yöntemin kullanıldığını ifade eden Özdamar, bu yöntemde gözün saydam tabakasından açılan küçük kesilerle göz içine ulaşıldığını ve saydamlığını kaybeden merceğin ultrasonik enerjiyle parçalanarak temizlendiğini aktardı.

İşlemin küçük kesilerden yapılması nedeniyle çoğunlukla dikiş gerekmediğini belirten Özdamar, bunun ameliyat süresinin kısalmasına ve hastanın daha hızlı iyileşmesine katkı sağladığını ifade etti.

Doğal merceğin yerine yapay göz içi merceği yerleştiriliyor

Ameliyat sırasında kataraktlı doğal merceğin çıkarılmasının ardından göz içine, doğal merceğin kırma gücünü taklit eden yapay bir göz içi merceği yerleştiriliyor. Bu yöntemle hastanın görme düzeyinin yeniden artırılması hedefleniyor.

Kataraktın çok ilerlediği veya hastada ek göz problemlerinin bulunduğu durumlarda ise daha büyük kesilerle cerrahi uygulanması gerekebiliyor. Bu vakalarda ameliyat ve iyileşme sürecinin daha uzun olabileceği belirtiliyor.

50 yaş üzerindekilere yılda bir kez göz muayenesi önerisi

Prof. Dr. Akif Özdamar, kataraktın genellikle ilerleyen yaşla birlikte yavaş seyretmesi nedeniyle hastaların görme azalmasını uzun süre fark etmeyebileceğine dikkat çekti.

Düzenli göz muayenesi ve zamanında tanının önemini vurgulayan Özdamar, özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerin yılda bir kez göz muayenesinden geçmesinin önemli olduğunu belirtti.