Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çocukların gözlerini tehdit eden 6 yaz riski: Koyu camlı her gözlük UV koruması sağlamıyor

Okulların kapanmasıyla birlikte çocukların telefon, tablet ve bilgisayar karşısında geçirdiği süre artarken; havuz, deniz, yoğun güneş ışınları, alerjenler ve klima kullanımı da göz sağlığını tehdit ediyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, çocuklarda yaz aylarında göz kuruluğu, kızarıklık, kaşıntı ve enfeksiyon şikâyetlerinin daha sık görülebildiğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Okulların kapanmasıyla birlikte çocukların telefon, tablet ve bilgisayar karşısında geçirdiği

Yaz tatilinde çocukların dijital cihazları daha uzun süre kullanması ve açık havada geçirilen zamanın artması, göz sağlığı açısından bazı riskleri beraberinde getiriyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, çocukların gözlerinin gelişim sürecinde olması nedeniyle uzun süreli ekran maruziyeti ve çevresel faktörlerden daha fazla etkilenebildiğini söyledi.

Çolakoğlu, özellikle göz kuruluğu, yanma, batma, kızarıklık, kaşıntı ve alerjik şikâyetlerin yaz döneminde daha sık görülebildiğine dikkat çekti.

1. Uzayan ekran süresi gözleri yoruyor

Tatilde telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının artması; çocuklarda göz yorgunluğu, kuruluk, yanma, batma ve odaklanma sorunlarına yol açabiliyor.

Ailelerin ekran süresini çocuklarıyla birlikte planlaması gerektiğini belirten uzmanlar, gözlerin düzenli olarak dinlendirilmesini öneriyor.

Çocukların ekran karşısında geçirdiği her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakması gerekiyor. Bu uygulamanın alışkanlık haline getirilmesi, uzun süreli yakın odaklanmanın oluşturduğu yükün azaltılmasına yardımcı oluyor.

2. Havuz ve deniz suyu tahrişe neden olabiliyor

Havuz suyunda bulunan klor ile hijyen sorunları, gözlerde tahriş ve enfeksiyon riskini artırabiliyor. Deniz suyundaki tuz, kum ve mikroorganizmalar da kızarıklık, yanma ve batma gibi şikâyetlere yol açabiliyor.

Özellikle havuzda, mümkünse denizde de gözü tamamen saran koruyucu yüzme gözlüklerinin kullanılması öneriliyor.

Havuz veya denizden çıktıktan sonra gözlerin temiz suyla durulanması, kirli ellerle göze dokunulmaması ve ortak havlu kullanılmaması gerekiyor. Çocukların gözlerini ovuşturması da tahrişin artmasına neden olabiliyor.

3. Kontakt lensle yüzmek enfeksiyon riskini artırıyor

Kontakt lensler; deniz ve havuzda bulunan bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmaların lens yüzeyine tutunmasını kolaylaştırabiliyor.

Bu durum kornea enfeksiyonu riskini artırırken, klorlu veya tuzlu su lensin yapısını bozarak gözlerde batma, tahriş ve rahatsızlık oluşturabiliyor.

Yüzme sırasında kontakt lens kullanılmaması öneriliyor. Zorunlu durumlarda ise tek kullanımlık lens tercih edilmesi ve sudan çıkıldıktan hemen sonra lensin çıkarılarak atılması önem taşıyor.

4. Koyu renk cam tek başına koruma sağlamıyor

Yoğun ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalmak, çocukların gözlerinde tahriş ve rahatsızlığa neden olabiliyor. Korunmasız UV maruziyetinin, katarakt başta olmak üzere bazı göz hastalıklarının gelişme riskini de artırabildiği belirtiliyor.

Dr. Emel Çolakoğlu, çocukların dışarı çıkarken UV korumalı güneş gözlüğü kullanması, güneşe çıplak gözle bakmaması ve yoğun güneş altında şapka takması gerektiğini söyledi.

Toplumda koyu renkli camların otomatik olarak koruma sağladığına yönelik yanlış bir inanış bulunduğunu vurgulayan Çolakoğlu, şunları kaydetti:

“Güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmez. Bu nedenle UV400 veya yüzde 100 UV koruması sağlayan gözlükler tercih edilmelidir.”

5. Yaz alerjileri göz şikâyetlerini artırıyor

Polen, çimen, toz, küf sporları ve diğer çevresel alerjenler yaz aylarında çocuklarda göz alerjisini tetikleyebiliyor.

Alerjik reaksiyonlar; gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, batma ve göz kapaklarında şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor.

Çocukların kaşınan gözlerini ovuşturması, belirtilerin şiddetlenmesine ve göz yüzeyinin zarar görmesine neden olabiliyor. Bu nedenle ovuşturmanın engellenmesi ve şikâyetlerin devam etmesi halinde göz doktoruna başvurulması önem taşıyor.

6. Klimanın doğrudan yüze üflemesine dikkat

Aşırı sıcaklar nedeniyle uzun süre klimalı ortamlarda bulunmak, gözyaşı filminin daha hızlı buharlaşmasına yol açabiliyor.

Bu durum gözlerde kuruluk, yanma, batma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi oluşturabiliyor. Klimanın doğrudan yüze veya gözlere üflemesi ise şikâyetlerin artmasına neden oluyor.

Dr. Çolakoğlu, ailelere şu uyarıda bulundu:

“Klimanın hava akımının doğrudan çocukların yüzüne gelmemesine dikkat edilmeli, çok kuru ortamlardan kaçınılmalı ve çocukların gün boyunca yeterli sıvı tüketmeleri sağlanmalıdır.”

Göz şikâyetleri uzun sürerse uzmana başvurulmalı

Yaz aylarında görülen hafif kızarıklık veya yanma şikâyetleri bazen kısa sürede geçebilse de belirtilerin devam etmesi, ağrı oluşması, görmede azalma veya yoğun akıntı görülmesi halinde göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.

Uzmanlar; ekran kullanımının sınırlandırılması, UV korumalı gözlük kullanılması, havuz ve denizde hijyene dikkat edilmesi ve klimanın doğrudan yüze üflememesi gibi basit önlemlerle çocukların göz sağlığının korunabileceğini belirtiyor.