Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yaz sıcaklarında besin zehirlenmesi riski artıyor: İşte korunmanın 12 kritik yolu

Besin zehirlenmeleri, hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte yaz aylarında daha sık görülüyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 866 milyon kişinin besin zehirlenmesi yaşadığı belirtilirken, uzmanlar el hijyeni, güvenilir gıda tüketimi ve uygun saklama koşullarının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle içeceklere eklenen buzlar, açıkta satılan yiyecekler ve oda sıcaklığında bekletilen yemekler ciddi risk oluşturabiliyor.

Besin zehirlenmeleri, hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte yaz aylarında daha sık

Besin zehirlenmesi, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen önemli halk sağlığı sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişi, başka bir ifadeyle her 9 kişiden biri besin zehirlenmesiyle karşı karşıya kalıyor.

Besin kaynaklı hastalıklar nedeniyle her yıl yaklaşık 1 milyon 520 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Zehirlenmelerden en fazla etkilenen grubu ise 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Verilere göre yaklaşık her üç besin zehirlenmesi vakasından biri bu yaş grubunda görülüyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmelerinin özellikle yaz aylarında daha sık görüldüğünü belirterek, gıdaların hazırlanması, saklanması ve tüketilmesi sırasında alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarını engelleyebileceğini söyledi.

Sıcak hava mikroorganizmaların çoğalmasını hızlandırıyor

Besin zehirlenmesi; bakteri, virüs, parazit veya bu mikroorganizmaların ürettiği toksinlerle kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucunda ortaya çıkıyor.

Yaz aylarında hava sıcaklığının yükselmesi, mikroorganizmaların yiyeceklerde çok daha hızlı çoğalmasına neden oluyor. Gıdaların uygun sıcaklıklarda saklanmaması, soğuk zincirin bozulması, kirli su kullanılması ve güvenilir olmayan buzların tüketilmesi zehirlenme riskini artırıyor.

Dr. Yusuf Emre Uzun, yaz mevsiminde artan tehlikeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Besin zehirlenmesi, bakteri, virüs, parazit veya bu mikroorganizmaların ürettiği toksinlerle kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucu gelişmektedir. Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte mikroorganizmaların hızla çoğalması, gıdaların uygun koşullarda saklanmaması, kirli su ve buz tüketimi, bu artışın başlıca nedenleri arasında yer almaktadır.”

Besin zehirlenmesine karşı en önemli üç kural

Besin zehirlenmelerinin büyük bölümünün alınacak önlemlerle engellenebileceğini vurgulayan Dr. Uzun, korunmada üç temel kurala dikkat çekti.

Uzun, “El hijyeninin sağlanması, güvenilir gıda tüketimi ve uygun saklama koşullarına dikkat edilmesi, besin zehirlenmesinden korunmada en etkili üç temel kuraldır.” ifadelerini kullandı.

Uzmanlara göre mutfakta ve yemek tüketimi sırasında dikkat edilmesi gereken 12 kritik kural şöyle:

1. Ellerinizi en az 20 saniye yıkayın

Besin zehirlenmelerinin önemli bir bölümü kirli eller aracılığıyla taşınan mikroorganizmalar nedeniyle gelişiyor. Bu nedenle yemek hazırlamadan önce ve sonra ellerin sabunla yıkanması gerekiyor.

Özellikle çiğ et, tavuk veya balıkla temas ettikten, tuvaleti kullandıktan ve çöplere dokunduktan sonra eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla temizlenmeli.

Dr. Uzun, el hijyeninin enfeksiyon zincirini kırmanın en etkili yollarından biri olduğunu belirterek, “Yemek hazırlamadan önce, özellikle çiğ et veya tavukla temas ettikten sonra ve tuvalet kullanımının ardından ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabunla yıkamayı ihmal etmeyin.” uyarısında bulundu.

2. Çiğ ve pişmiş gıdaları birbirinden ayırın

Çiğ gıdalardaki mikroorganizmaların pişmiş veya doğrudan tüketilecek yiyeceklere geçmesi “çapraz bulaşma” olarak adlandırılıyor.

Evlerde yaşanan besin zehirlenmelerinin en sık nedenleri arasında bulunan çapraz bulaşma, aynı kesme tahtası, bıçak veya mutfak ekipmanının farklı ürünlerde kullanılmasıyla ortaya çıkabiliyor.

Çiğ et, tavuk ve balık ürünleri için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılmalı. Bu ürünler buzdolabında da pişmiş yiyeceklerden ayrı bölümlerde saklanmalı.

3. Et, tavuk ve balığı tamamen pişirin

Et, tavuk, kıyma ve balık ürünlerinin yeterli sıcaklıkta pişirilmesi, zararlı mikroorganizmaların etkisiz hale getirilmesini sağlıyor.

Yetersiz pişirilen gıdalarda bakteriler canlı kalabildiği için özellikle tavuk eti ve kıymanın iç kısmının tamamen piştiğinden emin olunması gerekiyor. Dış yüzeyin pişmiş görünmesi, ürünün iç kısmının da güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

4. Pişmiş yemekleri oda sıcaklığında bekletmeyin

Yaz aylarında bakteriler, oda sıcaklığında bırakılan yiyeceklerde hızla çoğalabiliyor.

Pişirilen yemeklerin iki saatten fazla dışarıda bırakılmaması, hava sıcaklığının yüksek olduğu günlerde ise mümkünse bir saat içinde buzdolabına kaldırılması öneriliyor.

Yemeklerin soğuması için saatlerce mutfak tezgâhında bekletilmesi besin zehirlenmesi riskini artırabiliyor.

5. Soğuk zinciri koruyun

Et, süt, süt ürünleri, tavuk ve deniz ürünleri gibi kolay bozulan gıdaların alışverişten sonra mümkün olan en kısa sürede buzdolabına yerleştirilmesi gerekiyor.

Bu ürünlerin sıcak araçlarda veya güneş altında uzun süre tutulması bakterilerin çoğalmasına yol açabiliyor. Alışveriş sırasında soğuk ve donmuş ürünlerin en son alınması da soğuk zincirin korunmasına katkı sağlıyor.

6. Meyve ve sebzeleri bol suyla yıkayın

Meyve ve sebzelere toprak, sulama suyu, taşıma veya depolama sırasında zararlı mikroorganizmalar bulaşabiliyor.

Özellikle çiğ tüketilen sebzeler ve salata malzemeleri, bol akan suyun altında dikkatlice yıkanmalı. Görünürde temiz olan ürünlerin de tüketilmeden önce mutlaka temizlenmesi gerekiyor.

7. Son kullanma tarihlerini kontrol edin

Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin tüketilmesi enfeksiyon ve zehirlenme riskini artırıyor.

Ancak yalnızca tarihin kontrol edilmesi yeterli olmuyor. Ambalajı şişmiş, kapağı açılmış, sızdıran, kokusu veya görünümü değişmiş ürünlerin son kullanma tarihi geçmemiş olsa bile tüketilmemesi gerekiyor.

Ürünlerin ambalaj üzerinde belirtilen sıcaklık ve saklama koşullarına uygun şekilde muhafaza edilmesi de büyük önem taşıyor.

8. Açıkta satılan yiyeceklerden kaçının

Sokakta veya açık alanlarda uzun süre bekleyen yiyecekler, sıcak havanın etkisiyle kolayca bozulabiliyor.

Özellikle sütlü tatlılar, kremalı ürünler, et yemekleri, tavuk ve deniz ürünleri yüksek risk taşıyor. Bu nedenle üretim ve saklama koşullarından emin olunmayan işletmelerden yiyecek alınmaması öneriliyor.

9. İçeceklere eklenen buza dikkat edin

Görünüşte masum olan buzlar, üretildikleri suyun kirli olması durumunda bakteri, virüs ve parazit taşıyabiliyor.

Özellikle içme suyunun güvenilirliğinden emin olunmayan bölgelerde buzlu içeceklerden kaçınılması gerekiyor. Buzun donmuş olması, içerisindeki bütün mikroorganizmaların yok olduğu anlamına gelmiyor.

Dr. Uzun, tatil bölgelerinde buz tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “Özellikle tatil bölgelerinde buzlu içeceklere çok dikkat etmek gerekmektedir. İçecekler mümkünse buz olmadan tüketilmelidir.” dedi.

10. Dondurulmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmeyin

Dondurulmuş et, tavuk veya diğer ürünlerin mutfak tezgâhında saatlerce bekletilerek çözdürülmesi, bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabiliyor.

Çözdürme işleminin buzdolabında veya uygun program kullanılarak mikrodalga fırında yapılması öneriliyor. Çözünen ürünlerin yeniden dondurulması da sağlık açısından risk oluşturabiliyor.

11. Güvenilir kaynaklardan su tüketin

Kirli sular, çok sayıda bakteri, virüs ve paraziti taşıyabiliyor. Bu nedenle içme suyunun güvenilir kaynaklardan temin edilmesi gerekiyor.

Suyun temizliğinden şüphe duyulan bölgelerde kapalı ambalajlı şişe suyu veya uygun yöntemlerle arıtılmış su tercih edilmeli. Yemek hazırlama, sebze yıkama ve buz üretiminde kullanılan suyun da güvenli olması gerekiyor.

12. Tazeliğinden emin olmadığınız ürünleri tüketmeyin

Midye, istiridye ve diğer deniz ürünleri uygun sıcaklıklarda saklanmadığında ciddi zehirlenmelere neden olabiliyor.

Özellikle yaz aylarında tazeliğinden, üretim yerinden ve saklama şartlarından emin olunmayan deniz ürünlerinin tüketilmemesi öneriliyor. Gıdanın tadında, kokusunda veya görünümünde değişiklik varsa risk alınmaması gerekiyor.

Uzmanlar, şüpheli bir ürünün tadına bakılarak kontrol edilmemesi gerektiğini, tereddüt edilen gıdaların doğrudan tüketimden çıkarılmasının en güvenli yöntem olduğunu belirtiyor.