Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Doğal atıştırmalıklara yönelim arttı: Hurma rafine şekere alternatif oluyor

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Konuk, ultra işlenmiş atıştırmalıklar yerine hurma gibi doğal ürünlerin daha fazla tercih edilmeye başlandığını söyledi. Hurmanın lif, vitamin, mineral ve doğal şeker içeriğiyle güçlü bir alternatif olduğunu belirten Konuk, porsiyon kontrolü uyarısında bulundu. Gebeliğin son haftalarında hurma tüketiminin doğum sürecini destekleyebileceğini gösteren bilimsel çalışmalar bulunduğunu da kaydetti.

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğretim

Prof. Dr. Muhsin Konuk, 21 Temmuz Abur Cubur Günü dolayısıyla sağlıklı atıştırmalık tercihleri ve hurmanın beslenmedeki yeri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Son yıllarda tüketicilerin yüksek oranda işlenmiş, rafine şeker ve katkı maddesi içeren atıştırmalıklardan uzaklaşmaya başladığını belirten Konuk, hurmanın doğal enerji sağlaması ve besin değeriyle öne çıktığını ifade etti.

Konuk, hurmanın rafine şekerin yerine kullanılabileceğini ancak yüksek oranda doğal şeker içermesi nedeniyle ölçülü tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Muhsin Konuk, Üsküdar Üniversitesi bünyesinde Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında görev yapıyor.

Hurma doğal enerji kaynağı olarak öne çıkıyor

Tüketicilerin ultra işlenmiş ürünlerin yerine daha sade içerikli besinlere yöneldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Konuk, hurmanın lif açısından zengin ve katkı maddesi içermeyen doğal bir seçenek olduğunu belirtti.

Konuk, “Tüketicilerin ultra işlenmiş atıştırmalıklar yerine hurmaya yönelmesinin temel nedeni; hurmanın doğal ve uzun süreli enerji sağlaması, lif açısından zengin olması ve yapay katkı maddelerinden arınmış temiz içerikli bir gıda olmasıdır.” dedi.

Hurma üzerine yapılan bilimsel değerlendirmelerde de meyvenin doğal şekerler, diyet lifi, mineraller, antioksidanlar ve çeşitli biyoaktif bileşikler içerdiği belirtiliyor. Bununla birlikte bu bileşenlerin miktarı hurmanın türüne, olgunluk düzeyine ve işlenme biçimine göre değişebiliyor.

“Mucizevi bir besin olarak görülmemeli”

Hurmanın son yıllarda “süper gıda” olarak tanımlandığını hatırlatan Prof. Dr. Konuk, tek bir besinin bütün sağlık sorunlarına çözüm olarak sunulmasının doğru olmadığını söyledi.

Konuk, hurmanın lif, vitamin, mineral ve antioksidan profiliyle besleyici bir meyve olduğunu ancak fruktoz ve glukoz içeriği nedeniyle kontrolsüz tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Hurma, sağlıklı beslenmenin değerli bir tamamlayıcısıdır ancak tek başına mucizevi bir besin olarak görülmemelidir.” diyen Konuk, dengeli ve çeşitli beslenmenin önemine dikkat çekti.

Sindirim sistemini destekliyor, tokluk süresini uzatıyor

Prof. Dr. Konuk, hurmada bulunan diyet lifinin bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve sindirim sisteminin desteklenmesine katkıda bulunabileceğini söyledi.

Lifli yapısının hurmanın daha uzun süre tokluk sağlamasına yardımcı olduğunu kaydeden Konuk, bu özelliğin öğün aralarında yüksek kalorili ve işlenmiş ürünlere yönelmeyi azaltabileceğini ifade etti.

Konuk, hurmanın B6 vitamini ile potasyum, magnezyum, demir, kalsiyum ve fosfor gibi mineraller bakımından da dikkat çekici olduğunu belirtti. Güncel bilimsel derlemeler, hurmanın lif, mineral ve antioksidan bileşenler taşıdığını doğrularken, hastalıkların önlenmesine ilişkin etkilerin tek başına hurmaya bağlanmaması gerektiğine de işaret ediyor.

Rafine şeker yerine kullanılabilir

Hurmanın beyaz şekere göre besin değeri daha yüksek bir tatlandırıcı alternatifi olabileceğini belirten Prof. Dr. Konuk, meyvenin mutfakta farklı biçimlerde değerlendirilebileceğini söyledi.

Hurma;

  • Püre haline getirilerek kek ve hamur işlerinde,
  • Tatlıların hazırlanmasında,
  • Hurma özü veya şurubu biçiminde,
  • Ara öğünlerde doğal tatlandırıcı olarak

kullanılabiliyor.

Konuk, hurma şekeri veya hurma şurubunun doğal olması nedeniyle sınırsız tüketilebileceği düşüncesinin yanlış olduğunu vurguladı. Hurma şurubuna ilişkin güncel bilimsel çalışmalar da ürünün karbonhidrat ve doğal şeker açısından yoğun olduğunu, bu nedenle toplam şeker tüketiminin dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.

Yaklaşık üç orta boy hurma bir porsiyon

Kan şekeri kontrolü açısından porsiyon miktarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Konuk, yaklaşık üç orta boy hurmanın bir porsiyon olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Hurmaların tek başına tüketilmesi yerine ceviz ve badem gibi yağlı tohumlarla veya süt ve yoğurt gibi protein kaynaklarıyla birlikte tercih edilebileceğini söyleyen Konuk, böylece daha dengeli bir ara öğün oluşturulabileceğini kaydetti.

Diyabeti, insülin direnci veya gebelik şekeri bulunanların tüketim miktarını kişisel sağlık durumlarına göre belirlemesi gerekiyor. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Koleji de gebelik diyabetinde beslenme planının ve kan şekeri takibinin sağlık profesyonelleriyle birlikte yürütülmesini öneriyor.

Spor yapanlar için pratik ara öğün seçeneği

Hurmanın içerdiği doğal karbonhidratlar nedeniyle sporcular ve aktif bireyler tarafından tercih edilebileceğini belirten Konuk, egzersiz öncesinde enerji ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Konuk, antrenmandan 30-45 dakika önce kontrollü miktarda hurma tüketilebileceğini belirterek hurmanın protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla desteklenmesinin daha dengeli bir ara öğün oluşturacağını ifade etti.

Hastalıklardan koruduğu iddiasına dikkat

Prof. Dr. Konuk, doğal ve lif bakımından zengin beslenmenin rafine şeker tüketimini azaltarak kilo kontrolü, bağırsak sağlığı ve kalp-damar sisteminin desteklenmesine katkı sunabileceğini söyledi.

Hurmada bulunan fenolik bileşikler ve flavonoidlerin antioksidan özellik taşıdığını belirten Konuk, bu maddelerin vücudun oksidatif stresle mücadelesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Ancak hurmanın kanser veya Alzheimer hastalığını tek başına önlediği kesin biçimde söylenemiyor. Araştırmalar, hurmanın içerdiği bileşiklerin potansiyel etkilerini incelese de klinik koruyuculuk konusunda daha kapsamlı insan çalışmalarına ihtiyaç bulunduğunu gösteriyor.

Gebeliğin son haftalarında tüketiminin etkileri araştırılıyor

Prof. Dr. Muhsin Konuk, hurmanın gebeliğin son dönemlerindeki olası etkilerinin bilimsel araştırmalara da konu olduğunu söyledi.

Konuk, hurmada bulunan bazı bileşiklerin rahim kaslarının çalışmasını ve rahim ağzının doğuma hazırlanmasını destekleyebileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Hurma, rahim ağzının açılmasına, doğum eyleminin ilerlemesine ve doğum sonrasındaki toparlanma sürecine yardımcı olabilir.”

Klinik araştırmaları inceleyen bir sistematik derleme, gebeliğin son döneminde hurma tüketen kadınlarda rahim ağzının doğuma hazırlık düzeyini gösteren Bishop skorunda ve doğumun bazı aşamalarında olumlu sonuçlar bildirildiğini ortaya koydu. Ancak sezaryen oranı ve doğumun bütün aşamaları bakımından sonuçların aynı düzeyde kesin olmadığı, daha güçlü çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Bu nedenle hurma tüketimi doğumu başlatan veya tıbbi müdahalenin yerini alan bir yöntem olarak değerlendirilmemeli. Gebelerin, özellikle diyabet, riskli gebelik veya başka bir sağlık sorunu bulunması halinde tüketim miktarını kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla görüşmesi önem taşıyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin gebelik sürecinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanıyor.

Meryem Suresi’ndeki hurma vurgusunu hatırlattı

Hurmanın kültürel ve dini metinlerde de yer aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Konuk, Meryem Suresi’nin 25’inci ayetinde Hz. Meryem’e doğum sırasında taze hurma yemesinin tavsiye edildiğini hatırlattı.

Hurmanın tarih boyunca enerji sağlayan ve besleyici bir meyve olarak tüketildiğini belirten Konuk, özellikle gebeliğin son haftalarındaki olası etkilerinin modern bilimsel araştırmalarda da incelenmeye devam ettiğini söyledi.

Prof. Dr. Muhsin Konuk, hurmanın işlenmiş atıştırmalıklara ve rafine şekere karşı değerli bir alternatif olabileceğini ancak sağlıklı beslenmenin temelinin çeşitlilik, denge ve porsiyon kontrolü olduğunu sözlerine ekledi.