Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden kronik bir nörolojik hastalık olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre hastalık dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişiyi etkiliyor ve her yaşta görülebiliyor. Hastalığın belirtileri ise beynin etkilenen bölgesine göre değişiyor; kısa süreli dalma, kasılma, bilinç kaybı, istemsiz hareketler ve farklı duyusal belirtiler epilepsinin bulguları arasında yer alabiliyor.
Epilepsinin nedenine ilişkin değerlendirmelerde, her hastada net bir sebep saptanamayabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, genetik etkenler, doğumsal ya da yapısal beyin sorunları, beyin enfeksiyonları, tümörler, inme ve travmaların epilepsiyle ilişkili olabileceğini; buna karşın birçok vakada belirgin bir neden ortaya konulamadığını belirtiyor.
Uzmanların dikkat çektiği önemli noktalardan biri de epilepsinin doğru tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilmesi. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre uygun tanı ve tedaviyle epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 70’i nöbetsiz yaşayabiliyor. Ancak ilaç tedavisine rağmen nöbetleri devam eden hastalarda farklı tedavi seçenekleri gündeme geliyor.
Bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen vagus sinir stimülasyonu öne çıkıyor. Mayo Clinic’e göre bu yöntemde göğüs derisinin altına yerleştirilen cihaz, boyundaki vagus sinirine düzenli elektriksel uyarılar gönderiyor ve bu sayede nöbetlerin azaltılmasına yardımcı oluyor. Yöntem, özellikle ilaçların yeterli olmadığı ve cerrahinin uygun görülmediği hastalarda değerlendiriliyor.
Epilepsy Foundation verilerine göre vagus sinir stimülasyonunda etki zamanla artabiliyor. İlk aylarda nöbetlerde daha sınırlı azalma görülürken, uzun vadede hastaların önemli bir bölümünde nöbet sıklığında belirgin düşüş sağlanabiliyor. Kurumun aktardığı verilere göre bazı çalışmalarda nöbetlerde 6 ayda yüzde 36, 4 yılda yüzde 58 ve 10 yılda yüzde 75’e varan azalma bildirildi. Aynı kaynak, yöntemin nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasının nadir olduğunu, ancak sayı ve şiddeti azaltabildiğini vurguluyor.
Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy da ilaç tedavisine dirençli epilepsi olgularında epilepsi pilinin önemli bir alternatif sunduğunu belirterek, bu yöntemin özellikle ameliyatın mümkün olmadığı hastalarda yaşam kalitesini artırabildiğine dikkat çekti. Paksoy’a göre nöbetleri tamamen bitirmese de sıklık ve şiddette belirgin azalma sağlanması, hastalar açısından önemli bir kazanım oluşturuyor. Bu bölüm, kullanıcının paylaştığı uzman açıklamasına dayanmaktadır.
Uzmanlara göre epilepside temel hedef, hastanın nöbet geçirmesini önlemek ya da nöbet yükünü azaltarak eğitim, iş ve sosyal yaşamını sürdürebilmesini sağlamak. Bu nedenle nöbetleri devam eden hastaların, tedavilerini uzman hekim kontrolünde yeniden değerlendirmesi önem taşıyor.




