Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da arazi tesciline yönelik son kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz” denildi. Türkiye, bu adımın Filistin halkını yurdundan zorla yerinden etmeyi ve “yasa dışı ilhak” sürecini hızlandırmayı amaçladığını belirterek, kararın “uluslararası hukukun açık ihlali” olduğunu ve “hükümsüz” sayıldığını kaydetti.
Bakanlık, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği bulunmadığını vurgulayarak, Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’da yoğunlaştırdığı politikaların barış çabalarını zayıflattığını ve iki devletli çözüm perspektifine zarar verdiğini ifade etti. Açıklamada uluslararası topluma, İsrail’in “fiili durum yaratma” girişimlerine karşı kararlı tutum çağrısı da yer aldı.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini bildirdi.
Ne olmuştu?
İsrail kabinesi, 15 Şubat’ta işgal altındaki Batı Şeria’da arazi kayıt/tescil sürecinin yeniden başlatılmasını onayladı. Uluslararası basında yer alan bilgilere göre adım, 1967’den bu yana ilk kez bu kapsamda bir “arazi tescili” uygulamasına dönüşüyor ve özellikle Batı Şeria’nın İsrail’in tam kontrolündeki Area C bölgelerinde mülkiyetin belgelendirilmesi sürecini öne çıkarıyor. Filistin Yönetimi ve bazı sivil izleme kuruluşları, düzenlemeyi “fiili ilhak” niteliğinde bir hamle olarak değerlendirirken, İsrailli yetkililer bunun “yerleşim ve idari düzen” gerekçeleriyle atıldığını savundu.






