Solmaz, kan sağlığının çoğu zaman ihmal edildiğine dikkat çekerek, rutin testlerin “hayat kurtarıcı ipuçları” verebileceğini ifade etti.
“Tükenmişlik sadece yorgunluk değildir”
Solmaz, özellikle tam kan sayımı (hemogram) ile demir ve B12 vitamini düzeylerinin değerlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Hemogramın; kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositlere ilişkin önemli bilgiler sunduğunu belirten Solmaz, bu değerlerdeki sapmaların basit bir vitamin eksikliğinden daha ciddi hematolojik tablolara kadar geniş bir yelpazede uyarı sinyali olabileceğini kaydetti.
Hemoglobin düşüklüğü her zaman tek başına yeterli ipucu değil
Halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı ve çarpıntı gibi şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini söyleyen Solmaz, hemoglobin düşüklüğünün kansızlıkla ilişkili olabileceğini hatırlattı. Ancak kansızlığın her zaman yalnızca demir eksikliğine bağlı gelişmediğini belirten Solmaz; B12 ve folat eksikliği, kronik hastalıklar ya da kemik iliği kaynaklı sorunların da tabloya yol açabileceğini aktardı.
Özellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda görülen kansızlık durumlarının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Solmaz, ferritin (demir depoları) düşük olduğunda hemoglobin normal görünse bile belirgin halsizlik yaşanabileceğini belirterek “Sadece hemoglobine bakıp ‘kansızlık yok’ demek sık yapılan bir hata” uyarısında bulundu.
B12 eksikliği nörolojik belirtilerle de kendini gösterebilir
Solmaz, B12 vitamini eksikliğinin yalnızca kansızlıkla sınırlı kalmadığını; unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve el-ayak uyuşmaları gibi nörolojik belirtilerin de B12 eksikliğinin habercisi olabileceğini söyledi.
Pıhtı riski taşıyanlara özel uyarı
Uzman değerlendirmesinde, genç yaşta pıhtı öyküsü olanlar, ailesinde pıhtılaşma hastalığı bulunanlar, uzun süre hareketsiz kalanlar, sigara içenler ve obezite sorunu yaşayan bireylerin de mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
“Sonuçlar mutlaka hekim tarafından yorumlanmalı”
Kan tahlillerinin tek başına kesin tanı koymadığını vurgulayan Solmaz, değerlerin zaman içindeki değişimi ve hastanın şikâyetleriyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Ağrısız lenf bezi şişlikleri, gece terlemeleri, nedensiz kilo kaybı ve uzun süren ateş gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.




