Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ülseratif kolitte gizli tümör vakası düzenli takibin önemini gösterdi

Uzun süredir ülseratif kolit tanısıyla takip edilen bir hastada kolonoskopide belirgin kitle görülmezken, sonraki incelemelerde rektumda 3,5 santimetrelik adenokarsinom tespit edildi. Uzmanlar, tek bir vakaya dayanan sonucun genellenemeyeceğini ancak kişiye özel takibin önemini ortaya koyduğunu belirtiyor.

Uzun süredir ülseratif kolit tanısıyla takip edilen bir hastada kolonoskopide

Tıbbi literatürde yayımlanan dikkat çekici bir vaka, uzun süreli ülseratif kolit hastalarında düzenli ve kişiye özel takibin önemini bir kez daha gündeme getirdi.

Vaka raporuna göre, yaklaşık 30 yıldır ülseratif pankolit tanısıyla takip edilen 52 yaşındaki hastanın kolonoskopisinde şiddetli iltihaplanma görülmesine rağmen belirgin bir kitle saptanmadı. Sonraki değerlendirmelerde rektum bölgesinde şüpheli lezyon belirlenirken, ameliyat ve patolojik inceleme sonucunda yaklaşık 3,5 santimetre çapında adenokarsinom tespit edildi.

Tek bir vaka tüm hastalara genellenemez

Uzmanlar, söz konusu bulgunun yalnızca bir hastaya ait vaka raporu olduğuna ve tüm ülseratif kolit hastalarına genellenemeyeceğine dikkat çekiyor.

Vakanın, kolonoskopinin etkisiz olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiği belirtiliyor. Şiddetli iltihaplanma, kanama, yalancı polipler ve bağırsak yüzeyindeki yapısal değişiklikler bazı lezyonların görüntülenmesini zorlaştırabiliyor.

Bu nedenle hastanın klinik bulguları, hastalık süresi, bağırsakta tutulan alan, iltihabın düzeyi ve aile öyküsünün birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.

Uzun süreli ve yaygın hastalıkta risk artabiliyor

Ülseratif kolit, kalın bağırsağın iç yüzeyini etkileyen kronik bir inflamatuvar bağırsak hastalığı olarak biliniyor. Uzun yıllar devam eden iltihaplanma, bazı hastalarda kolorektal kanser riskini artırabiliyor.

Avrupa Crohn ve Kolit Organizasyonu tarafından yayımlanan kılavuzda, riskin özellikle yaygın ülseratif koliti bulunan hastalarda daha yüksek olduğu ve tanıdan 8-10 yıl sonra belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Hastalığın yaygınlığı, süresi, iltihap yükü ve ailede kolorektal kanser öyküsü kişisel riskin belirlenmesinde öne çıkıyor.

“Kontrol altına alınamayan hastalıkta kanser gelişebilir”

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Mercan, özellikle tüm kalın bağırsağı etkileyen ve uzun süre aktif seyreden ülseratif kolit vakalarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Mercan, “Özellikle kronik ülseratif kolit hastalığı kontrol altına alınamazsa bu hastalarda sporadik, nadiren de kalın bağırsağın tamamını kapsayacak şekilde kanser gelişebilir.” dedi.

Kanserli dokular farklı özellik gösterebiliyor

Ülseratif kolite bağlı gelişen kolorektal kanserler, toplumda daha sık görülen ve kronik bağırsak iltihabından bağımsız ortaya çıkan kanserlerden farklı biyolojik özellikler gösterebiliyor.

Kronik iltihaplanmaya bağlı kanser öncesi değişiklikler, bağırsak yüzeyinde düz veya birden fazla bölgede oluşabiliyor. Bu durum, bazı lezyonların standart görüntüleme sırasında fark edilmesini güçleştirebiliyor.

Kişiye özel takip erken tanı şansını artırıyor

Uzmanlar, ülseratif kolit hastalarının doktorları tarafından belirlenen takip programlarına uymasını ve önerilen kolonoskopik değerlendirmeleri zamanında yaptırmasını öneriyor.

Hastalık aktivitesinin kontrol altında tutulması, kanser öncesi değişikliklerin erken dönemde belirlenmesi ve tedavi seçeneklerinin daha etkili planlanması açısından önem taşıyor.

Takip sıklığının her hasta için aynı olmadığı; hastalığın süresi, yaygınlığı, iltihabın düzeyi, önceki incelemelerin sonuçları ve aile öyküsüne göre belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.