Siirt’in Tillo ilçesinde her yıl ekinoks dönemlerinde gözlenen “ışık hadisesi” bu yıl da gerçekleşti.
İbrahim Hakkı Hazretleri’nin, hocası İsmail Fakirullah Hazretleri için oluşturduğu düzenek sayesinde güneşin doğuşuyla birlikte ilk ışınlar türbedeki kabrin başucuna ulaştı.
Tillo ilçe meydanında sabah namazının ardından düzenlenen programa Siirt’ten ve farklı illerden çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahi dinletisinin ardından katılımcılar, saat 06.20’de başlayan ışık hadisesini alana kurulan ekrandan takip etti.
Yaklaşık 5 dakika süren hadise, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla da kaydedildi.
İbrahim Hakkı Hazretleri’nin asırlık düzeni
Işık hadisesinin temeli, İbrahim Hakkı Hazretleri’nin hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’ne duyduğu bağlılığa dayanıyor.
İsmail Fakirullah Hazretleri’nin 1734 yılında vefatının ardından büyük üzüntü yaşayan İbrahim Hakkı Hazretleri’nin, “Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim?” sözüyle bu sistemi kurduğu aktarılıyor.
Bunun üzerine türbenin yanında bir kule ile Tillo’nun yaklaşık 3 kilometre uzağında bulunan tepede taş duvar inşa edildi.
Her yıl ekinoks döneminde doğan güneşin ilk ışınları, duvarın ortasında bulunan pencereden geçerek kuledeki aynaya yansıyor. Buradan kırılan ışık, türbenin penceresinden içeri girerek İsmail Fakirullah Hazretleri’nin kabrinin başucuna ulaşıyor.
Restorasyonda bozulmuş, yeniden çalışır hale getirilmişti
Işık düzeneği, 1960’lı yıllarda yapılan restorasyon sırasında pencerenin yerinin değişmesi nedeniyle bir süre izlenemez hale gelmişti.
2011 yılında farklı üniversitelerden bilim insanlarının yürüttüğü çalışmalar sonucunda yeni bir pencere açılarak sistem yeniden işler hale getirildi.
Böylece ışık hadisesi yeniden gözlemlenmeye başlandı.
“İlim ve hikmet mirası”
Programda konuşan Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, İbrahim Hakkı Hazretleri’nin ilim ile hikmeti, akıl ile gönlü bir araya getiren önemli şahsiyetlerden biri olduğunu söyledi.
Kızılkaya, “İbrahim Hakkı Hazretleri’nin hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’ne duyduğu derin vefanın bir nişanesi olarak ortaya koyduğu bu eşsiz ışık düzeneği, yalnızca bir mühendislik harikası değil, aynı zamanda saygının, sadakatin ve vefanın somut bir ifadesidir” dedi.
Işık hadisesinin yalnızca bir gökyüzü olayı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kızılkaya, bunun geçmişten günümüze ulaşan önemli bir ilim ve hikmet mirası olduğunu ifade etti.
Tillo’daki ışık hadisesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da vatandaşların yoğun ilgisiyle izlendi.




