Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, raporlu ilaç kullanan hastaların ilaçlarına erişimini kolaylaştıracak yeni bir düzenleme üzerinde çalışıldığını duyurdu.
Planlanan sisteme göre, uzman hekim tarafından raporlanan ve tedavisi değişmeyen hastalar, rapor süresi boyunca her ilaç alımında yeniden doktora giderek reçete yazdırmak zorunda kalmayacak. Hastaların ilaçlarını belirlenen doz ve süreler kapsamında doğrudan eczaneden alabilmesi hedefleniyor.
Rapor süresi boyunca yeniden reçete gerekmeyecek
Memişoğlu, örneğin 6 aylık ilaç raporu bulunan bir hastanın ilk reçetesinin doktor tarafından düzenlenmesinin ardından, tedavide değişiklik olmadığı sürece aynı ilacı yeniden reçete ettirmek için sağlık kuruluşuna gitmek zorunda kalmamasının planlandığını söyledi.
Çalışmanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile birlikte yürütüldüğünü belirten Memişoğlu, sistemin kısa süre içinde uygulamaya alınmasının hedeflendiğini ifade etti.
Yeni düzenlemenin özellikle kronik hastalığı bulunan, birden fazla raporlu ilaç kullanan ve bu ilaçları farklı zamanlarda reçete ettirmek zorunda kalan hastalar için önemli kolaylık sağlaması bekleniyor.
Evde sağlık hizmetleri yeniden yapılandırılıyor
Memişoğlu, yeni ilaç düzenlemesinin yanı sıra evde sağlık hizmetlerinin de teknoloji, mevzuat ve hizmet modeli açısından yeniden yapılandırıldığını bildirdi.
Evde sağlık, uzaktan sağlık, palyatif bakım ve aile hekimliği hizmetlerinin koordineli şekilde çalışmasını sağlayacak evde sağlık koordinasyon merkezleri oluşturuldu.
Bu sistemle özellikle yaşlı ve yatağa bağımlı hastaların hastaneye gitmeden sağlık hizmetine erişebilmesi amaçlanıyor.
Memişoğlu, uygulamanın şu anda iki şehirde pilot olarak yürütüldüğünü, elde edilen sonuçların başarılı olduğunu ve sistemin yakın zamanda Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını söyledi.
Hastalar evlerinden takip edilebilecek
Yeni yapılanmada palyatif servisten taburcu edilen hastaların elektronik sistem üzerinden uzaktan takip edilmesi de öngörülüyor.
Bu kapsamda hastaların uzaktan muayene edilmesi, ilaçlarının yazılması ve gerekli durumlarda küçük müdahalelerin yapılması mümkün olacak. İhtiyaç halinde sağlık personeli hastanın evine yönlendirilebilecek.
Hastaların yakınlarına da bakım sürecine ilişkin eğitim verilerek evde tedavinin daha güvenli ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.
Palyatif bakım kapasitesi 8 bin 618 yatağa ulaştı
Memişoğlu, yoğun bakım tedavisi tamamlandığı halde makine desteğine veya sık sağlık bakımına ihtiyaç duyan hastalar için palyatif kritik bakım alanları oluşturulduğunu belirtti.
Türkiye’de şu anda 747 palyatif kritik bakım yatağı bulunduğunu ifade eden Memişoğlu, kamu sağlık tesislerinde 7 bin 229, üniversite hastanelerinde 522 ve özel sağlık tesislerinde 120 palyatif bakım yatağı bulunduğunu söyledi.
Böylece toplam palyatif bakım yatak kapasitesinin 8 bin 618’e ulaştığı bildirildi.
80 yaş üstüne evde rapor uygulaması
Sağlık Bakanlığının yaşlıların sağlık kuruluşlarına gitme ihtiyacını azaltacak başka uygulamaları da hayata geçirdiğini belirten Memişoğlu, 80 yaş üstündeki kişilerin ilaç, malzeme ve engelli sağlık raporlarının evlerinde düzenlenmeye başlandığını söyledi.
Aile hekimlerinin ilaç yazma ve rapor düzenleme yetkilerinin de genişletildiğini aktaran Memişoğlu, mevcut ilaçlara ilave olarak 1859 ilacın daha aile hekimleri tarafından reçete edilebilir hale getirildiğini bildirdi.
Uzman hekim tarafından başlatılan tedavilerde değişiklik olmadığı sürece ilaçların sonraki dönemlerde aile hekimleri tarafından reçete edilebildiğini de hatırlattı.
“Sağlık hizmetini vatandaşın ayağına getirmeye çalışıyoruz”
Memişoğlu, özellikle yaşlı ve yatağa bağımlı kişilerin hastaneye gitmesinin enfeksiyon, düşme ve benzeri riskleri artırabildiğine dikkati çekerek sağlık hizmetlerinin mümkün olduğunca hastanın bulunduğu yere götürülmesini hedeflediklerini söyledi.
Sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık yaklaşımının da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Memişoğlu, vatandaşların aile hekimleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinden daha fazla yararlanmasını istedi.
Bu merkezlerde fizyoterapist ve diyetisyen hizmetlerinin ücretsiz sunulduğunu, aile hekimliklerinde ise kanser taramaları ve çeşitli tetkiklerin yapılabildiğini hatırlatan Memişoğlu, önceliğin insanların hastalanmadan önce sağlıklı kalmasını desteklemek olduğunu vurguladı.




