Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ömer Çelik: Seçim olsa bu CHP yönetimi yine ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “ara seçim sandığı” çıkışına sert yanıt verdi. Çelik, “Seçim olsa bu CHP yönetimi yine ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından AK Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Çelik, hem iç siyasete hem de bölgesel gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Çelik, konuşmasının başında A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası yolunda elde ettiği başarıyı kutlayarak teknik heyeti, futbolcuları ve emeği geçen herkesi tebrik etti. Dün aynı zamanda şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehadet yıl dönümü olduğunu hatırlatan Çelik, devlet ve millet için hayatını kaybedenlere şükran borçlu olduklarını söyledi.

“Tablo son derece kötü bir duruma işaret ediyor”

Bölgedeki son gelişmelere değinen Çelik, Orta Doğu’da giderek derinleşen kaos ve istikrarsızlığa dikkat çekti. Çelik, İsrail’in İran, Batı Şeria ve Lübnan’a yönelik saldırılarının sadece fiziki bir savaşla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kavramlar ve söylemler üzerinden de bir manipülasyon yürütüldüğünü savundu.

Batı medyası ve bazı Batılı siyasetçilerin kullandığı dili eleştiren Çelik, daha önce önerdiği “ırkçılık ve işgal sözlüğü” kavramına atıf yaptı. İsrail’in saldırılarını meşrulaştıran ifadelerin, gerçekte zulmü perdelediğini savunan Çelik, “Bugün aynı manipülasyonların, aynı çarpıtmaların ve aynı yalanların tekrar devreye sokulduğunu görüyoruz. Fiziki saldırılar ve soykırımla birlikte bu çarpıtma ve manipülasyon yarışının da aynı şekilde devam ettiğine şahit oluyoruz” dedi.

Çelik, “İsrail’in kendini savunma hakkı var” söyleminin, İsrail’e daha fazla zulüm için alan açtığını savunurken, “Taraflara itidal ve sükûnet tavsiye ediyoruz” gibi ifadelerin de saldırıya uğrayanların sesini kısmaya dönük bir dil oluşturduğunu öne sürdü.

“Mekansal, düşünsel ve dinsel boyutlarda da bir soykırım yürütülmekte”

İsrail’in saldırganlığının yalnızca insan kayıplarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Çelik, Mescid-i Aksa’da ibadetin engellendiğini, aynı şekilde Hristiyanlar açısından önemli dini törenlere de müdahale edildiğini belirtti. Çelik, “Yine İsrail saldırganlığının ve soykırım siyasetinin yalnızca insanları fiziken, çocukları ve kadınları öldürmekle sınırlı kalmadığını görüyoruz. Mekânsal, düşünsel ve dinsel boyutlarda da bir soykırım yürütülmektedir” ifadelerini kullandı.

İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarını “haksız, hukuksuz, gayrimeşru, uluslararası hukuka aykırı ve gayriinsani” olarak niteleyen Çelik, bu saldırıların hiçbir meşru gerekçesi bulunmadığını savundu. İran’ın nükleer çalışmalar konusunda zaten uluslararası arabuluculuk zemininde müzakere yürüttüğünü ifade eden Çelik, rejim değişikliği söylemlerinin de hukuki ve insani temelden yoksun olduğunu söyledi.

“Ateşkesin sağlanması ve ardından barışın tesis edilmesi gerekmektedir”

Bölgedeki krizin Hürmüz Boğazı ve tedarik zincirleri üzerinden daha da büyüdüğünü kaydeden Çelik, sivil altyapıların hedef alınmasının sistematik bir suç yaklaşımına dönüştüğünü belirtti. Çelik, “Dolayısıyla bir an evvel ateşkesin sağlanması ve bir barış masasının kurulması herkes için en doğru olandır. Bu saldırganlığın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. İran halkının karşı karşıya kaldığı bu haksızlık ve hukuksuzluğun sona ermesi barış isteyen herkes için en doğru adımdır. Amerika ve İsrail saldırganlığının sona ermesi bu krizin bitirilmesinin ilk aşaması olacaktır. Ateşkesin sağlanması ve ardından barışın tesis edilmesi gerekmektedir” dedi.

Barzani’ye saldırı ve “terörsüz Türkiye” mesajı

Soru-cevap bölümünde Neçirvan Barzani’nin konutuna yönelik saldırıya da değinen Çelik, Barzani’ye geçmiş olsun dileklerini iletti. Kuzey Irak yönetiminin Türkiye ile dostane ilişkiler kurmasına katkı sunduğunu belirttiği Barzani’ye yönelik saldırıdan üzüntü duyduklarını ifade eden Çelik, herhangi bir can kaybı yaşanmamasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

İsrail’in bazı gruplar ve aktörler üzerinden Kürtleri İran’la savaşın parçası haline getirmeye çalıştığı yönünde yoğun bir faaliyet yürüttüğünü öne süren Çelik, Irak, Suriye ve İran’daki Kürtlerle örgütsel yapılar arasında ayrım yapılması gerektiğini vurguladı. Çelik, İran ve Kuzey Irak’taki Kürtlerin bu süreçte sağduyulu davrandığını belirterek, bunun tarihi ve siyasi açıdan kıymetli olduğunu söyledi.

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise Çelik, çalışmaların kesintisiz sürdüğünü, bunun hem Cumhur İttifakı’nın hem de devletin ortak iradesiyle yürütüldüğünü ifade etti. Meclis’in de komisyon çalışmalarıyla sürece dahil olduğunu belirten Çelik, esas meselenin PKK’nın feshi ve silah bırakması olduğunu söyledi. Çelik, “Buradaki esas mesele fesih ve silah bırakma meselesidir. Yani terörsüz Türkiye’nin tecelli ve tahakkuk etmesi, terörsüz bölgenin hayata geçirilmesidir” diye konuştu.

CHP’ye “ara seçim” çıkışı üzerinden sert sözler

Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “ara seçim sandığı” çıkışına da sert ifadelerle yanıt verdi. CHP yönetiminin hem Türkiye’deki hem de dünyadaki gerçeklerden koptuğunu savunan Çelik, partinin kendi içinde bütünlüğünü kuramadığını ve siyasal üretim ortaya koyamadığını öne sürdü.

Çelik, “Cumhuriyetin bütün değerlerini ve demokrasinin bütün kurallarını kendi politik ihtiyaçlarına göre değiştirebileceklerini ve kendilerine uyarlayabileceklerini düşünüyorlar. Seçim olsa bu CHP yönetimi yine ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır. Ben bunlara silgisi kaleminden önce bitiyor diyordum. Hatta bu sözümü de geri alıyorum. Kalemi de yok, sadece silgi kullanıyor” dedi.

Özgür Özel’in siyasi okuryazarlık problemi yaşadığını savunan Çelik, CHP’nin en büyük sorununun kendi yönetimi olduğunu söyledi. CHP’nin Atatürk’ün mirası ve cumhuriyet değerleri üzerinden siyaset yaptığını ancak kendi geçmişiyle hesaplaşamadığını da öne süren Çelik, İş Bankası hisseleri üzerinden Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’na aktarılması gereken paylar konusunda CHP’yi eleştirdi.

“Cunta yazdın mı eşittir CHP der”

Çelik, Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “cuntacı” ve “darbeci” sözlerine de sert tepki gösterdi. Elektronik bir Türk siyasi hayatı sözlüğü yapılması gerektiğini söyleyen Çelik, “Şimdi öyle bir sözlük olsa gerçekten, cunta yazdın mı eşittir CHP der. CHP yazdın mı eşittir cunta der” ifadelerini kullandı.

Milletin oyuyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’na “cuntacı” diyen bir kişinin demokrasiden nasibini almadığını savunan Çelik, Özel’in CHP’yi yönetmek yerine başka süreçlerin kefili gibi davrandığını ileri sürdü. Avrupa’daki faşist anlayışlar ve Türkiye’deki eski vesayet zihniyetiyle CHP’nin söylemleri arasında benzerlik kuran Çelik, bu dili reddettiklerini söyledi.

Papa’nın çağrısına destek, din savaşları uyarısı

Papa 14. Leo’nun, Hazreti İsa’nın savaşları meşrulaştırmak için kullanılmaması gerektiğine yönelik sözlerini de değerlendiren Çelik, bu çağrının son derece kıymetli olduğunu söyledi. Netanyahu ve bazı Batılı siyasetçilerin dini referanslarla saldırganlığı meşrulaştırmaya çalıştığını savunan Çelik, bu yaklaşımın uluslararası siyasette çok daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Dini argümanların soykırımı ve işgali meşrulaştırmak için kullanılmasına karşı herkesin birlikte tavır alması gerektiğini vurgulayan Çelik, “En temel değerlerin insanlığı yok etmek için kullanılması bu vahşetin ve soykırım anlayışının bir kampanyasıdır” dedi.

“Filistinlileri hedef alan idam yasası açık suçtur”

İsrail Meclisi’nin Filistinlileri hedef alan idam cezası yasasını onaylamasına ilişkin değerlendirmesinde de sert konuşan Çelik, bunun açık bir ırkçılık, açık bir ayrımcılık ve açık bir suç olduğunu söyledi. Belirli bir topluluğa özel ceza düzenlemesi yapılmasını ortaçağ anlayışına dönüş olarak niteleyen Çelik, kararın parlamenter sistemler tarihinde alınmış en utanç verici kararlardan biri olduğunu ifade etti.

KKTC’ye gönderilen F-16’lar için “takdir görmeli” dedi

Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gönderdiği F-16’lara yönelik Avrupa basınındaki eleştirileri de değerlendiren Çelik, Türkiye’nin garantör ülke olduğunu ve bu adımın sadece KKTC’nin değil tüm adanın güvenliği açısından önem taşıdığını söyledi.

Çelik, Rum kesimine bazı Avrupa ülkelerinden ek destek gönderildiğini belirterek, buna ses çıkarmayanların Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu çerçevesinde attığı adımları eleştirmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Çelik, “Rum kesiminden gelen eleştirilerin ve Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin hiçbir önemi yok” dedi.