Kadınlarda görülen bazı jinekolojik kanserler, erken dönemde belirgin şikayet vermeyebiliyor. Bu nedenle vücutta ortaya çıkan değişikliklerin “geçer” düşüncesiyle uzun süre göz ardı edilmesi tanıyı geciktirebiliyor.
Rahim, rahim ağzı, yumurtalık, tüp, vulva ve vajina kanserlerinde belirtiler hastalığın türüne göre değişirken, özellikle anormal kanama ve kalıcı karın şikayetleri dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alıyor.
Yumurtalık kanseri sinsi ilerleyebiliyor
Yumurtalık kanseri erken dönemde kendine özgü belirti vermeyebiliyor.
Karında şişkinlik, hazımsızlık, çabuk doyma, karın veya kasık ağrısı gibi günlük yaşamda sık karşılaşılan şikayetlerle karıştırılabilen belirtilerin yeni başlaması, tekrarlaması veya giderek artması durumunda değerlendirme yapılması öneriliyor.
Rahim kanseri ise daha çok anormal vajinal kanama ile kendini gösterebiliyor.
Kadınların ihmal etmemesi gereken belirtiler
Özellikle şu belirtilerin dikkate alınması gerekiyor:
- Menopoz sonrası her türlü vajinal kanama
- Adet dışı kanama veya normalden uzun ve yoğun adet
- Cinsel ilişki sonrası tekrarlayan kanama
- Geçmeyen karın şişkinliği ve çabuk doyma
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Yeni başlayan ve devam eden kasık veya karın ağrısı
- İdrar veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
- Genital bölgede geçmeyen kaşıntı, yara veya renk değişikliği
- Genital bölgede kitle veya şişlik
Bu bulguların her zaman kanser anlamına gelmediği ancak özellikle kalıcı veya tekrarlayıcı olması halinde hekime başvurulması gerektiği belirtiliyor.
HPV aşısı taramaların yerini tutmuyor
HPV aşısı rahim ağzı kanserinden korunmada önemli bir yöntem olsa da mevcut enfeksiyonu tedavi etmiyor ve taramaların yerine geçmiyor.
Bu nedenle aşı yaptıran kadınların da yaşlarına ve sağlık durumlarına uygun smear ve HPV taramalarını sürdürmesi gerekiyor.
Smear testi her jinekolojik kanseri göstermiyor
Smear ve HPV testleri temel olarak rahim ağzı kanserinin taranmasında kullanılıyor.
Bu testlerin normal çıkması, yumurtalık veya rahim kanserinin olmadığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde ağrı bulunmaması da riski tamamen ortadan kaldırmıyor.
Risk faktörlerine dikkat
Ailede genç yaşta yumurtalık, rahim, meme veya bağırsak kanseri öyküsü bulunması bazı kadınlarda riski artırabiliyor.
Obezite, sigara kullanımı ve uzun süreli HPV enfeksiyonu da bazı jinekolojik kanserlerle ilişkili risk faktörleri arasında gösteriliyor.
Sağlıklı kilonun korunması, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durulması, HPV aşısı ve uygun tarama programlarına katılım korunmada önem taşıyor.
Erken tanı tedavi seçeneklerini artırıyor
Şüpheli bulguların değerlendirilmesinde jinekolojik muayene, ultrason ve gerekli durumlarda biyopsi gibi yöntemlerden yararlanılıyor.
Tanı sonrası tedavi; hastalığın türü, evresi, hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna göre planlanıyor. Uygun hastalarda robotik cerrahi, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi gibi yöntemler de uygulanabiliyor.
Genç hastalarda ise hastalığın özellikleri elverişli olduğunda doğurganlığın korunmasına yönelik seçenekler değerlendirilebiliyor.
Uzmanlar, özellikle menopoz sonrası kanama, tekrarlayan düzensiz kanamalar ve geçmeyen karın veya genital bölge şikayetlerinde tıbbi değerlendirmeyi geciktirmemenin erken tanı açısından kritik olduğunu belirtiyor.




