Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kardeşlerin ayrılması çocuklarda duygusal güvenliği riske atıyor

Uzmanlar, boşanma ya da ayrılık süreçlerinde kardeşlerin birbirinden ayrılmasının çocuklarda yalnızlık, kaygı ve terk edilme hissini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Uzmanlar, boşanma ya da ayrılık süreçlerinde kardeşlerin birbirinden ayrılmasının çocuklarda

Yetişkinlerin boşanma veya ayrılık süreçlerinde kardeşlerin de birbirinden ayrılabildiğini belirten uzmanlar, bu durumun çocuk için duygusal güvenliğin kaybı anlamına geldiğini ifade ediyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, kardeşlerin çoğu zaman çocuk için yalnızca bir aile üyesi değil, aynı zamanda güçlü bir duygusal destek kaynağı olduğunu söyledi.

10 Nisan Uluslararası Kardeşler Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Tunçel, boşanma sürecinin çocuk için önemli bir kayıp ve yeniden uyum gerektiren bir dönem olduğunu belirterek, “Bu süreçte kardeşlerin de birbirinden ayrılması, çocuğun güvenli alanlarından birinin daha kaybı anlamına gelir” dedi.

Uzman görüşüne göre kardeş bağının kopması, çocuklarda yalnızlık, terk edilme hissi, kaygı ve öfke gibi duyguların yoğunlaşmasına yol açabiliyor. Erken yaşlarda yaşanan bu tür ayrılıkların bağlanma biçimlerini etkileyebileceğine dikkat çeken Tunçel, bunun ileriki yaşlarda arkadaşlık ve romantik ilişkilerde zorluklara neden olabileceğini vurguladı.

Birlikte kalmaları psikolojik dayanıklılığı güçlendiriyor

Kardeş ilişkisinin çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi açısından benzersiz bir alan sunduğunu kaydeden Tuğçe Tunçel, çocukların kardeşleriyle birlikteyken paylaşmayı, empati kurmayı, çatışma çözmeyi ve duygularını düzenlemeyi öğrendiğini belirtti. Aynı zamanda kardeşlerin zor zamanlarda birbirleri için “tanıdık ve güvenli bir liman” işlevi gördüğünü ifade etti.

Tunçel, birlikte büyüyen kardeşler arasında oluşan ortak anıların kimlik gelişimini desteklediğini ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini söyledi. Bu bağın çocukların stresle başa çıkma becerilerini artırdığını ve yalnızlık hissini azalttığını belirten uzman, kardeşlerin birlikte kalabilmesinin psikolojik dayanıklılık açısından koruyucu bir faktör olduğunu dile getirdi.

Duygusal mesafeyi önlemek için düzenli temas önemli

Ayrı büyüyen kardeşler arasında zamanla duygusal uzaklaşma ve yabancılaşma görülebileceğini söyleyen Tunçel, düzenli temas ve ortak yaşantı eksikliğinin duygusal mesafeyi artırabileceğini belirtti. Özellikle küçük yaşlarda ayrılan kardeşlerin birbirlerini yeterince tanıyamayabileceğini ve ilişkinin yüzeysel kalabileceğini kaydetti.

Bu durumun önüne geçebilmek için ebeveynlerin bilinçli çaba göstermesi gerektiğini vurgulayan Tunçel, düzenli görüşmeler, ortak etkinlikler, tatiller ve mümkünse rutin bir iletişim planı oluşturulmasının önemli olduğunu ifade etti. Dijital iletişim araçlarının da bu bağı desteklemek için kullanılabileceğini belirten uzman, temasın yalnızca sıklığının değil niteliğinin de önemli olduğunu söyledi.

Her çocuk aynı şekilde etkilenmiyor

Ayrılığın etkisinin çocuğun yaşına, mizacına ve bireysel özelliklerine göre değişebileceğini belirten Tunçel, küçük çocukların ayrılığı daha somut bir kayıp olarak yaşadığını, ergenlerin ise öfke, suçluluk ve sadakat çatışması gibi daha karmaşık duygular yaşayabildiğini anlattı. Hassas, içe dönük veya kaygıya yatkın çocukların bu süreçten daha fazla etkilenebileceğini belirten Tunçel, destekleyici çevresi olan daha esnek ve sosyal çocukların uyum sürecini daha kolay atlatabildiğini söyledi.

Uzmanlar, mümkün olan durumlarda kardeşlerin birlikte kalmasının, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise kardeş bağının aktif şekilde desteklenmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.