Bir şehrin kalitesini sadece yolları, parkları ya da binaları belirlemez. İnsanların nefes alabildiği, huzurla oturabildiği, kitap okuyabildiği, ders çalışabildiği, bilgisayarını açıp işini yapabildiği ortak yaşam alanları da o şehrin medeniyet göstergesidir.
Bu yönüyle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Kafemleri gerçekten önemli bir ihtiyacı karşılıyor. Özellikle tütünsüz ortamı, ailelerin rahatça vakit geçirebilmesi ve uygun fiyat politikası sayesinde toplumun her kesimine hitap ediyor. Öğrencilerden emeklilere, çalışanlardan misafirlere kadar herkes için güvenli ve ekonomik bir buluşma noktası oluyor.
Ancak güzel olan her hizmet gibi, bu hizmetin de zaman zaman yeniden değerlendirilmeye ihtiyacı var.
Özellikle Zafer bölgesindeki Kafem, şehir merkezinin yoğunluğu düşünüldüğünde artık ihtiyacı karşılamakta zorlanıyor. Bir masa bulabilmek bazen neredeyse imkânsız hâle geliyor. Yaz aylarında Alaaddin’deki sezonluk Kafem bir nebze nefes aldırıyor; sezon bitince ise yük yine birkaç şubenin omuzlarına kalıyor. Gedavet, Zafer, ve Kültürpark gibi noktalar günün büyük bölümünde dolu oluyor.
Oysa insanlar sadece çay içmeye gelmiyor. Kimisi ders çalışıyor, kimisi bilgisayarında yazısını hazırlıyor, kimisi resmi işlemlerini yürütüyor, kimisi de birkaç saat sakin bir ortam arıyor. Böyle mekânlar artık şehirlerin ortak çalışma alanlarına dönüşmüş durumda.
Asıl sorun ise burada başlıyor.
Self servis sistemi elbette dünyanın birçok yerinde uygulanıyor. İnsan içeceğini alır, işini bitirince de kullandığı malzemeleri ayrılan bölüme bırakır. Bunun amacı hizmeti hızlandırmak ve personel ihtiyacını azaltmaktır.
Fakat uygulamada bazı aksaklıklar yaşandığı da görülüyor.
Saatlerce tek bir çay ya da bir şişe suyla masa işgal edenler oluyor. Hiçbir meşguliyeti olmadığı hâlde bütün gün aynı masada oturanlar yoğunlukta . Bu durum, yer arayan onlarca insanın geri dönmesine neden oluyor. Belki bir aile yemek yiyecek, belki bir öğrenci ders çalışacak, belki şehir dışından gelen bir misafir dinlenecek… Ama boş yer bulamayınca ayrılmak zorunda kalıyor.
Sorun yalnızca masa doluluğu da değil.
Uzun süre aynı grupların oturduğu bazı masalarda sohbetlerin yönü değişebiliyor. Gürültü artıyor, çevredeki insanları rahatsız eden davranışlar ortaya çıkabiliyor. Böyle olunca aileler, öğrenciler ve sakin bir ortam arayan insanlar doğal olarak başka yerleri tercih ediyor. Ortak yaşam alanlarının en büyük sermayesi ise huzur ve nezakettir.
Belki burada yeni bir değerlendirme yapılabilir.
Yoğun şubelerde garson destekli hibrit bir sisteme geçilebilir. Zaten masaları temizleyen, boşları toplayan personel bulunuyor. Aynı personel siparişleri de masalara ulaştırabilir. Böylece hem hizmet kalitesi yükselir hem de yeni istihdam oluşturulmuş olur. En önemlisi de insanlar sürekli masaya bağlı kalmak yerine ihtiyaç oldukça sipariş vererek mekânın canlılığına katkı sağlar.
Bir başka çözüm de özellikle şehir merkezindeki Kafemlerin sayısını artırmaktır. Zafer gibi yoğun bölgelerde yeni şubeler açılması veya mevcut kapasitenin genişletilmesi artık bir lüks değil, ihtiyaç hâline gelmiştir.
Karatay Belediyesi’nin bazı sosyal tesislerinde uygulanan çağrı sistemi de dikkat çekici bir örnek. Masadaki küçük bir çağrı aparatı sayesinde ihtiyaç duyulduğunda görevli geliyor ve hizmet sunuyor. Belki benzer uygulamalar farklı şekillerde değerlendirilebilir.
Elbette bütün sorumluluğu belediyeye yüklemek doğru olmaz.
Bu mekânlar hepimizin ortak alanıysa, onları korumak da hepimizin görevidir. Bir bardak çayla saatlerce masa işgal etmemek, çevreyi rahatsız etmemek, temiz kullanmak ve başkalarının da bu hizmetten faydalanabileceğini düşünmek bir vatandaşlık nezaketidir.
Belediyeler hizmet üretir.
Vatandaşlar ise o hizmetin kalitesini belirler.
Kafemler, Konya’nın en güzel sosyal projelerinden biridir. Dileğimiz; bu güzel hizmetin eksikleri giderilerek daha da güçlenmesi, daha fazla insana ulaşması ve yeniden huzurun, nezaketin ve paylaşmanın adresi olmasıdır.
Çünkü şehirleri güzelleştiren sadece yapılan yatırımlar değil; o yatırımları nasıl kullandığımızdır. Bu bilinç oluştuğunda kazanan yalnızca bir kurum değil, bütün Konya olacaktır.




